LinkedIn Reklam Yönetimi

LinkedIn reklam yönetimi, B2B tarafının en net kanalı.

Glowy, İstanbul Kağıthane merkezli bir dijital pazarlama ajansıdır. LinkedIn reklam yönetiminde B2B markalar için unvan, şirket ve sektör hedeflemesini, huni kurgusunu ve CRM’e bağlanan dönüşüm ölçümünü kurar. Başarı tıklamayla değil, nitelikli görüşme ve fırsat sayısıyla ölçülür.

Tıklama maliyeti diğer sosyal kanallardan belirgin şekilde yüksek; buna karşılık karar vericiye unvan, şirket ve sektör bazında ulaşabildiğiniz tek yer. Uzun satış döngüsü olan işlerde bu maliyeti karşılıyor.

Farklı sektörlerden profesyonellerden oluşan kolaj

Nitelikli görüşme üretmek için kurulmuş LinkedIn Ads

Kanal kararını maliyetle değil müşteri değeriyle veriyoruz. Sorduğumuz pratik soru şu: bir müşterinin size bıraktığı ortalama değer, buradaki nitelikli görüşme maliyetinin katlarına ulaşıyor mu? Ulaşmıyorsa kanalı önermiyoruz ve bunu baştan söylüyoruz. Kapsamımız:

Doğru kişiye, doğru soruyla ulaşmanın kanalı

LinkedIn reklam yerleşimi örneği

Gösterim boru hattı kurmaz, kurgu kurar.

B2B’de en kritik karar, neyin dönüşüm sayılacağı. Formu dönüşüm kabul eden bir kurulumda algoritma form dolduran herkesi aramaya başlıyor ve ucuz ama niteliksiz talep üretiyor. Satış ekibi bu talepleri eleyerek vakit kaybediyor, rapor ise iyi görünüyor.

Bizim tercihimiz, dönüşüm olarak satış ekibinin nitelikli saydığı görüşmeyi tanımlamak ve bu bilgiyi CRM’den geri beslemek. Kurulduğunda algoritma form dolduranı değil, gerçekten iş getiren profili aramaya başlıyor.

LinkedIn'i talep üreten kanala çevirin

LinkedIn’de doğrudan satış kapatmaya çalışmak kanalın en pahalı kullanım biçimi. Kullanıcı akışta gezinirken sizi tanımıyor; ilk temasta demo talep etmesini beklemek dönüşüm maliyetini gereksiz yükseltiyor. Huniyi tanıtma, ilgi ve talep olarak üç aşamada kuruyoruz.

LinkedIn logosu
kapsam

LinkedIn reklam yönetiminde neler yapıyoruz

Denetimden hedef listesinin çıkarılmasına, içerik planından CRM geri beslemesine kadar tüm süreci üstleniyoruz. Değerlendirme penceresini de satış döngünüze göre kuruyoruz.

LinkedIn reklam yönetimi, B2B tarafında pahalı ama niyeti net bir kanal. Tıklama maliyeti diğer sosyal kanallardan belirgin şekilde yüksek; buna karşılık karar vericiye unvan, şirket ve sektör bazında ulaşabildiğiniz tek yer. Uzun satış döngüsü olan işlerde bu maliyeti karşılıyor, kısa döngülü işlerde genellikle karşılamıyor.

Bu sayfada LinkedIn tarafında neyi nasıl yönettiğimizi, hedeflemeyi ve huniyi nasıl kurduğumuzu, dönüşümü nasıl tanımladığımızı ve ölçümü CRM’e nasıl bağladığımızı anlattık. Tüm pazarlama hizmetlerimiz için ana sayfaya bakabilir, kanalın temellerini LinkedIn reklamlarıyla B2B talep üretimi yazısından okuyabilir, ücretsiz performans analizi ile başlayabilirsiniz.

LinkedIn hangi işler için doğru kanal

Kanal kararını maliyetle değil, müşteri değeriyle veriyoruz. Yüksek tıklama maliyeti, tek bir müşterinin uzun vadeli değerinin yüksek olduğu işlerde sorun olmaktan çıkıyor.

Uygun olduğu durumlar: kurumsal satış yapan yazılım ve hizmet şirketleri, uzun değerlendirme süreci olan endüstriyel ürünler, danışmanlık ve eğitim hizmetleri, işe alım ve işveren markası çalışmaları. Ortak nokta, alıcının rolünün belli olması ve tek bir anlaşmanın kayda değer değer taşıması.

Uygun olmadığı durumlar: düşük sepet tutarlı e-ticaret, ani karar verilen tüketici ürünleri ve geniş kitleye hitap eden hizmetler. Bu işlerde aynı bütçe Meta Ads veya arama kanallarında daha verimli çalışıyor.

Karar için sorduğumuz pratik soru şu: bir müşterinin size bıraktığı ortalama değer, buradaki nitelikli görüşme maliyetinin katlarına ulaşıyor mu? Ulaşmıyorsa kanalı önermiyoruz ve bunu baştan söylüyoruz.

Hedefleme: kanalın asıl değeri

Şirket bazlı hedefleme. Belirli şirketlerin listesini yükleyip yalnızca o şirketlerdeki kişilere ulaşabiliyorsunuz. Satış ekibinin hedef listesi varsa, reklam ile satış çalışmasının aynı listeye yönelmesi ikisini de güçlendiriyor.

Unvan ve kıdem. Karar vericiye doğrudan ulaşmak mümkün, ancak unvanların şirketten şirkete farklı kullanıldığını hesaba katmak gerekiyor. Fonksiyon ve kıdem birlikte kullanıldığında liste daha tutarlı oluyor.

Şirket büyüklüğü ve sektör. Ürününüz belirli ölçekteki şirketler için anlamlıysa, bu filtre bütçenin boşa gitmesini engelliyor.

Aşırı daraltma tuzağı. Filtreleri üst üste koymak kitleyi algoritmanın öğrenemeyeceği kadar küçültüyor ve maliyeti yükseltiyor. Hedeflemenin dar olması gerekiyor ama bir alt sınırı var; bu dengeyi hesabın verisiyle buluyoruz.

Hesap bazlı pazarlama kurgusu

B2B’de asıl birim kişi değil şirket. Bir satın alma kararına genellikle birden fazla kişi katılıyor: kullanıcı, teknik değerlendirici, bütçe sahibi ve satın alma birimi. Bu yüzden kampanyayı kişi bazında değil hesap bazında kurmak, kanalın gerçek gücünü açığa çıkarıyor.

Hedef liste satış ekibiyle birlikte çıkarılır. Reklam ile satış çalışmasının aynı listeye yönelmesi, ikisini de güçlendiriyor. Satış ekibinin aradığı şirketin markanızı daha önce görmüş olması, ilk temasın karşılığını doğrudan değiştiriyor.

Liste kademelendirilir. Tüm hedef şirketlere aynı bütçeyi ayırmak verimsiz. Stratejik önceliği yüksek az sayıda şirket için yoğun ve kişiselleştirilmiş bir kurgu, geniş listedeki şirketler için ise daha genel ve düşük maliyetli bir kurgu çalışıyor.

Rol bazlı mesaj ayrımı. Aynı ürün, teknik değerlendiriciye ve bütçe sahibine farklı yönleriyle anlatılıyor. Birine entegrasyon ve güvenlik, diğerine maliyet ve geri dönüş süresi. Tek mesajla ikisini birden ikna etmeye çalışmak, ikisini de yarım ikna etmekle sonuçlanıyor.

Hesap seviyesinde ölçüm. Başarı ölçüsü form sayısı değil, hedef listedeki kaç şirketten kaç farklı kişinin markayla etkileşime girdiği. Bu bakış, “az form geldi” diye erken kapatılan kampanyaların aslında ilerlediğini gösteriyor.

Listenin bakımı. Şirket listeleri eskiyor: birleşmeler, kapanmalar ve kadro değişimleri liste kalitesini düşürüyor. Listeyi dönemsel olarak yeniliyoruz.

Dönüşümü nasıl tanımlıyoruz

B2B’de en kritik karar, neyin dönüşüm sayılacağı. Formu dönüşüm kabul eden bir kurulumda algoritma form dolduran herkesi aramaya başlıyor ve ucuz ama niteliksiz talep üretiyor. Satış ekibi bu talepleri eleyerek vakit kaybediyor, rapor ise iyi görünüyor.

Bizim tercihimiz, dönüşüm olarak satış ekibinin nitelikli saydığı görüşmeyi tanımlamak ve bu bilgiyi CRM’den çevrim dışı dönüşüm olarak geri beslemek. Kurulduğunda algoritma form dolduranı değil, gerçekten iş getiren profili aramaya başlıyor.

Bunun bir maliyeti var: geri besleme kurulmadan önce birkaç aylık veri birikmesi gerekiyor ve bu süreçte ara göstergelerle yönetmek durumundasınız. Ara göstergeler olarak form kalitesi, görüşmeye dönüşme oranı ve teklif aşamasına ilerleme oranını izliyoruz.

Format seçimi

Tek görselli ve karusel reklamlar. Akış içinde en yaygın format. Metin ağırlıklı çalışıyor; görsel dikkat çekiyor, ikna metinle sağlanıyor.

Doküman reklamları. Kısa bir rapor, kontrol listesi ya da vaka özetinin akış içinde okunabilmesi. B2B’de en iyi çalışan formatlardan biri, çünkü değeri tıklamadan önce gösteriyor.

Form reklamları. Kullanıcının siteye gitmeden bilgilerini bırakabilmesi. Dönüşüm maliyetini düşürüyor ama nitelik riski taşıyor; bu yüzden formu bilinçli olarak kısaltmamayı, hatta niteliği artıracak bir soru eklemeyi tercih ettiğimiz durumlar oluyor.

Video. Karmaşık ürünlerin anlatımında etkili. İlk saniyelerde ne olduğunu söylemeyen videolar bu mecrada da izlenmiyor.

Mesaj reklamları. Doğrudan gelen kutusuna ulaşıyor, dolayısıyla dikkatli kullanılması gereken bir format. Alakasız kullanıldığında marka algısına zarar veriyor.

Kreatif ve metin

Bu mecrada kararı görsel değil metin veriyor. Kullanıcı iş bağlamında geziniyor ve dikkatini çeken şey estetik değil, kendi işine dair somut bir bilgi.

İlk cümle her şeyi belirliyor. Akışta metnin yalnızca ilk satırları görünüyor; devamı için tıklamak gerekiyor. Bu yüzden en önemli bilgi ilk cümlede olmalı. “Sektörde lider çözüm ortağınız” gibi açılışlar, rakiplerinizin hepsi aynısını yazdığı için hiçbir şey söylemiyor.

Somut olan kazanıyor. Bir süreç adımı, bir rakam, bir karşılaştırma ya da yaygın bir yanlışın düzeltilmesi. Genel vaatler yerine “şu işi şu kadar sürede yapıyor” tarzı somut ifadeler bu mecrada belirgin biçimde daha iyi çalışıyor.

İçerik reklamı, reklam içeriği. En iyi performans gösteren gönderiler çoğu zaman reklam gibi durmayanlar. Bir sektör analizi, bir kontrol listesi ya da uygulamada karşılaşılan bir sorunun anlatımı, ürün tanıtımından daha fazla ilgi topluyor.

Şirket sayfası mı, kişi hesabı mı. Kurucu ya da uzman bir çalışanın hesabından yayınlanan içerik, şirket sayfasından çıkana göre daha yüksek etkileşim alıyor. Bu içeriklerin reklam olarak desteklenmesi mümkün ve çoğu markada denenmemiş bir alan.

Görselin işi metni desteklemek. Kalabalık ve süslü görseller yerine, tek bir fikri gösteren sade görseller ya da metnin kendisini öne çıkaran düzenler daha iyi sonuç veriyor. Doküman formatında ise ilk sayfa bir kapak değil, doğrudan değer veren bir sayfa olmalı.

Yenileme temposu. Kitle dar olduğu için aynı kreatif hızla tükeniyor. Dar hedeflemeyle çalışan kampanyalarda yenileme ihtiyacı, geniş kitleyle çalışan mecralardan daha sık.

Huni kurgusu

LinkedIn’de doğrudan satış kapatmaya çalışmak, kanalın en pahalı kullanım biçimi. Kullanıcı akışta gezinirken sizi tanımıyor; ilk temasta demo talep etmesini beklemek dönüşüm maliyetini gereksiz yükseltiyor.

Tanıtma aşaması. Sektöre dair içerik, veri ya da bakış açısı. Amaç talep toplamak değil, hedef listedeki kişilerin markayı tanıması. Bu aşamanın göstergesi dönüşüm değil, erişim ve içerik tüketimi.

İlgi aşaması. Doküman, rapor ya da vaka çalışması. Burada ilk kez iletişim bilgisi isteniyor, ama karşılığında somut bir değer veriliyor.

Talep aşaması. Demo, teklif ya da görüşme. Bu aşama yalnızca önceki aşamalarda etkileşime giren kitleye gösteriliyor. Soğuk kitleye doğrudan talep reklamı göstermek, bütçenin en verimsiz kullanımı.

Teklif ve maliyet kontrolü

Yüksek birim maliyetli bir kanalda teklif ayarları, diğer mecralara göre daha doğrudan sonuç veriyor. Yanlış ayarla açılan bir kampanya, bütçeyi birkaç gün içinde öğrenme üretmeden tüketebiliyor.

Otomatik teklifle başlamak. Hesapta geçmiş veri yokken, sistemin maliyeti kendi bulmasına izin veriyoruz. Elde referans maliyet oluştuktan sonra kontrol tarafına geçiyoruz.

Maliyet tavanı. Ortalama maliyeti belirli bir seviyenin altında tutmak istediğinizde kullanılıyor. Tavanı gerçekleşen maliyetin çok altına koymak kampanyayı durduruyor; kademeli indirmek gerekiyor.

Manuel teklif. Dar ve değerli kitlelerde, rekabetin yüksek olduğu unvanlara ulaşmak için bilinçli olarak yüksek teklif verilmesi gereken durumlar oluyor. Bu, bütçenin sınırlı olduğu hesaplarda tercih edilen yol değil.

Günlük bütçe ile toplam bütçe. Kampanya döneminin belirli olduğu işlerde toplam bütçe tanımlamak, harcamanın kontrolsüz büyümesini engelliyor. Süreklilik gerektiren huni kampanyalarında ise günlük bütçe daha uygun.

Sıklık kontrolü. Kitle daraldıkça aynı kişiye yapılan gösterim sayısı hızla yükseliyor. Bu, hem maliyeti artırıyor hem de marka algısını olumsuz etkiliyor. Kitle büyüklüğü ile bütçe arasındaki oranı bu yüzden düzenli kontrol ediyoruz.

Yayın zamanlaması. İş bağlamında kullanılan bir mecra olduğu için, hafta içi mesai saatlerinde etkileşim belirgin biçimde yüksek. Bütçenin hafta sonuna dağılmasını engellemek, çoğu hesapta hızlı bir kazanım.

Yeniden hedefleme ve kitleler

Huni kurgusunun işleyebilmesi, aşamalar arasında taşınabilir kitleler oluşturulmasına bağlı. Bu kitleler kurulmadan açılan bir üst huni kampanyası, ürettiği ilgiyi hiçbir yerde toplayamıyor.

Platform içi etkileşim kitleleri. Videoyu belirli oranda izleyenler, form reklamını açanlar, doküman reklamını okuyanlar ve şirket sayfasıyla etkileşime girenler. Bu kitleler siteye hiç gelmemiş kişileri de kapsadığı için, üst huni çalışmasının karşılığını almanın en doğrudan yolu.

Site ziyaretçileri. Kanalın izleme kodu siteye kurulduğunda, ziyaret edilen sayfaya göre kitle oluşturulabiliyor. Fiyatlandırma sayfasını görüp ayrılan ziyaretçi ile blog yazısı okuyan ziyaretçiye aynı reklamı göstermek, bütçenin verimsiz kullanımı.

CRM listeleri. Mevcut müşteriler, açık fırsatlar ve kaybedilmiş fırsatlar ayrı listeler olarak yüklendiğinde hem hedefleme hem dışlama için kullanılabiliyor. Mevcut müşteriye yeni müşteri kampanyası göstermek, pahalı bir kanalda dikkat çekici bir israf.

Benzer kitleler. Kaynak listenin dar ve kaliteli olması sonucu belirliyor. Tüm form dolduranlar yerine, kapanan işlerden üretilen liste anlamlı bir genişleme sağlıyor.

Kitle büyüklüğü takibi. Yeniden hedefleme kitleleri, üst huni çalışması durduğunda erimeye başlıyor. Talep aşamasının çalışabilmesi için üst hunide sürekli bir besleme gerekiyor; bu ikisini ayrı bütçe kalemleri olarak yönetiyoruz.

En sık yapılan hatalar

Bütçenin öğrenme eşiğinin altında kalması. Yüksek maliyetli bir kanalda düşük bütçe, kampanyanın hiçbir zaman anlamlı veri üretememesine yol açıyor. LinkedIn’e girmeden önce bütçenin bu eşiği geçip geçmediğini hesaplıyoruz.

Diğer kanalların kreatifini taşımak. Tüketici mecraları için hazırlanmış görsellerin buraya taşınması işe yaramıyor. Bu mecrada metin ve içeriğin kendisi belirleyici.

Formu dönüşüm saymak. Ölçümün en pahalı hatası. Nitelik geri beslenmediğinde algoritma yanlış profili öğreniyor.

Sabırsızlık. Satış döngüsü aylar sürerken kampanyayı bir ay sonra değerlendirip kapatmak yaygın bir hata. Değerlendirme penceresi satış döngüsüne göre kurulmalı.

Sıklık yönetiminin ihmali. Dar kitlede aynı kişiye çok fazla gösterim yapılıyor. Kitle küçüldükçe kreatif yenileme ihtiyacı artıyor.

Sektöre göre yaklaşım

Kurumsal yazılım ve teknoloji hizmetleri. Kanalın en verimli çalıştığı alan. Karar sürecinde birden fazla rol bulunduğu için hesap bazlı kurgu ve rol bazlı mesaj ayrımı burada belirgin fark yaratıyor. Ürünün karmaşıklığı arttıkça doküman ve video formatlarının payı yükseliyor.

Endüstriyel ürün ve üretim. Alıcı sayısı sınırlı, ancak tek bir anlaşmanın değeri yüksek. Burada geniş kampanyalar yerine dar ve sabırlı bir bilinirlik çalışması işe yarıyor. Ölçümün fuar, saha ziyareti ve teklif süreçleriyle birlikte okunması gerekiyor; çevrim içi form beklemek bu kategoride gerçekçi değil.

Danışmanlık ve profesyonel hizmetler. Satın alınan şey kişilerin uzmanlığı olduğu için, kurumsal tanıtım yerine ekipteki kişilerin bilgisini gösteren içerik daha iyi çalışıyor. Uzman hesaplarından çıkan içeriğin desteklenmesi, bu kategoride en yüksek getirili taktiklerden biri.

Eğitim ve sertifika programları. Hedef kitlenin unvan ve kıdem bilgisi net olduğu için hedefleme kolay, ancak karar bireysel olduğundan mesajın kariyer faydasına odaklanması gerekiyor. Başvuru dönemlerine bağlı sezonluk bir kurgu istiyor.

İnsan kaynakları ve işveren markası. Hem aday hem müşteri iletişiminin aynı sayfadan yürüdüğü bu alanda, iki mesajın birbirini bozmaması için kampanyaların ayrı kurulması gerekiyor.

İlk 90 günde ne yapıyoruz

İlk iki hafta. Hesap sahipliğinin markaya taşınması, dönüşüm izlemenin denetimi ve hedef şirket listesinin satış ekibiyle birlikte çıkarılması. Reklam ile satış çalışmasının aynı listeye yönelmesi, ikisini de güçlendiriyor.

Üçüncü ve dördüncü hafta. Dönüşüm tanımının yeniden yapılması ve mümkünse CRM geri beslemesinin kurulması. Aynı dönemde huni aşamalarına göre içerik envanteri çıkarılıyor: elde hangi doküman, rapor ve vaka çalışması var, hangi aşama boş.

İkinci ay. Tanıtma ve ilgi aşaması kampanyaları yayına giriyor. Bu ay talep hedefi konmuyor; amaç hedef listedeki kişilerin markayı tanıması ve yeniden hedeflenebilir bir kitle oluşması.

Üçüncü ay. Talep aşaması devreye alınıyor ve yalnızca önceki aşamalarda etkileşime giren kitleye gösteriliyor. İlk nitelikli görüşmeler bu dönemde gelmeye başlıyor, ancak satış döngüsü uzunsa kapanmış iş için beklemek gerekiyor.

Satış ekibiyle ortak çalışma

B2B’de pazarlama ile satışın ayrı çalıştığı kurulumlarda kampanya iyi olsa bile sonuç alınamıyor. Aradaki devir noktası, en çok kaybın yaşandığı yer.

Nitelikli talebin tanımı yazılı olmalı. Hangi talebin satış ekibine gideceği, hangisinin beklemeye alınacağı ve hangisinin elenmesi gerektiği baştan kararlaştırılıyor. Bu tanım olmadan iki taraf da diğerini suçluyor: pazarlama “talep gönderdik” diyor, satış “gelen talepler işe yaramaz” diyor.

İlk temas süresi. Gelen bir talebe saatler içinde dönülmesi ile ertesi gün dönülmesi arasındaki fark, kampanyanın kendisinden daha belirleyici olabiliyor. Formların CRM’e anlık akması ve bir sorumlunun atanması, kampanya açılmadan önce kurulması gereken şeyler.

Geri bildirim döngüsü. Satış ekibinin talep kalitesine dair düzenli geri bildirimi, hedefleme ve mesaj kurgusunu doğrudan besliyor. Bu geri bildirim toplantı zaptında değil, CRM alanlarında toplanmalı ki ölçülebilir olsun.

Kaybedilen işlerin sebebi. Kaybedilen fırsatların gerekçesi kayıt altına alındığında, hangi segmentin gerçekten uygun olmadığı görünüyor ve hedefleme buna göre daraltılıyor. Bu, kampanya optimizasyonundan daha yüksek getirili bir müdahale.

Ortak takvim. Satış ekibinin yoğun dönemleri ile kampanya takviminin uyumsuz olması, gelen talebin işlenememesine yol açıyor. Talep üretimini satış kapasitesine göre planlıyoruz.

Ölçüm ve raporlama

B2B’de raporun en yanıltıcı satırı form sayısı. Ucuz form toplamak kolay, o formların satışa dönüp dönmediği ise ancak CRM tarafı bağlandığında görülüyor.

Bu yüzden raporlamayı huni boyunca kuruyoruz: gösterim ve erişimden başlayıp içerik tüketimine, oradan forma, formdan nitelikli görüşmeye ve mümkün olduğunda kapanan işe kadar. Her aşamanın kendi dönüşüm oranı izleniyor; nerede kayıp olduğu böyle görülüyor.

Değerlendirme penceresi de satış döngüsüne göre kuruluyor. Üç aylık bir döngüde kampanyayı bir ay sonra değerlendirmek, henüz olmamış bir sonucu aramak anlamına geliyor. Kanal verilerinin nasıl birleştirildiği ileri analitik sayfasında anlatılıyor.

Sık sorulan sorular

LinkedIn reklamları neden bu kadar pahalı?

Envanter sınırlı ve hedeflenen kitle ticari olarak değerli. Karşılaştırmayı tıklama maliyeti üzerinden değil, nitelikli görüşme maliyeti ve kazanılan müşteri değeri üzerinden yapmak gerekiyor. Tıklaması on kat pahalı bir kanal, dönüşen müşterinin değeri yirmi kat yüksekse hâlâ mantıklı.

Ne kadar bütçeyle başlamalıyım?

Alt sınırı belirleyen şey, kampanyanın anlamlı veri üretebilmesi için gereken haftalık etkileşim hacmi. Bu eşiğin altında kalan bütçelerde kampanya öğrenemiyor ve sonuç dalgalanıyor. Bütçe sınırlıysa birden fazla kampanya açmak yerine tek bir huni aşamasına odaklanmak daha iyi sonuç veriyor.

Sonuçları ne kadar sürede görürüz?

İlk etkileşim verisi birkaç hafta içinde gelir, ancak asıl değerlendirme satış döngüsünün uzunluğuna bağlı. Üç aylık bir satış döngünüz varsa, kampanyanın gerçek getirisi ancak dördüncü aydan itibaren okunmaya başlıyor. Bu takvimi baştan konuşuyoruz.

Organik LinkedIn çalışmasına da ihtiyacım var mı?

Reklamı gören kişi büyük ihtimalle şirket sayfanıza bakıyor. Boş ya da uzun süredir güncellenmemiş bir sayfa, reklamın ürettiği güveni geri alıyor. Reklam bütçesinden bağımsız olarak sayfanın canlı tutulmasını öneriyoruz.

Reklam hesabımız kimin adına olacak?

Markanın adına. Kampanya yöneticisi hesabı sizde açılır, biz kullanıcı olarak yetkilendiriliriz. Çalışma bittiğinde erişimimizi kaldırmanız yeterli; kampanya geçmişi ve kitle listeleri sizde kalır.

LinkedIn ile Google Ads’i birlikte yürütmeli miyim?

B2B’de ikisi farklı iş yapıyor. Arama kanalı, ihtiyacını fark etmiş ve çözüm arayan kitleyi yakalıyor; LinkedIn ise henüz aramaya başlamamış ama profil olarak uygun kitleye ulaşıyor. Bütçe her ikisinin eşiğini geçmeye yetiyorsa birlikte yürütmek doğru. Detay Google Ads yönetimi sayfasında.

İşe alım ve işveren markası için de kullanılabilir mi?

Evet, ve çoğu şirkette değerlendirilmemiş bir alan. Nitelikli aday havuzunun dar olduğu pozisyonlarda, ilan yayınlamak yerine hedef profildeki kişilere ulaşan bir kampanya kurmak belirgin biçimde daha etkili oluyor. Burada da ölçümü başvuru sayısında bırakmamak gerekiyor; başvurunun görüşmeye ve işe alıma dönme oranı geri beslenmediğinde, kampanya niteliksiz başvuru toplamaya doğru optimize oluyor. İçerik tarafında ise çalışan deneyimini anlatan gerçek malzeme, kurumsal tanıtım metinlerinden çok daha iyi çalışıyor.

Kitlemiz çok küçük, yine de reklam verebilir miyiz?

Verilebilir ama kurgu değişiyor. Çok dar kitlelerde algoritmanın öğrenmesi için yeterli veri birikmediğinden, otomatik optimizasyona güvenmek yerine kontrolü elde tutmak gerekiyor. Ayrıca sıklık hızla yükseldiği için kreatif yenileme temposunun artırılması şart. Bu tür durumlarda LinkedIn’i talep toplayan bir kanal olarak değil, hedef listedeki şirketlerde bilinirlik oluşturan bir kanal olarak konumlandırıyor ve başarı ölçüsünü buna göre kuruyoruz.

Web sitemiz hazır değil, önce reklam mı vermeliyiz?

Hayır. B2B’de reklamdan gelen ziyaretçinin ilk yaptığı şey siteyi incelemek oluyor ve karar süreci uzun olduğu için site birden fazla kez ziyaret ediliyor. Ürünü, fiyatlandırma mantığını ve kimin için olduğunu anlatmayan bir site, pahalı bir kanaldan gelen trafiği harcıyor. Sitenin ikna edici hale getirilmesi genellikle reklamdan önce gelen iş: dönüşüm oranı optimizasyonu. Aynı şekilde, karar sürecindeki soruları cevaplayan içerik de organik tarafta değer üretiyor: SEO hizmeti.

Ücretsiz performans analizi talep edin

Son güncelleme: 25 Eylül 2026 · Hazırlayan: Glowy ekibi