Category Google Ads
Google Alışveriş reklamları ve Merchant Center konulu görsel

Google Alışveriş reklamları, e-ticaret hesaplarının çoğunda cironun en büyük bölümünü üreten kalemdir. Merchant Center ise bu kampanyaların yakıtını taşıyan boru hattıdır: reklam tarafında ne kadar iyi olursanız olun, feed zayıfsa kampanya potansiyelinin altında kalır. Bu rehber konuya reklam tarafından yaklaşıyor: kampanya nasıl kurulur, teklif nasıl yönetilir, bütçe nereye kayar, marka aramaları nasıl ayrılır ve feed hangi noktalarda kampanyanın önünü açar.

Alışveriş reklamları nasıl çalışır?

Alışveriş reklamları, ürününüzü görseli, fiyatı ve mağaza adıyla birlikte arama sonuçlarında gösterir. Kullanıcı henüz sitenize gelmeden ürünü ve fiyatı görür; bu yüzden gelen tıklamalar genelde yüksek niyetlidir.

Diğer reklam türlerinden ayrılan en önemli yanı şudur: anahtar kelime seçmezsiniz. Google, hangi aramada hangi ürünü göstereceğine ürün verinizi okuyarak karar verir. Yani feed’iniz, aslında anahtar kelime listenizin yerini alır. Kampanyada teklif ve bütçeyi siz yönetirsiniz, eşleştirmeyi Google yapar.

Bu mekanizma iki sonuç doğurur. Birincisi, ürün başlığınız ve nitelikleriniz doğrudan hangi aramalarda göründüğünüzü belirler. İkincisi, istemediğiniz aramalarda görünmemek için elinizdeki tek araç negatif anahtar kelimelerdir.

Türkiye’de konunun aranma düzeyi de bunu doğruluyor: “merchant center” ve yakın varyantları ayda ortalama 3.600 kez, “merchant google” 480 kez aranıyor (Google Keyword Planner, Ağustos 2026). Yani reklam veren tarafta ciddi bir kitle, bu altyapıyı kurmaya çalışıyor.

Arama reklamından farkı nedir?

  • Hedefleme: Arama reklamında kelime seçersiniz, alışverişte ürün verisi konuşur.
  • Kreatif: Arama reklamında metin yazarsınız, alışverişte görsel ve fiyat öne çıkar.
  • Rekabet biçimi: Alışverişte fiyatınız reklamın içindedir; pazarın üstünde bir fiyatla tıklama almak zorlaşır.
  • Ölçek: Katalog büyüdükçe alışveriş kampanyası, aynı emeğe daha fazla ciro üretir.
  • Optimizasyon noktası: Arama reklamında metin ve kelime, alışverişte feed ve teklif.

Pratik sonuç: e-ticarette çalışan bir arama kampanyası kurmak birkaç gün sürer, alışveriş kampanyasının potansiyeline ulaşması ise feed üzerinde süregelen bir çalışma gerektirir. Buna karşılık uzun vadeli getirisi genelde daha yüksektir.

Kurulum: hesap yapısı ve bağlantılar

  1. Merchant Center hesabı açın ve işletme bilgilerinizi girin.
  2. Web sitesi sahipliğini doğrulayın. Etiket, dosya veya etiket yöneticisi üzerinden.
  3. Kargo ve iade politikalarını tanımlayın. Bunlar eksikken ürünler yayına alınmaz.
  4. Vergi ve fiyat gösterimi ayarlarını yapın. Sitedeki fiyatla feed’deki fiyat birebir aynı olmalıdır.
  5. Ürün feed’ini bağlayın. Dosya yükleme, planlı çekme veya doğrudan entegrasyon ile.
  6. Google Ads hesabıyla bağlayın. Kampanya ancak bu bağlantı sonrası kurulabilir.
  7. Dönüşüm ölçümünü doğrulayın. Alışveriş kampanyasında ürün bazlı gelir verisi olmadan optimizasyon yapılamaz.

Sık atlanan adım: Feed’in ne sıklıkla güncellendiği. Günde bir kez çekilen bir feed, hızlı tükenen kategorilerde stokta olmayan ürünlere reklam vermenize yol açar. Bu hem bütçe kaybı hem kullanıcı memnuniyetsizliğidir. Fiyat ve stok için ek güncelleme akışı kurmak, tek başına kampanya performansını iyileştirebilir.

Standart Alışveriş mi, Performance Max mi?

Bugün iki seçenek var ve ikisi farklı işler için uygundur.

Performance Max

Google’ın tüm yüzeylerini (arama, alışveriş, YouTube, görüntülü, Keşfet, Gmail, Haritalar) tek kampanyada birleştirir. Katalog satışında güçlüdür, otomasyon seviyesi yüksektir. Ancak nereye harcadığını yeterince göstermez ve marka aramalarını içine çekme eğilimi vardır.

Standart Alışveriş

Yalnızca alışveriş envanterinde çalışır, kontrolü daha fazladır, raporlaması daha nettir. Test etmek, belirli ürün gruplarını izole etmek ve otomasyonun ne yaptığını anlamak için değerlidir.

Pratik yaklaşım

  • Yeni hesapta önce dönüşüm verisi biriktirin. Veri yokken otomasyon öğrenemez.
  • Performance Max’i ana motor olarak kurun, ancak marka aramalarını mutlaka hariç tutun.
  • Yüksek marjlı veya stratejik ürün gruplarını ayrı kampanyada izole edin ki bütçeleri diğerlerine kaymasın.
  • Yeni ürünleri ve düşük performanslı ürünleri ayrı ele alın; büyük kampanyanın içinde kaybolurlar.

Kampanya yapısı: ürünleri nasıl bölmeli?

Alışveriş tarafında yapının amacı, bütçeyi doğru ürünlere yönlendirebilmektir. Hepsini tek kampanyaya koyarsanız, algoritma en kolay satanı çoğaltır ve stratejik ürünleriniz görünmez kalır.

Yaygın bölme mantıkları:

  • Marja göre: Yüksek marjlı ürünler ayrı kampanyada, daha agresif hedefle.
  • Fiyat aralığına göre: Ucuz ve pahalı ürünlerin dönüşüm davranışı farklıdır.
  • Kategoriye göre: Yönetimi kolay, raporlaması anlaşılır.
  • Performansa göre: Satan ürünler, satmayan ürünler ve hiç gösterim almayanlar.
  • Sezona göre: Dönemsel ürünler ayrı bütçeyle yönetilir.

Bölmeyi feed üzerinden yapmak en kullanışlı yoldur: özel etiket alanlarına marj, sezon veya stok durumu gibi bilgileri yazıp kampanyaları bu etiketlere göre kurarsınız. Bu, reklam tarafına iş kurallarınızı taşımanın en temiz yöntemidir.

Teklif stratejileri ve hedef ROAS

Alışveriş kampanyalarında teklif yönetimi üç aşamada ilerler:

  1. Veri toplama. Dönüşüm sayısı azken hedef koymayın; dönüşümleri en üst düzeye çıkaran bir stratejiyle başlayın.
  2. Hedef belirleme. Yeterli dönüşüm biriktiğinde hedef ROAS’a geçin. Hedefi kendi katkı marjınızdan hesaplayın; sektör ortalamasından değil.
  3. Kademeli ayar. Hedefi bir kerede büyük oranda değiştirmek kampanyayı öğrenme aşamasına geri sokar ve harcamayı çökertir. Yüzde 10 ile 20 aralığında adımlarla ilerleyin ve her adımdan sonra en az bir hafta bekleyin.

Sık yapılan bir hata, hedef ROAS’ı yükseltip “neden harcamıyor” diye sormaktır. Sistem, hedefi tutturamayacağını düşündüğü açık artırmalara girmez; yüksek hedef otomatik olarak düşük hacim demektir. Büyümek istiyorsanız hedefi düşürmeniz, kârlılığı korumak istiyorsanız yükseltmeniz gerekir. İkisini aynı anda isteyemezsiniz.

Hedefin nasıl hesaplanacağını ROAS rehberimizde adım adım anlattık.

Marka aramalarını ayırmak

Bu, alışveriş ve Performance Max hesaplarında en yüksek etkili tek müdahaledir. Kendi marka adınızı arayan kullanıcı zaten sizi bulacaktır. Bu trafik performans kampanyasının içinde kaldığında iki şey olur:

  • Kampanyanın ROAS’ı olduğundan çok daha iyi görünür ve gerçek performansı gizler.
  • Bütçenin bir bölümü, ücretsiz gelebilecek trafiğe harcanır.

Çözüm: marka aramalarını ayrı bir kampanyada yönetmek ve performans kampanyalarında marka terimlerini hariç tutmak. Ayırdıktan sonra marka dışı ROAS’ın belirgin şekilde düştüğünü göreceksiniz; bu bir kayıp değil, ilk kez gerçeği görmenizdir. Bütçe kararlarını o rakam üzerinden vermek, hesabın kaderini değiştirir.

Alışverişte negatif anahtar kelime yönetimi – Google Alışveriş Reklamları ve Merchant Cente

Alışverişte negatif anahtar kelime yönetimi

Anahtar kelime seçemediğiniz için, istemediğiniz aramaları dışlamak tek kontrol aracınızdır. Arama terimleri raporunu düzenli okuyun ve şu grupları ekleyin:

  • Bilgi arayanlar: “nedir”, “nasıl kullanılır”, “yorumları” gibi satın alma niyeti olmayan sorgular.
  • Yedek parça ve tamir: Ürünü satıyorsanız ama servis vermiyorsanız.
  • Satmadığınız marka ve modeller. Feed’deki benzer ürünler yüzünden alakasız aramalarda çıkabilirsiniz.
  • İkinci el ve ucuz arayanlar: Premium konumlanıyorsanız.
  • Rakip markalar: Bilinçli bir strateji değilse bütçe yakar.

İlk aylarda haftalık, sonrasında aylık tarama yeterlidir. Çoğu hesapta bu tek alışkanlık, harcamanın kayda değer bir bölümünü kurtarır.

Feed’in kampanyaya etkisi: başlıklar

Ürün başlığı, alışveriş kampanyasının en güçlü kaldıracıdır çünkü hem eşleşmeyi hem tıklama kararını belirler. Tedarikçiden gelen ham başlıklarla çalışmak, kampanyayı yarım güçle çalıştırmaktır.

İyi bir başlık formülü

Kategoriye göre değişmekle birlikte, işleyen genel kalıp şudur: marka + ürün tipi + ayırt edici özellik + model/beden/renk. Kullanıcının arayacağı kelimeler başta olmalıdır, çünkü başlığın sonu kırpılır.

Kaçınılması gerekenler

  • Büyük harfle yazılmış başlıklar ve ünlem işaretleri.
  • “İndirimli”, “ücretsiz kargo” gibi promosyon ifadeleri; bunlar için ayrı alanlar var.
  • Anlamsız stok kodları ve iç terminoloji.
  • Aynı kelimenin tekrarı.

Başlık iyileştirmesi genelde en hızlı geri dönen feed çalışmasıdır; kategori bazında test edip gösterim ve tıklama değişimini izleyerek ilerleyin.

Kritik feed alanları

  • GTIN: Ürünün küresel kimliği. Doğru girildiğinde eşleşme kalitesi belirgin biçimde artar.
  • Marka: Boş bırakılması eşleşmeyi zayıflatır.
  • Ürün kategorisi: Google’ın taksonomisindeki doğru dal seçilmelidir.
  • Ürün tipi: Kendi kategori yapınız; kampanya bölmede çok işinize yarar.
  • Durum ve kullanılabilirlik: Stok bilgisi gerçek zamanlıya yakın olmalı.
  • Beden, renk, malzeme, cinsiyet, yaş grubu: Giyim kategorisinde zorunlu ve eşleşmeyi doğrudan etkiler.
  • Özel etiketler: Marj, sezon, kampanya, stok devir hızı gibi kendi iş kurallarınızı taşıyan alanlar. Kampanya yapısını bunlarla kurmak, reklam yönetimini stratejiyle hizalar.

Görseller ve kampanya performansı

Alışveriş reklamında kreatif, ürün görselidir. Aynı ürünün iki farklı fotoğrafı arasında tıklama oranı kayda değer biçimde değişebilir.

  • Beyaz veya sade zemin, ürünü net gösterir.
  • Görsel üzerine yazı, logo, çerçeve veya “indirim” rozeti eklemek politikaya aykırıdır ve ürünün reddedilmesine yol açar.
  • Çözünürlük yeterli olmalı, ürün kadrajı doldurmalıdır.
  • Ek görseller kullanıcının kararını hızlandırır.
  • Kategoriye göre yaşam tarzı fotoğrafı ile stüdyo fotoğrafı arasında test yapmaya değer.

Sahadan bir uyarı: Kampanya dönemlerinde görsellere indirim etiketi eklemek yaygın bir refleks. Bu, alışveriş envanterinde ürünlerin toplu reddedilmesine yol açabilir ve en yoğun dönemde reklamların durmasına sebep olur. Promosyonu görselde değil, promosyon alanlarında tanımlayın.

Fiyat, stok ve rekabet

Alışveriş reklamlarında fiyat, kreatifin bir parçasıdır. Bunun iki sonucu var:

  • Rekabetçi olmayan fiyat, düşük tıklama oranı demektir. Aynı ürünü daha ucuza gösteren bir mağaza varken tıklama almanız zorlaşır. Bu durumda çözüm teklifi yükseltmek değil, ya fiyatı ya da sunduğunuz ek değeri (kargo, taksit, garanti) gözden geçirmektir.
  • Fiyat uyuşmazlığı ürünü durdurur. Feed’deki fiyat ile sitedeki fiyat farklıysa ürün reddedilir. Kampanya dönemlerinde fiyat sık değiştiği için bu, en yaygın kesinti sebebidir.

Merchant Center’daki fiyat rekabet gücü ve pazar verileri raporları, hangi kategoride pazarın neresinde durduğunuzu gösterir. Bu veriyi teklif kararlarıyla birlikte okumak, kör teklif artışlarından çok daha isabetlidir.

Ürün reddedilmeleri ve hesap askıya alınması

Reddedilen ürün, reklamı durmuş ürün demektir. Sık nedenler ve çözümleri:

  • Fiyat uyuşmazlığı: Feed güncelleme sıklığını artırın.
  • Stok bilgisi hatalı: Sayfada “tükendi” görünen ürün feed’de mevcut gösteriliyorsa reddedilir.
  • Eksik GTIN veya marka.
  • Görselde metin veya filigran.
  • Politika ihlali: Kısıtlı kategoriler, sağlık iddiaları, yasaklı ürünler.
  • İade ve kargo politikası eksikliği.
  • Site ile veri uyumsuzluğu: Ürün sayfasına erişilemiyor veya yönlendiriliyor.

Hesap askıya alınması daha ciddidir ve genelde politika ihlallerinin birikmesinden ya da site güveniyle ilgili sorunlardan kaynaklanır. Bu durumda önce ihlal düzeltilir, sonra inceleme talep edilir; süreç günler alabilir. Kampanya dönemine denk gelen bir askıya alma, sezonun kaybı anlamına geldiği için bu kontroller sezon öncesinde yapılmalıdır.

Promosyonlar, indirimler ve ek özellikler – Google Alışveriş Reklamları ve Merchant Cente

Promosyonlar, indirimler ve ek özellikler

  • Promosyonlar: Reklamın altında görünen indirim etiketleri. Tıklama oranını artırır ve doğru yoldan tanımlanmış promosyon, görsele yazı eklemenin meşru alternatifidir.
  • İndirimli fiyat alanı: Üzeri çizili fiyat gösterimi sağlar; algılanan değeri artırır.
  • Ürün puanları: Yıldız gösterimi güven verir.
  • Yerel envanter: Fiziksel mağazası olanlar, stok bilgisini mağaza bazında sunarak yakındaki kullanıcıya “mağazada mevcut” gösterebilir.
  • Ücretsiz listelemeler: Alışveriş sekmesinde ücretsiz görünürlük. Feed’iniz zaten hazırsa ek maliyeti yoktur.

Ölçüm ve raporlama

Alışveriş kampanyalarında bakılacak metrikler, arama kampanyalarından biraz farklıdır:

  • Ürün bazlı performans: Hangi ürünler harcamayı alıyor, hangileri ciroyu üretiyor? İkisi genelde aynı liste değildir.
  • Gösterim payı ve kaçırılan pay: Bütçe yetersizliğinden kaçırılan pay, büyüme fırsatını doğrudan gösterir.
  • Kategori kırılımı: Hangi kategori kârlı, hangisi bütçe yakıyor?
  • Yeni müşteri oranı: Aynı müşteriye tekrar satış mı yapıyorsunuz, yoksa yeni müşteri mi kazanıyorsunuz?
  • İade sonrası net ciro: Platform verisi iadeleri görmez; kârlılık kararı buna göre verilemez.

Ürün bazlı analizde sık karşılaşılan tablo şudur: harcamanın önemli bir bölümü, hiç satmayan ürünlere gider. Bu ürünleri ayrı bir kampanyaya alıp düşük hedefle yönetmek ya da tamamen dışlamak, ilk aydan görülebilen bir kazanç sağlar.

Kârlılık: ROAS yeterli mi?

Alışveriş kampanyalarında ROAS yanıltıcı olabilir çünkü katalogdaki ürünlerin marjları birbirinden çok farklıdır. Aynı 4x ROAS, yüzde 50 marjlı bir üründe kâr, yüzde 15 marjlı bir üründe zarar anlamına gelir.

Çözüm, kâr verisini reklam tarafına taşımaktır:

  • Feed’e ürün bazlı marj bilgisini özel etiket olarak ekleyin.
  • Kampanyaları marj gruplarına göre bölün ve her gruba farklı hedef verin.
  • Mümkünse dönüşüm değerini ciro yerine katkı marjı olarak gönderin; böylece algoritma doğrudan kârı optimize eder.
  • İadeleri düzenli olarak düşün.

Bu kurgu, alışveriş kampanyalarını “ciro üreten” bir kanaldan “kâr üreten” bir kanala dönüştürür ve rekabetin yoğun olduğu kategorilerde en belirleyici fark budur.

Pazaryeri satıcıları için

Hem kendi siteniz hem pazaryerleri üzerinden satıyorsanız birkaç ek konu var:

  • Fiyat tutarlılığı: Kendi sitenizdeki fiyat pazaryerinden yüksekse, alışveriş reklamınızın tıklama oranı düşer.
  • Kimin reklam verdiği: Aynı ürünü pazaryeri de reklam veriyorsa, aynı aramada kendi ürününüzle yarışıyor olabilirsiniz.
  • Marj farkı: Pazaryeri komisyonu düşüldüğünde kendi siteniz genelde daha kârlıdır; reklam bütçesini buna göre önceliklendirin.
  • Stok senkronizasyonu: Kanallar arası stok farkı, reddedilme ve iptal üretir.

Bütçe planlaması ve ölçekleme

Alışveriş kampanyalarında bütçe kararı, arama kampanyalarından farklı ilerler çünkü envanter büyüklüğü doğrudan potansiyeli belirler. Binlerce ürünü olan bir katalogda düşük bütçe, algoritmanın hiçbir ürün grubunda yeterli veri toplayamaması demektir.

Başlangıç bütçesi nasıl hesaplanır?

  1. Ortalama sipariş değerinizi ve katkı marjınızı belirleyin.
  2. Kabul edilebilir dönüşüm başına maliyeti çıkarın.
  3. Sitenizin dönüşüm oranıyla, bir dönüşüm için kaç tıklama gerektiğini bulun.
  4. Kategorinizdeki tipik tıklama maliyetiyle çarpın.
  5. Haftada en az 15-20 dönüşüm üretecek bir bütçe hedefleyin; algoritmanın istikrar kazanması için gereken asgari veri budur.

Ölçeklerken

  • Kaçırılan gösterim payına bakın. Bütçe yetersizliğinden kaçırılan pay yüksekse, bütçe artışının karşılığı hazır demektir.
  • Kademeli artırın. Bütçeyi bir gecede ikiye katlamak, kampanyayı yeniden öğrenme aşamasına sokar.
  • Ürün kapsamını genişletin. Bütçeyi artırmanın bir yolu da, o güne kadar dışladığınız ürün gruplarını kontrollü biçimde devreye almaktır.
  • Kârlılık eşiğini izleyin. Ölçeklerken ROAS’ın bir miktar gerilemesi beklenir; asıl soru, artan harcamanın hâlâ katkı marjını karşılayıp karşılamadığıdır.

Kampanya dönemleri ve sezon yönetimi

İndirim dönemleri, alışveriş kampanyalarının hem en kârlı hem en riskli zamanıdır. Riskin büyük bölümü reklam yönetiminden değil, veri akışındaki aksaklıklardan doğar.

  • Sezon öncesi teknik kontrol. Feed güncelleme sıklığı, fiyat ve stok senkronizasyonu, reddedilen ürünler ve politika uyarıları kampanya başlamadan iki hafta önce temizlenmelidir. En yoğun günde başlayan bir askıya alma, sezonun kaybıdır.
  • Fiyat değişimi ile feed gecikmesi. İndirim gece yarısı sitede başlar, feed sabah güncellenirse aradaki saatlerde ürünler uyuşmazlık nedeniyle reddedilebilir. Kampanya dönemlerinde güncelleme sıklığını artırın.
  • Rekabet artışı. Herkes aynı anda bütçe yükselttiği için tıklama maliyetleri yükselir. Aynı ROAS’ı korumak zorlaşır; hedefleri sezon öncesinde değil, sezon başlamadan haftalar önce ayarlayın ki öğrenme aşaması yoğun güne denk gelmesin.
  • Stok tükenmesi. Reklamı en iyi çalışan ürünün stoğu bitince kampanya performansı bir gecede düşer. Stok devri hızlı ürünleri ayrı bir grupta tutmak, bu düşüşü kontrol edilebilir kılar.
  • Sezon sonrası. İndirimde stoklayan müşteri sonraki haftalarda satın almaz. Dönemi tek başına değil, öncesi ve sonrasıyla birlikte değerlendirin.

Otomasyonla çalışırken kontrolü kaybetmemek

Alışveriş tarafındaki kampanyalar giderek daha fazla otomatikleşiyor. Bu, işi kolaylaştırırken görünürlüğü azaltıyor. Kontrolü elde tutmanın yolları:

  • Veriyi feed üzerinden yönetin. Kampanya ayarlarından kısıtlayamadığınız çoğu şeyi, ürün verisini düzenleyerek yönlendirebilirsiniz. Otomasyon çağında asıl kaldıraç burada.
  • İzole test kampanyaları kurun. Küçük bir ürün grubunu ayrı bir kampanyada yönetip değişikliklerin etkisini net görün.
  • Hariç tutmaları bilinçli kullanın. Marka terimleri, satmadığınız kategoriler, kârsız ürünler.
  • Raporları kendi tarafınızda birleştirin. Platformun gösterdiği kırılım yetmediğinde, sipariş verinizle reklam verisini kendi tablonuzda birleştirmek tek çıkış yoludur; bu kurgu için iş zekası tarafına bakabilirsiniz.
  • Değişiklik günlüğü tutun. Ne zaman ne değiştirdiğinizi yazmadığınızda, performans değişiminin sebebini bulmak imkansızlaşır.

Kampanya dışındaki etkenler

Alışveriş kampanyalarının performansı, reklam hesabının dışındaki üç faktöre beklenenden çok daha bağlıdır. Bunları görmezden gelen bir optimizasyon çabası, tavana hızla çarpar.

  • Ürün sayfasının kendisi. Reklam tıklaması ürün sayfasına düşer; oradaki fotoğraf kalitesi, beden tablosu, kargo bilgisi ve yorumlar dönüşümü doğrudan belirler. Aynı reklam, iyileştirilmiş bir ürün sayfasında belirgin biçimde daha fazla satış üretir.
  • Kargo ve iade koşulları. Fiyatı rakiple aynı olan iki mağazadan hangisinin seçileceğini genelde kargo süresi ve iade kolaylığı belirler. Bu, reklam ayarıyla telafi edilemeyecek bir farktır.
  • Stok derinliği. En çok satan ürünün stoğu bittiğinde kampanya performansı bir gecede düşer. Reklam ekibi bunu genelde en son öğrenir; stok ile reklam arasında bir bilgi akışı kurmak, aylık performans dalgalanmalarının önemli bir kısmını ortadan kaldırır.

Bu üç kalem, teknik olarak reklamcının işi değildir ama sonucun sahibi reklamcıdır. Bu yüzden alışveriş kampanyalarını yönetenlerin operasyonla düzenli konuşması, kampanya panelinde geçirilen saatlerden daha fazla değer üretir.

Sık yapılan 12 hata

  1. Marka aramalarını performans kampanyasından ayırmamak.
  2. Tedarikçiden gelen ham başlıkları olduğu gibi kullanmak.
  3. Tüm katalogu tek kampanyada yönetmek.
  4. Feed’i günde bir kez güncelleyip hızlı tükenen ürünlerde reklam yakmak.
  5. Hedef ROAS’ı veri yokken koymak.
  6. Hedefi bir kerede büyük oranda değiştirmek.
  7. Arama terimleri raporunu hiç açmamak.
  8. Görsellere indirim yazısı eklemek.
  9. GTIN ve marka alanlarını boş bırakmak.
  10. Reddedilen ürünleri haftalarca fark etmemek.
  11. Kârlılığı ürün marjından bağımsız, tek ROAS hedefiyle yönetmek.
  12. İadeleri hiç düşmeden kanal performansı değerlendirmek.

Feed’i kim yönetmeli?

Feed, teknik bir dosya gibi görünür ama aslında pazarlama kararlarının taşıyıcısıdır. Bu yüzden yalnızca yazılım ekibine bırakıldığında eksik kalır: yazılımcı veriyi doğru aktarır ama hangi başlığın daha çok tıklama aldığını, hangi ürünün öne çıkarılması gerektiğini bilmez.

İşleyen model şudur: yazılım tarafı veriyi akıtır, reklam tarafı kuralları yazar. Ürün başlığı kalıbı, hangi alanın hangi bilgiyle doldurulacağı, özel etiketlere neyin yazılacağı reklam ekibinin kararıdır. Bu kararları uygulayan bir ara katman (feed yönetim aracı veya kendi dönüşüm betiğiniz) kurulduğunda, her değişiklik için geliştirme talebi açmak zorunda kalmazsınız.

Küçük kataloglarda bu iş elle yürütülebilir. Binlerce ürünlü kataloglarda ise kural tabanlı bir dönüşüm katmanı olmadan feed optimizasyonu pratikte imkansızdır; her sezon başında aynı işleri elle tekrarlamak zorunda kalırsınız.

Ne zaman standart Alışveriş’e geri dönmeli?

Otomatik kampanyalar çoğu hesapta iyi çalışır, ancak şu üç durumda kontrolü geri almak gerekir:

  • Harcama tek bir ürün grubuna yığılıyorsa ve stratejik ürünleriniz hiç gösterim almıyorsa.
  • Yeni ürün lansmanı yapıyorsanız. Otomasyon, geçmiş verisi olmayan ürünlere isteksiz davranır; izole bir kampanya bu ürünlere başlangıç ivmesi verir.
  • Bir değişikliğin etkisini net ölçmek istiyorsanız. Karışık bir kampanyada başlık testi yaptığınızda sonucu okuyamazsınız.

İkisini birlikte kullanmak, birini seçmekten genelde daha iyi sonuç verir: ana hacim otomatik kampanyada, kontrol gerektiren işler izole kampanyalarda.

Hangi raporlar düzenli okunmalı?

Alışveriş tarafında panelde geçirilen zamanın büyük bölümü, aslında dört rapora bakmakla geçmelidir. Diğer ekranlar merak giderir, karar üretmez.

  • Merchant Center tanı ekranı: Reddedilen ve uyarı alan ürünler. Haftalık kontrol, sessiz kesintileri önler.
  • Ürün bazlı performans: Harcama ve ciro yan yana. Harcayıp satmayan ürünler listesi, en hızlı tasarruf kaynağıdır.
  • Arama terimleri: Hangi sorgularda çıktığınız. Negatif listesi buradan büyür.
  • Gösterim payı ve kaçırılan pay: Büyüme fırsatının nerede olduğunu gösterir; bütçe artırma kararı buradan çıkar.

Bu dördünü sabit bir günde, sabit bir sırayla okumak, kampanyayı hislerle değil veriyle yönetmenin en basit yoludur. Ayrıca değişiklikleri bir günlüğe yazmak, üç ay sonra “bu düşüş neden oldu” sorusuna cevap verebilmenin tek yoludur.

Terimler sözlüğü

  • Merchant Center: Ürün verilerinin yönetildiği platform.
  • Feed: Ürün bilgilerinizi taşıyan veri dosyası veya bağlantısı.
  • GTIN: Ürünün küresel ticari numarası.
  • Özel etiket: Kendi iş kurallarınızı feed’e taşıyan serbest alan.
  • Performance Max: Google’ın tüm yüzeylerinde çalışan otomatik kampanya türü.
  • Gösterim payı: Uygun olduğunuz açık artırmaların ne kadarında göründüğünüz.
  • Hedef ROAS: Kampanyanın ulaşmaya çalıştığı ciro getirisi hedefi.
  • Yerel envanter: Fiziksel mağaza stoklarının reklamda gösterilmesi.
  • Ücretsiz listeleme: Alışveriş sekmesindeki ücretsiz ürün gösterimi.

Ücretsiz listelemeleri unutmayın

Merchant Center’a bağlanan bir katalog, yalnızca ücretli reklamlarda değil Alışveriş sekmesindeki ücretsiz listelemelerde de görünebilir. Bu görünürlüğün ek maliyeti yoktur; feed zaten hazır olduğu için yalnızca ilgili ayarın açık olması yeterlidir.

Ücretsiz listelemelerin hacmi ücretli kadar yüksek olmasa da iki açıdan değerlidir. Birincisi, reklam bütçesi bittiğinde ya da kampanya durduğunda ürünleriniz tamamen görünmez olmaz. İkincisi, bu yüzeyden gelen trafiğin maliyeti sıfır olduğu için toplam kanal kârlılığını yukarı çeker. Raporlarda ücretli ve ücretsiz performansı ayrı okumak, alışveriş kanalının gerçek katkısını görmenin bir parçasıdır.

Özet: ilk 30 gün

  • 1. hafta: Merchant Center ve Ads bağlantısını kurun, feed’i bağlayın, reddedilen ürünleri temizleyin, dönüşüm ölçümünü doğrulayın.
  • 2. hafta: Marka aramalarını ayırın, negatif listelerini kurun, kampanyayı dönüşüm odaklı bir stratejiyle başlatın.
  • 3. hafta: Ürün bazlı raporu okuyun; harcayan ama satmayan ürünleri izole edin. Başlık iyileştirmesine en çok gösterim alan kategoriden başlayın.
  • 4. hafta: Yeterli veri biriktiyse hedef ROAS’a geçin, marj etiketlerini feed’e ekleyin ve kampanya bölmesini bu etiketlere göre kurun.

Bu dört haftanın sonunda elinizde yalnızca çalışan bir kampanya değil, hangi ürünün para kazandırdığını gösteren bir tablo olur. Alışveriş tarafında asıl fark yaratan da budur: reklam ayarlarından çok, doğru ürüne doğru bütçeyi verebilmek.

İlgili içerikler: Google’a reklam verme rehberi, ROAS nedir, Pazaryeri reklamları.

top

Inactive