Google Ads ajansı seçimi, doğrudan reklam bütçenizin nasıl harcanacağını belirleyen bir karardır. Yanlış seçim yalnızca ajans ücretini değil, aylarca yanlış yönetilen medya bütçesini de kaybettirir. Bu rehber, teklif değerlendirmeden sözleşmeye, ilk 90 günü yönetmekten ayrılık sürecine kadar tüm aşamaları uygulanabilir bir çerçeveyle anlatıyor.
İçindekiler
- Ajans mı iç ekip mi?
- İhtiyacınızı tanımlamak
- Ücretlendirme modelleri
- Yüzde modelinin çelişkisi
- Sabit ücret modeli
- Performansa dayalı modeller
- Ajansa ne vermelisiniz?
- Aday listesi oluşturmak
- Ön eleme kriterleri
- Teklifi okumak
- Kapsam netliği
- Kim çalışacak?
- Görüşmede sorulacak sorular
- Teknik yetkinlik sınaması
- Vaka çalışmalarını sorgulamak
- Referans kontrolü
- Uzak durulması gereken işaretler
- Hesap sahipliği
- Sözleşmede olması gerekenler
- Başarı ölçütleri
- Raporlama beklentisi
- İlk ayda ne olmalı?
- İlk 90 günü yönetmek
- İyi bir müşteri olmak
- İletişim ritmi
- İlişki bozulduğunda
- Ayrılık ve devir teslim
- Sık yapılan 12 hata
- Sıkça sorulan sorular
- Terimler sözlüğü
- Özet
Ajans mı iç ekip mi?
Ajans arayışına başlamadan önce sorulması gereken soru şudur: bu işi içeride yürütmek mümkün mü?
İç ekip avantajları: ürün ve müşteri bilgisine doğrudan erişim, hızlı karar alma, ve öğrenmenin kurumda kalması. Dezavantajları: tek kişiye bağımlılık, sınırlı deneyim çeşitliliği, ve işe alım ile eğitim maliyeti.
Ajans avantajları: çok sayıda hesaptan gelen deneyim, uzmanlık derinliği, ve kapasitenin hızla ölçeklenebilmesi. Dezavantajları: dış bağımlılık, iletişim maliyeti, ve ilişki bittiğinde bilgi kaybı riski.
Çoğu orta ölçekli işletmede işleyen model karmadır: içeride bir sorumlu bulunur, uygulama ve strateji dışarıdan alınır.
İhtiyacınızı tanımlamak
Tekliflerin karşılaştırılabilir olması için, ihtiyacın önceden tanımlanmış olması gerekir. Aksi hâlde her ajans farklı bir işi fiyatlar.
Tanımlanması gerekenler: hangi kampanya türleri yönetilecek, aylık medya bütçesi ne kadar, hedef coğrafya ve dil, öncelikli ürün veya hizmetler, ve iç ekibin hangi işleri üstlenebileceği.
Ayrıca kapsam dışı bırakılacak işler netleştirilmelidir: kreatif üretimi kimde, açılış sayfası geliştirmesi kimde, feed yönetimi kimde? Bu ayrımlar yapılmadığında, çalışmanın ortasında sorumluluk tartışmaları çıkar.
Ücretlendirme modelleri
Piyasada birkaç model kullanılır ve her birinin uygun olduğu durum farklıdır.
- Medya harcamasının yüzdesi: en yaygın model. Ajans geliri harcamaya bağlıdır.
- Sabit aylık ücret: harcamadan bağımsız, tanımlı kapsam karşılığı.
- Kademeli yüzde: harcama arttıkça oran düşer.
- Performans primi: sabit ücret artı sonuç bazlı ek ödeme.
- Proje bazlı: kurulum veya denetim gibi tanımlı işler için.
Model seçimi, ilişkinin dinamiklerini belirler. Yanlış model, iyi bir ajansla bile çıkar çatışması üretir.
Yüzde modelinin çelişkisi
Medya harcamasının yüzdesi üzerinden çalışan modelde bilinen bir çelişki vardır: harcama arttıkça ajansın geliri artar.
Bu, bütçe artırma önerilerini sorgulamayı zorlaştırır. Ajans, kârlı olmayan bir kanalda bütçe artırılmasını önerdiğinde, bu önerinin gerekçesinin performans mı yoksa gelir mi olduğu belirsizleşir.
Çelişkiyi azaltmanın yolları vardır: kademeli oran uygulamak (harcama arttıkça yüzde düşer), bütçe artışlarını kârlılık verisine bağlamak, ve bütçe kararlarını müşteri tarafında tutmak. Ayrıca ajansın önerdiği her bütçe artışının, gösterim payı verisiyle gerekçelendirilmesi istenebilir.
Sabit ücret modeli
Sabit ücret, yüzde modelinin çelişkisini ortadan kaldırır: ajansın geliri harcamadan bağımsızdır.
Bu model, orta ve büyük bütçelerde genellikle daha adildir. Küçük bütçelerde ise orantısız kalabilir; aylık ücret, medya bütçesine yakın veya üzerinde olabilir.
Sabit ücret kullanılırken kapsamın çok net tanımlanması gerekir: aylık kaç saat çalışma, hangi işler dâhil, hangi işler ek ücretli? Kapsam belirsiz kaldığında, ajans tarafında iş yükü kontrolsüz büyür ve hizmet kalitesi düşer.
Performansa dayalı modeller
Ödemenin sonuca bağlandığı modeller ilk bakışta risksiz görünür ama pratikte üç sorun taşır.
Ölçüt sorunu: hangi sonucun ödemeye esas olacağı net değilse, kolay elde edilen sonuçlar öne çıkarılır. Marka trafiğinden gelen dönüşümler bu amaçla sık kullanılır.
Zaman sorunu: performans hemen oluşmaz; ilk aylarda kurulum ve öğrenme gerekir ve bu dönemde ajans gelir elde edemez.
Kontrol sorunu: sonuç yalnızca ajansın kontrolünde değildir; ürün, fiyat, stok ve site deneyimi de belirleyicidir.
Bu modeller, ölçüm altyapısı sağlam ve taraflar arasında güven yerleşmiş ilişkilerde çalışabilir. Yeni bir ilişkiye bu modelle başlamak nadiren iyi sonuç verir.
Ajansa ne vermelisiniz?
Teklif kalitesi, verilen bilginin kalitesine bağlıdır. Eksik bilgiyle hazırlanan teklifler ya risk primi içerir ya sonradan kapsam tartışması doğurur.
Paylaşılması gerekenler: mevcut hesabın performans verisi (mümkünse okuma erişimi), aylık medya bütçesi, kâr marjı bandı ve kabul edilebilir edinme maliyeti, öncelikli ürün ve hizmetler, hedef coğrafya, ve geçmişte yaşanan sorunlar.
Hesap erişimi vermek, en ayırt edici adımdır: gerçekten yetkin bir ajans, hesabı inceleyip somut tespitler içeren bir teklif hazırlar. Erişim vermeden alınan teklifler, kaçınılmaz olarak genel kalır.
Aday listesi oluşturmak
Aday listesi oluştururken tek bir kaynağa güvenmemek gerekir; farklı kaynaklar farklı türde ajanslar getirir.
Kullanılabilecek kaynaklar: sektördeki tanıdıklardan gelen öneriler, benzer ölçekteki şirketlerin çalıştığı ajanslar, platform iş ortağı listeleri, sektör yayınlarında görünen isimler, ve kendi arama sonuçlarınız.
Platform iş ortağı statüsü, belirli koşulları karşıladığını gösterir ama tek başına kalite kanıtı değildir. Bu statü bir ön eleme kriteri olarak kullanılabilir; ancak asıl değerlendirme, ajansın sizin hesabınıza dair ne söylediğidir.
Ön eleme kriterleri
Uzun listeyi kısaltmak için birkaç hızlı kriter kullanılabilir.
Ölçek uyumu: sizin bütçe seviyenizdeki hesapları yönetmiş mi? Çok büyük bütçelerle çalışan bir ajans için küçük bir hesap öncelikli olmayabilir; tersi de geçerlidir.
İş modeli deneyimi: e-ticaret, hizmet, pazaryeri veya uygulama gibi benzer yapılarda çalışmış mı?
Yaklaşım: ilk görüşmede soru mu soruyor, paket mi satıyor?
Son kriter en ayırt edici olanıdır. Hesabınızı incelemeden ve size sorular sormadan teklif sunan ajanslar, işi şablondan üretiyordur.
Kritik nokta: İyi bir teklif, hesabınıza dair en az üç somut tespit içerir. Bu tespitler yoksa ajans hesabınızı incelememiş demektir. Bu tek kontrol, uzun listeyi hızla kısaltır ve fiyat karşılaştırmasından çok daha ayırt edicidir.
Teklifi okumak
Teklifler genellikle etkileyici görünen belgelerdir. Okurken bakılması gereken şey, sunum kalitesi değil somut taahhütlerdir.
Aranacaklar: hesabınızda tespit edilmiş sorunlar, ilk 90 günde yapılacak işlerin listesi, aylık çalışma hacmi, ekip bileşimi, ve başarı ölçütleri.
Kaçınılması gerekenler: yalnızca genel Google Ads tanımlarından oluşan bölümler, hesabınıza dair hiçbir tespit içermeyen metinler, ve “sürekli optimizasyon” gibi ölçülemeyen ifadeler. Bir teklifin kalınlığı ile içerik yoğunluğu arasında genellikle ters bir ilişki vardır.
Kapsam netliği
Kapsamın sayısallaşmış olması, ilişkinin en önemli güvencesidir.
Net bir kapsamda şunlar bulunur: hangi kampanya türleri yönetilecek, aylık kaç saat çalışma yapılacak, arama terimi denetimi hangi sıklıkta yapılacak, kaç reklam metni üretilecek, hangi raporlar hangi sıklıkta iletilecek, ve toplantı ritmi ne olacak.
Ayrıca kapsam dışı kalemler yazılmalıdır: kreatif üretimi, açılış sayfası geliştirme, feed yönetimi, ölçüm kurulumu ve analitik danışmanlığı. Bu kalemlerin kimin sorumluluğunda olduğu belirsizse, çalışmanın ortasında tıkanma yaşanır.
Kim çalışacak?
Satış görüşmesine gelen kişi ile hesabı yönetecek kişi genellikle farklıdır. Bu, sektörde yaygındır ve baştan netleştirilmelidir.
Sorulacaklar: hesabı kim yönetecek, kaç hesaptan sorumlu, aylık kaç saat ayıracak, ve deneyim düzeyi nedir?
Ayrıca sorumlu kişiyle sözleşme öncesinde görüşmek talep edilmelidir. Bu görüşme, ilişkinin nasıl yürüyeceği hakkında satış sunumundan çok daha fazla bilgi verir. Kişi değişikliği durumunda nasıl bilgilendirileceğiniz de sözleşmede yer almalıdır.
Görüşmede sorulacak sorular
- Hesabımızı incelediniz mi, hangi sorunları tespit ettiniz?
- İlk 90 günde somut olarak hangi işler yapılacak?
- Hesabı kim yönetecek ve aylık kaç saat ayıracak?
- Arama terimleri denetimini hangi sıklıkta yapıyorsunuz?
- Marka ve markasız trafiği raporlarda ayırıyor musunuz?
- Dönüşüm takibini nasıl doğruluyorsunuz?
- Hangi teklif stratejilerini tercih ediyorsunuz ve neden?
- Bütçe artışı önerirken hangi veriye bakıyorsunuz?
- Kreatif ve açılış sayfası tarafında ne kadar destek veriyorsunuz?
- Benzer bütçe ve iş modelinde hangi hesapları yönettiniz?
- Hesap sahipliği kimde olacak?
- İlişki biterse elimizde ne kalacak?
Teknik yetkinlik sınaması
Ajansın teknik derinliğini anlamanın en pratik yolu, belirli konularda ne dediğini dinlemektir.
Sorulabilecek sınama soruları: marka ve markasız trafiği neden ayırmak gerekir, geniş eşleme ne zaman kullanılır, dönüşüm takibinde çift sayım nasıl tespit edilir, gösterim payı kayıp türleri arasındaki fark nedir, ve otomatik kampanyalarda marka trafiği nasıl yönetilir?
Bu soruların cevapları, ajansın günlük pratiğini gösterir. Net ve deneyime dayalı cevaplar veren ajanslar ile genel geçer ifadelerle geçiştirenler arasındaki fark, bu tür konuşmalarda hemen görünür.
Vaka çalışmalarını sorgulamak
Sunulan vaka çalışmaları etkileyici görünür ama okurken dikkatli olmak gerekir.
Sorulacaklar: başlangıç noktası neydi (düşük tabandan yapılan yüzdesel artışlar büyük görünür), marka trafiği ayrılmış mı, aynı dönemde başka hangi çalışmalar yapıldı, sonuç kaç ayda elde edildi, ve kârlılık nasıl değişti?
Son soru özellikle ayırt edicidir. “Dönüşüm sayısını iki katına çıkardık” ifadesi, dönüşüm başına maliyetin ne olduğu söylenmeden bir şey ifade etmez; maliyet de arttıysa kârlılık bozulmuş olabilir. İyi ajanslar bu soruya net cevap verir.
Referans kontrolü
Referans görüşmeleri, teklif belgelerinden çok daha güvenilir bilgi üretir ama doğru sorular sorulmalıdır.
Sorulacaklar: iletişim ne kadar düzenli, taahhüt edilen işler zamanında yapıldı mı, raporlar anlaşılır mıydı, sorun çıktığında nasıl davrandılar, bütçe önerileri gerekçeli miydi, ve tekrar çalışır mısınız?
Ayrıca mümkünse sunulan referansların dışından da birileriyle konuşmak değerlidir. Sunulan referanslar doğal olarak en memnun müşterilerdir; sektördeki tanıdıklar üzerinden yapılan kontrol daha dengeli bir tablo verir.
Uzak durulması gereken işaretler
Bazı ifadeler ve davranışlar, ilişkiye girmeden önce uyarı niteliğindedir.
Garantili sonuç vaadi: reklam performansı garanti edilemez; rekabet ve pazar koşulları ajansın kontrolünde değildir. “Google ile özel anlaşmamız var”: böyle bir şey yoktur. Hesabı kendi yöneticisinde açma ısrarı: sahiplik riski. Hiç soru sormayan satış süreci: iş şablondan üretiliyordur. Aşırı düşük fiyat: genellikle çok az çalışma anlamına gelir. Yalnızca sunum yapan ekiple görüştürme: gerçek ekip gizleniyor olabilir.
Bu işaretlerin ortak yanı, ölçülebilir bir iş tanımı yerine güvence satmalarıdır.
Hesap sahipliği
Bu, sözleşmenin en kritik maddesidir ve en sık ihmal edilenidir.
Reklam hesabı markanın kendi adına açılmalı ve ajansa yönetici erişimi verilmelidir. Hesap ajansın yöneticisinde açıldığında, ilişki bittiğinde geçmiş veri, dönüşüm geçmişi ve öğrenme birikimi sizinle gelmez.
Aynı ilke diğer varlıklar için de geçerlidir: analitik mülkü, dönüşüm eylemleri, kitle listeleri ve varsa ürün feed hesabı markanın kontrolünde olmalıdır. Bu düzenleme ajansın çalışmasını hiçbir şekilde kısıtlamaz ama sahipliği markada tutar.
Sözleşmede olması gerekenler
- Kapsamın sayısallaşmış tanımı
- Hesap ve varlık sahipliği maddesi
- Erişim düzeni ve yetki tanımları
- Raporlama içeriği ve sıklığı
- Toplantı ritmi
- Başarı ölçütleri
- Bütçe değişikliği onay süreci
- Sorumlu kişi değişikliğinde bilgilendirme
- Fesih koşulları ve bildirim süresi
- Devir teslim içeriği
- Gizlilik ve veri koruma
- Rakip firmalarla çalışma durumu
Başarı ölçütleri
Başarının nasıl ölçüleceği ilişkinin başında yazılı hâle getirilmelidir. Aksi hâlde altıncı ayda “işe yarıyor mu” tartışması ölçütsüz yürür.
Kullanılması gereken ölçütler: markasız dönüşüm sayısı ve maliyeti, markasız gelir ve getiri, toplam sipariş hacmindeki değişim, ve gösterim payı gelişimi.
Kullanılmaması gerekenler: tıklama sayısı ve tıklama maliyeti (tek başına), marka trafiği dâhil hesaplanan ortalamalar, ve platform raporundaki dönüşüm sayısının sipariş sistemiyle doğrulanmadan kullanılması. Bu ölçütler iyileşirken iş sonucunun değişmemesi çok yaygın bir durumdur.
Raporlama beklentisi
Raporun ne içereceği baştan konuşulmalıdır. İyi bir Google Ads raporunda bulunması gerekenler bellidir.
Markasız performans (dönüşüm, maliyet, gelir), platform verisi ile sipariş sistemi karşılaştırması, yapılan işlerin listesi, gösterim payı ve fırsat analizi, ve bir sonraki dönemin planı.
Bulunmaması gerekenler: yalnızca platform ekran görüntüleri, karar üretmeyen grafik yığınları, ve marka trafiği dâhil hesaplanmış ortalamalar. Rapor formatı için raporlama rehberimizdeki ilkeler burada da geçerlidir.
İlk ayda ne olmalı?
İlişkinin ilk ayı, sonraki tüm ayların kalitesini belirler ve beklenecek çıktılar nettir.
Hesap denetimi: ölçüm doğruluğu, yapı, israf kalemleri ve fırsatlar. Öncelik planı: hangi işin neden önce yapılacağı ve tahmini etkisi. Ölçüm doğrulaması: dönüşüm takibinin sipariş sistemiyle karşılaştırılması.
İlk ayın sonunda elinizde performans artışı değil, uygulanabilir bir yol haritası olmalıdır. Bu üç çıktı gelmiyorsa, ilerleyen aylarda net bir yön beklemek gerçekçi değildir. Denetim kapsamı için denetim rehberimize bakabilirsiniz.
İlk 90 günü yönetmek
İlk üç ay, hem ajansın hem sizin öğrenme döneminizdir ve doğru yönetilmesi ilişkinin uzun vadeli sağlığını belirler.
1. ay: denetim, ölçüm doğrulaması ve öncelik planı. Bu ayda büyük performans sıçraması beklenmemelidir.
2. ay: israf temizliği ve yapısal düzeltmeler. Bu dönemde genellikle ilk somut kazançlar görülür: alakasız harcamanın kesilmesi hızlı etki üretir.
3. ay: optimizasyon ve büyüme. Kalite iyileştirmeleri, metin testleri ve kapsam genişletme bu dönemde başlar.
Bu dönemde en sık yapılan hata, ilk ayda sonuç beklemektir. Ölçüm ve yapı düzeltilmeden yapılan optimizasyonlar, yanlış zemin üzerine kurulur.
İyi bir müşteri olmak
İlişkinin başarısı yalnızca ajansa bağlı değildir; müşteri tarafındaki davranışlar sonucu doğrudan etkiler.
Yapılması gerekenler: hesap ve analitik erişimlerini zamanında vermek, geliştirme taleplerine hızlı yanıt vermek, ürün ve sektör bilgisini paylaşmak, stok ve kampanya değişikliklerini önceden bildirmek, ve öncelikleri sık değiştirmemek.
Ajansların en sık dile getirdiği tıkanma noktaları, ölçüm kurulumu için geliştirici desteğinin gecikmesi ve açılış sayfası iyileştirmelerinin uygulanmamasıdır. Bu iki alan, sonucu doğrudan belirlediği için kaynak ayrılması gereken önceliklerdir.
İletişim ritmi
İletişim ritmi baştan belirlenmediğinde, iki uçtan birine kayar: ya sürekli konuşulur ve iş yapılamaz ya da aylarca sessizlik olur.
İşleyen bir düzen şudur: haftalık kısa durum notu (yazılı, birkaç madde), aylık rapor ve toplantı, çeyreklik strateji gözden geçirmesi, ve acil durumlar için tanımlı bir kanal.
Ayrıca hangi kararların onay gerektirdiği netleştirilmelidir: bütçe değişiklikleri, yeni kampanya açma, kampanya durdurma ve kapsamlı yapı değişiklikleri genellikle onaya tabidir; günlük optimizasyonlar değildir.
İlişki bozulduğunda
Her ilişkide sorun çıkabilir; önemli olan nasıl ele alındığıdır.
Önce sorunun kaynağı ayrıştırılmalıdır: beklenti mi gerçekçi değildi, kapsam mı yetersizdi, uygulama mı aksadı, iletişim mi zayıftı, yoksa dış etkenler mi (rekabet artışı, mevsimsellik, ürün sorunları) devreye girdi?
Bu ayrım yapılmadan verilen ajans değiştirme kararı, çoğu zaman aynı sorunu yeni bir ajansla yaşamakla sonuçlanır. Ayrıca her değişiklik, öğrenme süresi ve devir kaybı anlamına gelir; bu maliyet hesaba katılmalıdır.
Ayrılık ve devir teslim
İlişki sonlandığında kaybı en aza indirmek için hazırlık gerekir ve bu hazırlık ayrılık kararından önce yapılmalıdır.
Devralınması gerekenler: reklam hesabı ve analitik mülkünün sahipliği, dönüşüm eylemleri ve kitle listeleri, kampanya yapısı ve strateji belgeleri, negatif ve hariç tutma listeleri, üretilen kreatif ve metinlerin kaynak dosyaları, ve varsa feed yapılandırması.
Yeni ajansın ilk işi de bir devir denetimi olmalıdır: hangi ayarlar devralınıyor, ölçüm doğru mu, hangi teknik borç var? Bu denetim atlandığında, önceki dönemin sorunları aylar sonra ve nedeni anlaşılmadan ortaya çıkar.
Sık yapılan 12 hata
- Hesap erişimi vermeden teklif istemek. Teklifler genel kalır.
- Yalnızca fiyata bakmak. En ucuz teklif genellikle en az işi içerir.
- Garantili sonuç arayışı. Reklam performansı garanti edilemez.
- Hesabı ajans yöneticisinde açmak. İlişki bitince birikim kaybedilir.
- İşi yapacak kişiyle görüşmemek. Satış sunumu ilişkiyi temsil etmez.
- Vaka çalışmalarını sorgulamamak. Marka trafiği dâhil edilmiş olabilir.
- Başarı ölçütünü baştan yazmamak. Sonradan ölçütsüz tartışma çıkar.
- Yüzde modelinin çelişkisini görmezden gelmek. Bütçe önerileri sorgulanamaz.
- İlk ayda performans beklemek. Ölçüm ve yapı önce düzeltilmelidir.
- Ölçüm kurulumuna kaynak ayırmamak. En sık tıkanma noktası.
- Onay gerektiren kararları tanımlamamak. Sürpriz değişiklikler yaşanır.
- Devir hazırlığı yapmadan ayrılmak. Geçmiş veri ve erişimler kaybedilir.
Sıkça sorulan sorular
Google Ads ajansı seçerken en önemli kriter nedir?
Teklifin hesabınıza dair somut tespitler içerip içermediği. Yetkin bir ajans, teklif hazırlamadan önce hesabınızı inceler ve en az üç somut sorun tespiti sunar. Bunun için hesaba okuma erişimi vermeniz gerekir; erişim vermeden alınan teklifler kaçınılmaz olarak genel kalır. Bu tek kontrol, uzun listeyi hızla kısaltır ve fiyat karşılaştırmasından çok daha ayırt edicidir.
Yüzde modeli mi sabit ücret mi daha iyi?
Yüzde modelinin bilinen bir çelişkisi vardır: harcama arttıkça ajansın geliri artar ve bu, bütçe artırma önerilerini sorgulamayı zorlaştırır. Sabit ücret bu çelişkiyi ortadan kaldırır ve orta ile büyük bütçelerde genellikle daha adildir; küçük bütçelerde ise orantısız kalabilir. Yüzde modeli kullanılacaksa çelişkiyi azaltmanın yolları vardır: kademeli oran uygulamak, bütçe artışlarını kârlılık verisine bağlamak ve bütçe kararlarını müşteri tarafında tutmak.
Ajans sonuç garantisi verebilir mi?
Hayır. Reklam performansı; rekabet yoğunluğuna, pazar koşullarına, ürün ve fiyat rekabetçiliğine ve site deneyimine bağlıdır ve bunların hiçbiri tamamen ajansın kontrolünde değildir. Garanti verildiği söylenen durumlarda genellikle kolay elde edilen sonuçlar öne çıkarılır; marka trafiğinden gelen dönüşümler bu amaçla sık kullanılır. Sorulması gereken garanti değil, hangi işlerin yapılacağı ve başarının hangi göstergelerle ölçüleceğidir.
Reklam hesabı kimin adına açılmalı?
Markanın kendi adına. Ajansa yönetici erişimi verilir ama hesap sizin olmalıdır. Hesap ajansın yöneticisinde açıldığında, ilişki bittiğinde geçmiş veri, dönüşüm geçmişi ve öğrenme birikimi sizinle gelmez. Aynı ilke analitik mülkü, dönüşüm eylemleri, kitle listeleri ve ürün feed hesabı için de geçerlidir. Bu düzenleme ajansın çalışmasını hiçbir şekilde kısıtlamaz ama sahipliği markada tutar.
İlk kaç ayda sonuç beklemeliyim?
İlk ayda performans sıçraması beklenmemelidir; bu ay denetim, ölçüm doğrulaması ve öncelik planına ayrılır. İkinci ayda genellikle ilk somut kazançlar görülür çünkü israf temizliği hızlı etki üretir. Üçüncü ayda optimizasyon ve büyüme başlar. En sık yapılan hata ilk ayda sonuç beklemektir; ölçüm ve yapı düzeltilmeden yapılan optimizasyonlar yanlış zemin üzerine kurulur ve kalıcı olmaz.
Ajans değiştirmeye karar verirken neye dikkat etmeliyim?
Önce sorunun kaynağını ayrıştırın: beklenti mi gerçekçi değildi, kapsam mı yetersizdi, uygulama mı aksadı, iletişim mi zayıftı, yoksa dış etkenler mi devreye girdi? Bu ayrım yapılmadan verilen karar çoğu zaman aynı sorunu yeni bir ajansla yaşamakla sonuçlanır. Karar verildiyse ayrılıktan önce devir hazırlığı yapılmalıdır: hesap ve analitik sahipliği, kitle listeleri, negatif listeler, strateji belgeleri ve kreatif kaynak dosyaları devralınmalıdır.
Terimler sözlüğü
- Medya bütçesi: Reklam platformuna ödenen tutar; ajans ücretinden ayrıdır.
- Yönetim ücreti: Ajansın hizmet karşılığı aldığı tutar.
- Kademeli yüzde: Harcama arttıkça oranın düştüğü ücretlendirme modeli.
- Yönetici hesabı: Birden çok reklam hesabını yöneten üst hesap.
- Devir teslim: İlişki sonlandığında varlıkların ve erişimlerin aktarılması.
- Devir denetimi: Yeni ajansın devraldığı durumu tespit ettiği inceleme.
- Markasız performans: Marka aramaları hariç tutularak hesaplanan sonuçlar.
- Öncelik planı: Hangi işin neden önce yapılacağını gerekçesiyle tanımlayan belge.
Özet
Google Ads ajansı seçimi, fiyat karşılaştırmasından çok daha fazlasıdır çünkü ajans ücreti, yönetilen medya bütçesinin yanında genellikle küçük kalır. Asıl risk, kötü yönetilen bütçedir.
En ayırt edici tek kontrol şudur: teklif, hesabınıza dair somut tespitler içeriyor mu? Bunun için hesaba okuma erişimi vermek gerekir; erişim vermeden alınan tekliflerle yapılan karşılaştırma, gerçek yetkinliği ölçmez.
Sözleşme aşamasında en kritik madde sahipliktir. Reklam hesabı, analitik mülkü ve kitle listeleri markanın kontrolünde olmalıdır. Son olarak başarı ölçütlerini baştan yazın ve markasız performans üzerinden tanımlayın; bu tek düzenleme, ilerleyen aylardaki tartışmaların çoğunu baştan ortadan kaldırır.
İlgili içerikler: Google Ads denetimi, Google Ads maliyeti, bütçe yönetimi, Google Ads yönetimi hizmetimiz.