Programatik Reklam

Programatik reklam: ucuz gösterim değil, gerçekten görülen gösterim.

Glowy, İstanbul Kağıthane merkezli bir dijital pazarlama ajansıdır. Programatik reklamda görüntülü ve video envanterini şeffaf kaynaklardan satın alır; görüntülenebilirlik, marka güvenliği ve frekansı kampanya boyunca izler. Raporlama gösterim maliyetinin yanında sitedeki etkiyi de kapsar.

Programatikte asıl mesele ucuz gösterim maliyeti değil, envanterin şeffaflığı ve reklamın gerçekten görüntülenip görüntülenmediği. Ucuz CPM, çoğu zaman kimsenin görmediği envanter anlamına geliyor.

Programatik reklam envanterini temsil eden illüstrasyon

Denetlenen envanter, ölçülen katkı.

Otomatik satın alma, denetlenmediğinde markanızı hiç istemeyeceğiniz yerlerde gösterebiliyor. Bu yüzden işin ağırlık merkezi kampanya kurulumu değil, envanter denetimi. Kapsamımız:

Programatik, denetimle anlam kazanır.

Çoklu ekranda yayınlanan reklamları gösteren görsel

Denetimli medya satın alma

Aramada var olan talebi yakalarsınız, sosyalde ilgi yaratırsınız. Programatik ise erişimi ölçeklendiren taraf: markanızı kendi kitlenizin dışındaki geniş bir envanterde görünür kılıyor.

Doğru kullanımı bilinirlik ve talep üretimi. Doğrudan satış kanalı olarak kurgulandığında çoğu markada hayal kırıklığıyla bitiyor, çünkü kullanıcı o an sizi aramıyordu. Katkısı, ürettiği ilginin aramada ve doğrudan trafikte toplanmasıyla ortaya çıkıyor.

Huninin tamamında programatik

Görüntülü, video ve yeniden pazarlama envanterini birlikte kullanıyoruz. Ancak kanalı, arama ve sosyal tarafta doygunluğa ulaşmış markalar için öneriyoruz. Aramada kaybedilen gösterim payı varken geniş erişime bütçe kaydırmak, ucuz olanı bırakıp pahalı olanı almak anlamına geliyor.

Ekip toplantısında strateji görüşmesi
kapsam

Daha iyi planlama, denetlenebilir sonuç.

Parlak metriklerin bol olduğu bir alanda performans tek şeye bakıyor: nereye harcandığının bilinmesi. Nereye harcandığı bilinmeyen bütçe yönetilemez; alan adı bazlı yayın raporu paylaşılmayan kurgularla çalışmıyoruz.

Programatik reklam, görüntülü ve video envanterinin otomatik satın alınması. Buradaki asıl mesele ucuz gösterim maliyeti değil, envanterin şeffaflığı ve reklamın gerçekten görüntülenip görüntülenmediği. Ucuz CPM, çoğu zaman kimsenin görmediği envanter anlamına geliyor.

Bu sayfada programatik tarafta neyi nasıl yönettiğimizi, hangi satın alma modelini ne zaman kullandığımızı, envanter kalitesini nasıl denetlediğimizi ve katkıyı nasıl ölçtüğümüzü anlattık. Tüm pazarlama hizmetlerimiz için ana sayfaya bakabilir, dönemsel bütçe dağılımının nasıl kurulduğunu medya planlama sayfasından okuyabilir, ücretsiz performans analizi ile başlayabilirsiniz.

Programatik ne işe yarıyor

Arama kanalında var olan talebi yakalarsınız, sosyal kanallarda ilgi yaratırsınız. Programatik ise erişimi ölçeklendiren taraf: markanızı, kendi kitlenizin dışındaki geniş bir envanterde görünür kılıyor.

Bunun doğru kullanımı bilinirlik ve talep üretimi. Programatiği doğrudan satış kanalı olarak kurgulamak, çoğu markada hayal kırıklığıyla bitiyor, çünkü kullanıcı o an sizi aramıyordu ve satın alma niyeti taşımıyordu. Kanalın katkısı, ürettiği ilginin aramada, sosyalde ve doğrudan trafikte toplanmasıyla ortaya çıkıyor.

İkinci doğru kullanım yeniden pazarlama. Siteyi ziyaret etmiş kullanıcılara geniş envanterde tekrar ulaşmak, programatiğin en ölçülebilir tarafı. Ancak burada da dikkat gerekiyor: yeniden pazarlama raporda her zaman iyi görünür, çünkü zaten satın almaya yakın kitleye harcanır.

Envanter kalitesi: asıl iş burada

Programatikte en büyük risk, bütçenin nereye gittiğinin bilinmemesi. Otomatik satın alma, denetlenmediğinde markanızı hiç istemeyeceğiniz yerlerde gösterebiliyor.

Görüntülenebilirlik. Bir reklamın yayınlanmış sayılması, görülmüş olması anlamına gelmiyor. Sayfanın alt kısmında, kullanıcı hiç aşağı inmeden yayınlanan reklamlar için de ücret ödeniyor. Görüntülenebilirlik oranını izlemek ve düşük performanslı envanteri dışlamak standart işimiz.

Marka güvenliği. Reklamın hangi içeriğin yanında çıktığı. İçerik kategorisi bazlı dışlamalar ve alan adı listeleri olmadan, markanız istemediğiniz bağlamlarda görünebiliyor.

Geçersiz trafik. Otomatik yazılımların ürettiği gösterimler. Filtrelenmediğinde bütçenin kayda değer bir kısmı hiçbir insana ulaşmadan harcanıyor.

Alan adı şeffaflığı. Hangi sitelerde yayınlandığının raporlanabilmesi. Bunu göstermeyen kurgulardan uzak duruyoruz; nereye harcandığı bilinmeyen bütçe yönetilemez.

Sıklık sınırı. Aynı kullanıcıya yapılan gösterim sayısının sınırlanması. Sınırsız bırakıldığında hem bütçe eriyor hem marka algısı zarar görüyor.

Satın alma modelleri

“Programatik” tek bir satın alma biçimi değil. Envanteri nasıl aldığınız, hem maliyeti hem denetim düzeyini belirliyor. Dördü de aynı kampanyada birlikte kullanılabiliyor.

Açık artırma. Envanterin herkese açık borsalarda anlık ihaleyle alınması. En geniş erişim ve en düşük birim maliyet burada, ancak envanter kalitesi de en değişken burada. Denetim listeleri olmadan kullanılmasını önermiyoruz.

Özel pazar anlaşması. Belirli yayıncıların envanterine, davetli alıcıların katıldığı sınırlı bir ihaleyle erişim. Maliyet açık artırmadan yüksek ama envanter belli. Marka güvenliğinin öncelikli olduğu kategorilerde varsayılan tercihimiz.

Garantili programatik. Yayıncıyla önceden anlaşılmış hacim ve fiyat üzerinden, ihalesiz alım. Lansman gibi belirli bir tarihte belirli bir erişimin garanti edilmesi gereken durumlar için. Esnekliği düşük, öngörülebilirliği yüksek.

Tercihli anlaşma. Sabit fiyatla, ancak alım zorunluluğu olmadan öncelikli erişim. Yayıncının kaliteli envanterine ilk bakma hakkı veriyor.

Pratikte kurguyu şöyle katmanlıyoruz: markanın görünmesi gereken yayıncılarla özel pazar ya da garantili anlaşma, ölçek için açık artırma, yeniden pazarlama için ise ayrı bir katman. Hepsini tek bir kampanyada karıştırmak, hangi katmanın çalıştığını görünmez kılıyor.

Hedefleme yaklaşımımız

Kendi verinizle başlamak. En değerli hedefleme, sitenizi ziyaret etmiş ve ürünlerinizle etkileşime girmiş kitle. Üçüncü taraf veriye dayalı hedeflemelerin doğruluğu belirsiz, kendi veriniz kesin.

Bağlam temelli hedefleme. Kullanıcıyı değil, içeriği hedeflemek. Gizlilik düzenlemeleri ve çerez kısıtlamaları arttıkça bu yaklaşım yeniden öne çıktı ve pek çok kategoride kişi bazlı hedeflemeden daha tutarlı sonuç veriyor.

Benzer kitle genişletmesi. Mevcut müşterilerinize benzeyen kitleye ulaşmak. Kaynak listenin kalitesi doğrudan sonucu belirliyor; tüm ziyaretçilerden değil, satın almış müşterilerden türetilen listeler daha iyi çalışıyor.

Coğrafi ve zamansal kısıt. Hizmet verilmeyen bölgelere ve dönüşümün gerçekleşmediği saatlere gösterim yapılmaması. Basit ama sık atlanan bir tasarruf kalemi.

Kreatif tarafı

Programatikte kreatif, sosyal kanallardaki kadar belirleyici olmasa da ihmal edildiğinde performansı taban seviyeye çekiyor.

Boyut çeşitliliği. Envanterin büyük kısmına girebilmek için standart boyutların tamamının hazırlanması gerekiyor. Eksik boyut, girilemeyen envanter demek.

Dinamik kreatif. Ürün verisine bağlı olarak otomatik oluşturulan reklamlar. Yeniden pazarlamada, kullanıcının baktığı ürünü göstermek belirgin fark yaratıyor. Bu da ürün feed’inin sağlığına bağlı; stok ve fiyat güncel değilse yanlış ürün gösteriliyor.

Mesaj sadeliği. Görüntülü reklam saniyenin küçük bir kısmında algılanıyor. Tek bir mesaj ve tek bir eylem çağrısı, kalabalık tasarımdan daha iyi çalışıyor.

Video formatları. Atlanabilir ve atlanamaz formatların maliyeti ve kullanım amacı farklı. İlk saniyelerde ne olduğunu söylemeyen videolar bu envanterde de izlenmiyor.

Bağlı TV, ses ve dış mekân

Programatik satın alma artık yalnızca web sayfasındaki banner’ları kapsamıyor. Aynı altyapı üzerinden televizyon, ses ve dijital dış mekân envanteri de alınabiliyor. Bu mecralar farklı davrandığı için ayrı ele alınmaları gerekiyor.

Bağlı TV. Akıllı televizyonlar ve yayın platformları üzerinden izlenen video envanteri. Atlanamayan formatlar ve büyük ekran nedeniyle dikkat düzeyi yüksek, birim maliyet de yüksek. Tıklama beklenmeyen bir mecra olduğu için ölçümün tıklama üzerine kurulması yanlış; katkı, marka aramalarındaki ve site trafiğindeki değişimle okunuyor.

Dijital ses. Müzik ve podcast platformlarındaki reklam envanteri. Görsel olmadığı için mesajın tek başına ayakta durması gerekiyor. Dinleyicinin çoğu zaman başka bir işle meşgul olduğu düşünülerek, marka adının ve tek bir mesajın tekrarı üzerine kuruluyor.

Dijital dış mekân. Ekranlı bilboard ve iç mekân ekranlarının programatik alımı. Konum ve zaman bazlı kurgular mümkün: belirli saatlerde, belirli bölgelerde ya da hava durumu gibi koşullara bağlı yayın. Ölçüm, mağaza ziyareti ve bölgesel arama hacmi gibi dolaylı göstergelerle yapılıyor.

Ortak nokta. Üçü de doğrudan tıklama üretmeyen mecralar. Bu yüzden aynı panoda banner kampanyalarıyla yan yana ve aynı metriklerle değerlendirildiklerinde her zaman kötü görünüyorlar. Her mecranın görevini ve göstergesini baştan tanımlamak, bu kanalda beklenti yönetiminin temeli.

Katkıyı nasıl ölçüyoruz

Programatiğin en tartışmalı tarafı ölçüm. Görüntülemeye dayalı atıf modelleri, kanalın katkısını kolayca olduğundan büyük gösteriyor: reklamı gören ama tıklamayan bir kullanıcının sonraki satın alması kanala yazılabiliyor.

Bu yüzden programatiği yalnızca kendi panelindeki rakamla değerlendirmiyoruz. Baktığımız göstergeler şunlar: artımsal etki, yani kanal olmasaydı bu satışın gerçekleşip gerçekleşmeyeceği; marka aramalarındaki değişim, talep üretiminin en somut göstergesi; doğrudan trafik seyri; ve yeni ziyaretçi oranı, erişimin gerçekten yeni kitleye ulaşıp ulaşmadığı.

Mümkün olduğunda dönemsel kapatma testi yapıyoruz: kanalı belirli bir süre durdurup diğer göstergelerdeki değişimi ölçmek, atıf tartışmasını bitiren en dürüst yöntem. Kanal verilerinin birleştirilmesi tarafı ileri analitik sayfasında anlatılıyor.

Doğrulama ve reklam sahteciliği

Programatik envanterin bir kısmı, hiçbir insana ulaşmadan harcanıyor. Bu, kanalın kötü olduğu anlamına gelmiyor; denetlenmediğinde ne olduğunu gösteriyor.

Yayıncı doğrulama dosyaları. Yayıncıların, envanterini kimlerin satmaya yetkili olduğunu ilan ettiği standart dosyalar var. Bu dosyaları kontrol etmeyen bir kurgu, o yayıncının envanterini satma yetkisi olmayan aracılardan alım yapabiliyor. Bunun sonucu, hiç yayınlanmamış gösterimlere ödeme yapmak.

Aracı zinciri. Reklam bütçesi, alıcı ile yayıncı arasında birden fazla aracıdan geçebiliyor ve her katman pay alıyor. Zincirin uzunluğu bilinmediğinde, ödediğiniz tutarın ne kadarının gerçekten envantere gittiği belirsiz kalıyor. Tedarik zinciri şeffaflığını raporlayabilen kurgular tercih ediyoruz.

Geçersiz trafik filtreleri. Otomatik yazılımların ürettiği gösterimlerin ayıklanması. Filtreleme öncesi ve sonrası rakamların ayrı raporlanması, filtrenin gerçekten çalışıp çalışmadığını gösteriyor.

Bağımsız doğrulama. Görüntülenebilirlik, marka güvenliği ve geçersiz trafik ölçümünün, envanteri satan tarafın kendi raporundan bağımsız bir kaynakla yapılması. Satıcının kendi notunu kendi vermesi, bu kanalda kaçınılması gereken bir kurgu.

Uygulama içi envanter. Mobil uygulama envanterinde yanlış kategori bildirimi ve yanlışlıkla yapılan tıklamalar yaygın. Uygulama envanterini kategori bazında dışlamak ya da beyaz liste ile sınırlamak, çoğu markada bütçenin verimini belirgin biçimde yükseltiyor.

Sektöre göre programatik

E-ticaret. Ağırlık dinamik yeniden pazarlamada ve ürün odaklı kreatiflerde. Kataloğun sağlığı burada da belirleyici: stok ve fiyat güncel değilse, tükenmiş ürünler yayınlanmaya devam ediyor. Talep üretimi tarafında ise kategori bazlı bağlam hedeflemesi, kişi bazlı hedeflemeden daha tutarlı sonuç veriyor. Kanalın ürettiği ilginin çoğunun aramada ve doğrudan trafikte toplandığını unutmamak gerekiyor.

Otomotiv, gayrimenkul ve yüksek fiyatlı ürünler. Karar süresi uzun, arama hacmi sınırlı. Bu kategorilerde programatik, talebin oluştuğu uzun dönem boyunca markayı görünür tutmak için kullanılıyor. Coğrafi hedefleme ve bayi bazlı kurgular öne çıkıyor; ölçüm ise site içi ilgi göstergeleri ve bayiye yönlenme üzerinden yapılıyor.

Finans ve sigorta. Mevzuat kaynaklı içerik kısıtları ve marka güvenliği hassasiyeti yüksek. Bu kategorilerde açık artırma yerine özel pazar anlaşmalarıyla çalışmayı, envanteri baştan sınırlamayı tercih ediyoruz.

Hızlı tüketim ve perakende. Satın alma sitede gerçekleşmediği için çevrim içi ölçüm sınırlı. Burada dijital dış mekân ve konum bazlı kurgular anlam kazanıyor; başarı ölçüsü tıklama değil, bölgesel arama hacmi ve mağaza trafiği oluyor.

B2B. Programatik, hesap bazlı çalışmanın bilinirlik katmanı olarak kullanılabiliyor: hedef şirketlerin bulunduğu ağlarda görünür olmak. Doğrudan talep beklemek gerçekçi değil; katkı, diğer kanallardaki dönüşüm oranının yükselmesiyle ortaya çıkıyor.

İşaretleme ve kanal ayrımı

Programatik trafiğin analitikte doğru kaynağa yazılması, bu kanalda ölçümün ilk şartı. İşaretleme eksik olduğunda kanalın getirdiği tüm trafik doğrudan trafik olarak kaydediliyor ve kanal, gerçekte ürettiği katkıya rağmen sıfır performans gösteriyor.

Tutarlı isimlendirme. Kaynak, ortam ve kampanya alanlarının tüm platformlarda aynı kurala göre doldurulması. Aynı kampanyanın farklı platformlarda farklı isimle geçmesi, birleştirme aşamasında en çok vakit kaybettiren sorun.

Yerleşim ve kreatif bilgisinin taşınması. Hangi kreatifin ve hangi yerleşimin trafiği getirdiğinin adres parametrelerine yazılması. Bu olmadan, kanalın içinde hangi katmanın çalıştığı analitik tarafında görünmüyor.

Yönlendirme kayıpları. Reklamdan siteye giden adres, birden fazla yönlendirmeden geçtiğinde parametreler düşebiliyor. Kampanya açılmadan önce her kreatifin hedef adresini tek tek test etmek, sonradan fark edilen kalıcı veri kayıplarını önlüyor.

Görüntüleme bazlı atıfın ayrıştırılması. Tıklamayla gelen trafik ile yalnızca reklamı görmüş kullanıcının sonraki ziyareti aynı şey değil. Bu ikisini tek rakamda toplayan raporlar, kanalın katkısını sistematik olarak abartıyor.

Hangi markalar için uygun

Programatiği, arama ve sosyal kanallarda doygunluğa ulaşmış markalar için öneriyoruz. Aramada gösterim payının büyük kısmını almış ve sosyal tarafta erişimi doymuş bir hesapta, büyümenin devamı yeni kitleye ulaşmaktan geçiyor ve programatik bunun en ölçeklenebilir yolu.

Buna karşılık, temel kanallarda henüz doygunluğa ulaşmamış bir markada programatiğe bütçe ayırmayı önermiyoruz. Aramada kaybedilen gösterim payı varken geniş erişime bütçe kaydırmak, ucuz olanı bırakıp pahalı olanı almak anlamına geliyor.

Bütçe eşiği de gerçekçi olmalı. Programatik, düşük bütçelerde envanter kalitesini denetleyecek veriyi üretemiyor; bu durumda kanal hem verimsiz hem denetimsiz çalışıyor.

Nasıl çalışıyoruz

Kurgu ve denetim listesi. Kampanya açılmadan önce dışlama listeleri, marka güvenliği kategorileri, görüntülenebilirlik eşiği ve sıklık sınırı tanımlanıyor. Bu ayarlar sonradan eklendiğinde, ilk haftaların bütçesi zaten harcanmış oluyor.

Kademeli açılış. Envanter tek seferde tamamen açılmıyor. Dar bir kümeyle başlayıp performansı doğrulanan envanteri genişletmek, denetimsiz geniş açılıştan hem daha ucuz hem daha güvenli.

Haftalık yayın raporu. Reklamların hangi alan adlarında yayınlandığı her hafta inceleniyor ve dışlama listesi güncelleniyor. Bu, kanalın en çok emek isteyen ama en çok tasarruf sağlayan rutini.

Kreatif rotasyonu. Aynı kullanıcıya aynı görselin tekrar tekrar gösterilmesi hem bütçe hem marka algısı açısından kayıp. Sıklık sınırı ve kreatif yenileme birlikte yönetiliyor.

Dönemsel kapatma testi. Kanalın gerçek katkısını ölçmenin en dürüst yolu. Belirli bir süre durdurup marka aramaları, doğrudan trafik ve toplam ciro üzerindeki etkiye bakıyoruz.

Bütçe ve beklenti yönetimi

Programatikte en sık yaşanan hayal kırıklığı, kanalın yanlış beklentiyle açılmasından kaynaklanıyor. Doğrudan satış hedefiyle kurulduğunda, satın alma niyeti taşımayan geniş kitleye harcama yapılmış oluyor ve rapor kötü çıkıyor.

Bu yüzden bütçeyi ayırırken görevi de tanımlıyoruz. Talep üretimiyle görevli bir kanalın göstergesi getiri oranı değil; erişilen yeni kitle, marka aramalarındaki değişim ve doğrudan trafiğin seyri. Yeniden pazarlamayla görevli kısım ise ayrı ölçülüyor, çünkü orada doğrudan satış hedefi anlamlı.

Bütçe eşiği de gerçekçi olmalı. Envanter kalitesini denetleyecek veri üretemeyecek kadar düşük bütçeyle girilen programatik, hem verimsiz hem denetimsiz çalışıyor. Bu durumda aynı bütçenin arama ya da sosyal tarafta kalmasını öneriyoruz.

Sık sorulan sorular

Programatik ile Google Display arasındaki fark ne?

Display, tek bir satın alma platformu üzerinden erişilen envanter. Programatik ise birden fazla borsa ve satın alma platformunu kapsayan daha geniş bir yapı; envanter çeşitliliği ve hedefleme esnekliği daha fazla, buna karşılık denetim ihtiyacı da daha yüksek. Küçük ve orta bütçelerde Display genellikle yeterli oluyor.

CPM ucuz olması iyi bir şey değil mi?

Tek başına hayır. Ucuz gösterim genellikle görüntülenebilirliği düşük envanterden geliyor. Bin gösterim maliyeti değil, görülebilir bin gösterim maliyeti anlamlı ölçüt. Aradaki fark, denetimsiz bir kurgunun neden ucuz görünüp sonuç üretmediğini açıklıyor.

Reklamlarımızın nerede yayınlandığını görebilir miyiz?

Evet ve bu bizim için standart. Alan adı bazlı yayın raporu paylaşılmayan kurgularla çalışmıyoruz. Rapor üzerinden düzenli dışlama listesi güncelleniyor.

Programatik marka bilinirliği için mi yoksa satış için mi?

Ağırlıklı olarak bilinirlik ve talep üretimi. Doğrudan satış hedefiyle kurgulandığında, satın alma niyeti taşımayan kitleye harcama yapılmış oluyor. İstisna, kendi ziyaretçilerinize yönelik yeniden pazarlama; orada doğrudan satış hedefi anlamlı.

Çerezlerin kalkması programatiği bitirir mi?

Kişi bazlı takibe dayanan kısmını zorlaştırıyor, kanalı bitirmiyor. Bağlam temelli hedefleme, kendi verinize dayalı kitleler ve yayıncıyla doğrudan kurulan anlaşmalar ağırlık kazanıyor. Kurgularımızı bu yönde, üçüncü taraf veriye bağımlılığı azaltarak kuruyoruz.

Ne kadar sürede sonuç görürüz?

Envanter denetimi ve dışlama listelerinin etkisi ilk haftalarda görülüyor. Talep üretiminin etkisi ise daha uzun bir pencerede, marka aramalarındaki ve doğrudan trafikteki değişimle okunuyor. Bu kanalda değerlendirme penceresini bir aydan kısa tutmak yanlış sonuç üretiyor.

Programatik için ayrı bir platform lisansı almamız gerekiyor mu?

Ölçeğe bağlı. Kendi satın alma platformu lisansına sahip olmak, veriye ve raporlamaya tam erişim sağlıyor ama sabit maliyeti ve uzmanlık gereksinimi var. Orta ölçekli bütçelerde, mevcut bir altyapı üzerinden çalışmak daha mantıklı oluyor. Hangi modeli seçerseniz seçin, üzerinde durduğumuz iki şart aynı: alan adı bazlı yayın raporunun paylaşılması ve kitle listelerinin markanın kendi hesabında kalması. Bu ikisi olmadan kurulan bir yapıda, çalışma bittiğinde elinizde ne veri ne öğrenme kalıyor.

Yeniden pazarlamayı programatikte mi yoksa kanal içinde mi yapmalıyız?

İkisi birbirinin alternatifi değil, ama sıra önemli. Kendi kanal içi yeniden pazarlamanız (arama, sosyal ve katalog) genellikle daha ucuz ve daha ölçülebilir olduğu için önce onun doyurulması gerekiyor. Programatik yeniden pazarlama, bu kanalların erişemediği envanterde aynı kullanıcıya ulaşmak için anlamlı. Burada da sıklık sınırı kritik: üç ayrı kanaldan aynı kişiye aynı ürünü göstermek, dönüşümü artırmıyor ama rahatsızlık üretiyor. Kitle kurgusunun ayrıntıları için yeniden pazarlama yazısına bakabilirsiniz.

Raporlamada neye bakmalıyız?

Dört rakam kararların çoğunu veriyor: görülebilir bin gösterim maliyeti, erişilen tekil kullanıcı sayısı ve frekans, yeni ziyaretçi oranı, ve dönem boyunca marka aramalarındaki değişim. Tıklama oranı ve son tıklama getirisi bu kanalda yanıltıcı; ikisi de kanalın asıl işini ölçmüyor. Panonun nasıl kurulduğu iş zekâsı sayfasında.

Kreatifleri kim üretiyor ve kaç boyut gerekiyor?

Boyut seti bizim çıkardığımız bir liste üzerinden hazırlanıyor; üretim markanın kendi ekibiyle ya da bizim koordine ettiğimiz bir çalışmayla yapılabiliyor. Standart masaüstü ve mobil banner boyutlarının tamamının hazırlanması gerekiyor, çünkü eksik boyut doğrudan girilemeyen envanter demek. Video tarafında dikey, kare ve yatay olmak üzere en az üç en boy oranı isteniyor. E-ticarette ise sabit görsel yerine ürün verisine bağlı dinamik şablon kurmak, hem üretim yükünü hem envanter kapsamını belirgin biçimde iyileştiriyor. Şablonun bir kez doğru kurulması, sonraki her kampanyada üretim ihtiyacını ortadan kaldırıyor. Kreatiflerin platforma yüklenmeden önce yasal metin, marka kullanım kuralları ve dosya boyutu sınırları açısından kontrol edilmesi de sürecin parçası; bu kontrol atlandığında kampanya yayın gününde reddedilen kreatiflerle açılıyor.

Ücretsiz performans analizi talep edin

Son güncelleme: 25 Eylül 2026 · Hazırlayan: Glowy ekibi