Google’a reklam vermek, hesap açıp bütçe girmekten ibaret değil. Aynı bütçeyle bir hesap para basarken bir diğerinin neden boşa harcadığını belirleyen şey; kampanya türü seçimi, dönüşüm ölçümünün doğruluğu ve hesabın yapısıdır. Bu rehber, ilk kampanyayı açmaktan hesabı ölçeklemeye kadar tüm süreci, Türkiye’deki reklamverenlerin en sık takıldığı noktalara odaklanarak anlatıyor.
İçindekiler
- Google Ads nedir ve nerede reklam gösterir?
- Açık artırma nasıl çalışır: Ad Rank ve kalite puanı
- Hesap yapısı: kampanya, reklam grubu, anahtar kelime
- Kampanya türleri ve hangisini ne zaman kullanmalı?
- Dönüşüm ölçümü: her şeyin dayandığı temel
- Anahtar kelimeler ve eşleme türleri
- Negatif anahtar kelimeler: en ucuz optimizasyon
- Teklif stratejileri: manuelden akıllı tekliflere
- Bütçe: ne kadar harcamalısınız?
- Google reklam verme ücreti neye göre değişir?
- Reklam metni ve varlıklar
- Açılış sayfası: reklamın yarısı burada kazanılır
- Performance Max: kara kutuyu yönetmek
- Coğrafi hedefleme, dil ve zaman ayarları
- Yeniden pazarlama ve kitle listeleri
- Raporlama: hangi metriklere bakmalı?
- İlk 30 gün nasıl geçmeli?
- En sık yapılan 12 hata
- Kendiniz mi yönetmelisiniz, ajans mı?
- Google Ads terimleri sözlüğü
Google Ads nedir ve nerede reklam gösterir?
Google Ads, Google’ın reklam platformudur. Tıklama başına ödeme mantığıyla çalışır: reklamınız gösterildiğinde değil, tıklandığında ücretlendirilirsiniz (bazı kampanya türlerinde gösterim veya izlenme başına ödeme de vardır).
Tek bir hesapla şu yüzeylerde reklam gösterebilirsiniz:
- Google Arama: İnsanların arama kutusuna yazdığı sorgulara karşılık çıkan metin reklamları.
- Google Alışveriş: Ürün görseli, fiyat ve mağaza adıyla çıkan ürün listelemeleri.
- YouTube: Video öncesi, arası ve akış içi reklamlar.
- Görüntülü Reklam Ağı: Google ile anlaşmalı milyonlarca sitede ve uygulamada banner reklamlar.
- Gmail, Keşfet ve Haritalar: Google’ın kendi yüzeyleri.
Türkiye’de bu konunun talebi yüksek: “google reklam verme” ve yakın varyantları Google Keyword Planner verisine göre ayda ortalama 6.600 kez, “google ads reklam verme” 1.300 kez aranıyor (Ağustos 2026). Yani rekabetin bir kısmı zaten sizinle aynı anda hesap açıyor.
Açık artırma nasıl çalışır: Ad Rank ve kalite puanı
Biri arama yaptığında, o sorgu için geçerli tüm reklamlar arasında saniyenin altında bir açık artırma yapılır. Kazananı belirleyen sadece teklif değildir. Google, Ad Rank denen bir skor hesaplar ve bu skor kabaca şu bileşenlerden oluşur:
- Teklifiniz.
- Reklam kalitesi: beklenen tıklama oranı, reklamın sorguyla alakası, açılış sayfası deneyimi.
- Açık artırma bağlamı: arayan kişinin konumu, cihazı, sorgunun tam hali, günün saati.
- Reklam varlıklarının (uzantıların) beklenen etkisi.
Bunun pratik sonucu şudur: kalite puanı yüksek bir reklamveren, daha düşük teklifle daha üst sırada çıkabilir. Yani Google Ads’de kazanmanın yolu her zaman daha çok para vermek değildir. Alakalı anahtar kelime, o kelimeye özel yazılmış reklam metni ve o metnin vaadini tutan açılış sayfası üçlüsü, tıklama maliyetinizi doğrudan düşürür.
Sık karıştırılan nokta: Kalite puanı 1 ile 10 arasında bir gösterge sayıdır, açık artırmada doğrudan kullanılan değer değildir. Ama düşük kalite puanı, kesinlikle bakılması gereken bir uyarı işaretidir: genelde anahtar kelime ile reklam metni arasındaki kopukluğu gösterir.
Hesap yapısı: kampanya, reklam grubu, anahtar kelime
Google Ads hesabı üç katmanlıdır ve bu hiyerarşiyi doğru kurmak, sonradan yapacağınız her optimizasyonu kolaylaştırır:
- Hesap: Faturalandırma, kullanıcı erişimleri, dönüşüm tanımları burada tutulur.
- Kampanya: Bütçe, hedefleme konumu, dil, teklif stratejisi ve kampanya türü bu seviyede belirlenir.
- Reklam grubu: Birbirine yakın anlamlı anahtar kelimeler ve o kelimelere hitap eden reklamlar burada toplanır.
İyi bir yapı kurmanın basit kuralı: bütçeyi ayrı yönetmek istediğiniz her şey ayrı kampanya, ayrı mesaj vermek istediğiniz her şey ayrı reklam grubu olmalı. Marka aramaları ile marka dışı aramalar mutlaka ayrı kampanyalarda durmalıdır; aksi halde marka aramalarının ucuz ve yüksek dönüşümlü performansı, marka dışı kampanyanın kötü performansını gizler ve raporunuz size yalan söyler.
Aşırı bölmek de bir hatadır. Her anahtar kelime için ayrı reklam grubu açan yapılar, akıllı teklif algoritmasının öğrenmesi için gereken veriyi parçalayarak zayıflatır. Bugünün Google Ads’inde daha az sayıda, daha çok veri gören kampanya genelde daha iyi çalışır.
Kampanya türleri ve hangisini ne zaman kullanmalı?
Arama kampanyaları
Talebi yakalar, talep yaratmaz. İnsanlar zaten sizin çözdüğünüz problemi arıyorsa, en yüksek niyetli trafik burada. Yeni başlayan hemen her işletme için doğru başlangıç noktasıdır. Dönüşüm başına maliyeti genelde en öngörülebilir olan türdür.
Alışveriş kampanyaları
E-ticaret için vazgeçilmezdir. Merchant Center üzerinden ürün feed’i gönderirsiniz, Google ürünlerinizi görsel ve fiyatla listeler. Buradaki başarı büyük ölçüde reklam ayarlarında değil, feed kalitesinde saklıdır: başlıklar, ürün türü, marka, GTIN, görsel kalitesi ve stok doğruluğu.
Performance Max
Tek kampanyayla Google’ın tüm yüzeylerine (arama, alışveriş, YouTube, görüntülü, Keşfet, Gmail, Haritalar) çıkar. Otomasyon seviyesi yüksek, kontrol seviyesi düşüktür. E-ticarette güçlü sonuç verebilir ancak marka aramalarını yutma ve nereye harcadığını yeterince göstermeme eğilimi vardır.
YouTube ve video kampanyaları
Talep yaratma, bilinirlik ve yeniden pazarlama için kullanılır. Doğrudan satış beklentisiyle kurulan video kampanyaları çoğu zaman hayal kırıklığı yaratır; doğru kurgu, video ile tanışan kitleyi arama ve alışveriş kampanyalarında yeniden yakalamaktır.
Görüntülü reklam kampanyaları
Geniş erişim, düşük tıklama maliyeti, düşük niyet. En verimli kullanımı, siteyi ziyaret etmiş ama dönüşmemiş kitleyi yeniden hedeflemektir. Soğuk kitleye görüntülü reklamla satış yapmaya çalışmak pahalı bir öğrenme sürecidir.
Demand Gen
YouTube, Keşfet ve Gmail yüzeylerinde görsel ağırlıklı, sosyal medya mantığına yakın kampanya türü. Görsel üretim kapasitesi olan markalar için talep yaratma tarafında anlamlı bir seçenek.
Uygulama kampanyaları
Mobil uygulama yüklemesi ve uygulama içi eylem hedefler. Ölçümü uygulama tarafındaki bir atıf aracına bağlıdır, web mantığıyla kurulamaz.
Pratik sıralama: Bütçeniz sınırlıysa önce arama kampanyasıyla (özellikle marka dışı, yüksek niyetli kelimelerle) başlayın. E-ticaretseniz alışveriş kampanyasını hemen ekleyin. Performance Max’i, dönüşüm verisi birikmeye başladıktan sonra devreye alın. Detaylı kurgu için Google Ads yönetimi sayfamıza bakabilirsiniz.
Dönüşüm ölçümü: her şeyin dayandığı temel
Bu bölümü atlarsanız geri kalan her şey tahmine dönüşür. Akıllı teklif stratejileri dönüşüm verisiyle öğrenir; veriniz eksik veya yanlışsa algoritma yanlış şeyi optimize eder ve bunu size fark ettirmeden yapar.
Neyi dönüşüm saymalısınız?
Ana dönüşümünüz gerçek iş sonucuna en yakın eylem olmalıdır: satın alma, nitelikli form gönderimi, teklif talebi. Telefon tıklaması, PDF indirme, sepete ekleme gibi eylemleri de ölçün ama bunları birincil dönüşüm olarak işaretlemeyin. Aksi halde algoritma, ölçmesi kolay ama değeri düşük eylemleri çoğaltmaya çalışır.
Kurulumda kontrol edilecekler
- Çift sayım var mı? Hem Google Ads etiketi hem analitik hedefi aynı satışı ayrı ayrı sayıyorsa dönüşümleriniz şişer, ROAS olduğundan iyi görünür.
- Dönüşüm değeri geliyor mu? E-ticarette sipariş tutarı dinamik olarak gönderilmelidir. Sabit değer atamak, algoritmanın büyük siparişi küçük siparişten ayırt etmesini engeller.
- KDV ve kargo dahil mi? Karar verin ve tutarlı olun. Raporlarınızın muhasebeyle uyuşmaması genelde buradan çıkar.
- İade ve iptaller düşülüyor mu? Yüksek iade oranlı kategorilerde brüt ciro üzerinden optimize etmek yanıltıcıdır.
- Gelişmiş dönüşümler açık mı? Çerez kısıtlarının arttığı ortamda ölçüm doğruluğunu belirgin şekilde artırır.
- Atıf modeli ne? Google artık varsayılan olarak veriye dayalı atıf kullanır. Son tıklama modeliyle karşılaştırıldığında kanal katkıları farklı görünür; ekip içinde hangi modele baktığınızda anlaşın.
Ölçüm altyapısını doğru kurmak başlı başına bir iştir. Etiket yöneticisi ve GA4 tarafını sıfırdan kurmak isterseniz GA4 ve Google Tag Manager kurulum rehberimiz adım adım anlatıyor.
Anahtar kelimeler ve eşleme türleri
Anahtar kelime, reklamınızın hangi aramalarda çıkacağını belirler. Eşleme türü ise bu eşleşmenin ne kadar geniş olacağını:
- Geniş eşleme: Anlamca ilgili sayılan çok geniş bir sorgu kümesini kapsar. Veri toplamak için faydalı, kontrolsüz bırakıldığında bütçe yakıcıdır.
- Sıralı eşleme: Anahtar kelimenin anlamını içeren sorguları yakalar. Kontrol ile erişim arasında dengeli seçenektir.
- Tam eşleme: Aynı anlamı taşıyan sorgularla sınırlıdır. En yüksek kontrol, en dar erişim.
Eşleme türleri yıllar içinde gevşedi: bugün tam eşleme bile birebir aynı kelime demek değil, aynı anlam demek. Bu yüzden arama terimleri raporunu düzenli okumak, eskisinden daha kritik hale geldi. Reklamlarınızın gerçekte hangi sorgularda çıktığını yalnızca bu rapor gösterir.
Pratik bir başlangıç kurgusu: yüksek niyetli kelimelerde sıralı ve tam eşleme, keşif amaçlı ayrı bir kampanyada kontrollü geniş eşleme, ve her ikisinde de disiplinli negatif kelime yönetimi.
Negatif anahtar kelimeler: en ucuz optimizasyon
Negatif anahtar kelime, reklamınızın çıkmasını istemediğiniz sorguları engeller. Hesapların büyük çoğunluğunda en hızlı tasarruf kalemi budur. Tipik negatif listeleri:
- Ücretsiz arayanlar: “bedava”, “ücretsiz”, “crack”, “torrent”.
- İş arayanlar: “iş ilanı”, “maaş”, “kariyer”, “eleman”.
- Eğitim arayanlar: “nedir”, “nasıl yapılır”, “kursu”, “eğitimi” (siz eğitim satmıyorsanız).
- Rakip markalar: Bilinçli bir strateji değilse bütçeyi tüketir.
- Satmadığınız ürün ve hizmetler: Katalogda olmayan modeller, vermediğiniz hizmetler.
- Coğrafi olarak hizmet vermediğiniz yerler.
Negatif listesini bir kere kurup unutmayın. Yeni sorgular sürekli ortaya çıkar; ilk aylarda haftalık, sonrasında aylık olarak arama terimleri raporunu tarayın.
Teklif stratejileri: manuelden akıllı tekliflere
Google’ın teklif stratejileri kabaca üç kategoriye ayrılır:
- Manuel ve gösterim odaklı: Manuel TBM, hedef gösterim payı. Kontrol yüksek, ölçekleme zayıf. Çok küçük hesaplarda veya çok özel durumlarda anlamlıdır.
- Trafik odaklı: Tıklamaları en üst düzeye çıkarma. Yeni kampanyada veri toplamak için geçici olarak kullanılabilir, kalıcı strateji değildir.
- Dönüşüm odaklı akıllı teklifler: Dönüşümleri en üst düzeye çıkarma, hedef EBM, dönüşüm değerini en üst düzeye çıkarma, hedef ROAS. Bugün hesapların büyük bölümünün asıl çalıştığı yer burasıdır.
Akıllı tekliflerle çalışmanın üç kuralı:
- Yeterli dönüşüm verisi olmadan hedef koymayın. Hedef EBM veya hedef ROAS ile başlamak yerine, önce “dönüşümleri en üst düzeye çıkar” ile veri biriktirin.
- Hedefi kademeli değiştirin. Hedef ROAS’ı bir gecede iki katına çıkarmak, kampanyayı öğrenme aşamasına geri sokar ve harcamayı çökertir. Yüzde 10 ile 20 aralığında adımlarla ilerleyin.
- Değişiklikten sonra bekleyin. Öğrenme dönemi genelde bir haftadır. Her gün ayar değiştiren hesap hiçbir zaman istikrar bulamaz.
Bütçe: ne kadar harcamalısınız?
Doğru bütçe, “sektörde ortalama şu kadar harcanıyor” cümlesinden değil, kendi rakamlarınızdan çıkar. Şu sırayla hesaplayın:
- Ortalama sipariş değerinizi ve katkı marjınızı bulun. Diyelim ortalama sipariş 1.000 TL, katkı marjınız yüzde 30. Yani bir siparişten reklam öncesi 300 TL kalıyor.
- Kabul edilebilir dönüşüm başına maliyeti belirleyin. Başabaş noktanız 300 TL, kâr etmek istiyorsanız hedefiniz bunun altında olmalı, örneğin 200 TL.
- Sitenizin dönüşüm oranını ölçün. Diyelim yüzde 2. Yani 50 tıklamada 1 sipariş.
- Kabul edilebilir tıklama maliyetini çıkarın. 200 TL bölü 50 tıklama, tıklama başına 4 TL.
- Keyword Planner’dan gerçek maliyet tahminlerine bakın. Hedef kelimelerinizin sayfa üstü teklif aralığı 4 TL’nin çok üstündeyse, ya dönüşüm oranınızı ya marjınızı ya da hedef kelime setinizi değiştirmeniz gerekir.
Test bütçesi için pratik bir eşik: hedeflediğiniz dönüşüm başına maliyetin en az 15 ile 20 katını, en az bir ay boyunca harcayabilecek durumda değilseniz, o kanalda anlamlı sonuç okuyamazsınız. Günlük 100 TL ile başlayıp iki hafta sonra “olmadı” demek, ölçüm değil şans oyunudur.
Google reklam verme ücreti neye göre değişir?
Sabit bir fiyat listesi yoktur. Google’a ödediğiniz tutar, açık artırmada rakiplerinizin ne teklif ettiğine ve reklam kalitenize göre her arama için yeniden hesaplanır. Maliyetinizi belirleyen ana etkenler:
- Sektör rekabeti: Hukuk, sigorta, finans, sağlık gibi müşteri değeri yüksek alanlarda tıklama maliyeti belirgin şekilde yüksektir.
- Sorgunun niyeti: “fiyat”, “satın al”, “sipariş” içeren sorgular pahalıdır, “nedir” içerenler ucuzdur.
- Kalite puanı: Alakayı artırmak tıklama maliyetini gerçekten düşürür.
- Konum ve zaman: Büyük şehirlerde ve yoğun saatlerde rekabet artar.
- Kampanya türü: Arama en pahalı, görüntülü ve video en ucuz tıklamaları verir; ancak niyet seviyeleri de aynı sırayla düşer.
Bütçenizin dışında bir de yönetim maliyeti vardır: işi kendiniz yapacaksanız zaman, ajansla çalışacaksanız hizmet bedeli. Doğru soru “ajans ne kadar alıyor” değil, “ajansla ve ajanssız durumda aynı bütçe kaç TL ciro getiriyor” olmalıdır.
Reklam metni ve varlıklar
Duyarlı arama reklamlarında 15 başlık ve 4 açıklama girersiniz, Google bunları kombinleyerek gösterir. Etkili yazmanın kuralları:
- Hedef kelimeyi en az bir başlıkta birebir kullanın. Kullanıcı aradığı kelimeyi reklamda görünce tıklama oranı artar.
- Farklı açılar deneyin: fiyat, hız, garanti, kapsam, sosyal kanıt, kampanya. Aynı şeyi 15 kez farklı kelimelerle yazmak test değildir.
- Somut olun. “Kaliteli hizmet” boş bir ifadedir. “Aynı gün kargo”, “24 ay garanti”, “kurulum dahil” satar.
- Doğrulanamayan iddialardan kaçının. “Türkiye’nin en iyisi” hem reddedilme riski taşır hem güven kaybettirir.
- Varlıkları eksiksiz doldurun: site bağlantıları, açıklama metinleri, yapılandırılmış snippet, arama, konum, fiyat ve promosyon uzantıları. Varlıklar reklamın kapladığı alanı büyütür ve tıklama oranını doğrudan artırır.
Açılış sayfası: reklamın yarısı burada kazanılır
Reklam tıklamayı getirir, satışı açılış sayfası yapar. Aynı reklam, iki farklı sayfaya gönderildiğinde iki farklı sonuç üretir. Kontrol listesi:
- Reklamdaki vaat, sayfanın ilk ekranında tekrar edilmeli.
- Kullanıcı ana sayfaya değil, aradığı şeyin sayfasına düşmeli.
- Mobil yükleme süresi kritiktir; yavaş sayfa hem dönüşümü hem kalite puanını düşürür.
- Form alanları asgariye indirilmeli, her ek alan tamamlanma oranını azaltır.
- Güven unsurları görünür olmalı: iletişim bilgisi, referanslar, mesafeli satış ve iade koşulları.
- Tek ve net bir eylem çağrısı olmalı.
Trafiği artırmadan geliri artırmanın yolu genelde buradan geçer; sistematik olarak ilerlemek isterseniz dönüşüm optimizasyonu tarafına bakmak mantıklı olur.
Performance Max: kara kutuyu yönetmek
Performance Max, kontrolü büyük ölçüde algoritmaya devreder. Yine de yönetilecek kaldıraçlar vardır:
- Varlık grupları: Ürün veya hizmet gruplarını ayırın ki hangi kurgunun çalıştığını görebilesiniz.
- Kitle sinyalleri: Müşteri listeleri ve site ziyaretçileri, algoritmaya başlangıç yönü verir. Sinyal, hedefleme değildir; sistem zamanla dışına çıkar.
- Marka hariç tutma: Marka aramalarının Performance Max tarafından yutulması, kampanyanın performansını olduğundan iyi gösterir. Marka negatifi uygulamak neredeyse her hesapta doğru karardır.
- Feed kalitesi: E-ticarette sonuçların büyük bölümü ürün feed’inin kalitesine bağlıdır.
- Raporlama sınırı: Yüzey bazlı kırılım sınırlıdır. Bu yüzden Performance Max’i tek başına değil, hesabın tamamıyla birlikte değerlendirin.
Coğrafi hedefleme, dil ve zaman ayarları
Kampanya seviyesindeki bu üç ayar, hesapların en sık yanlış kurulan kısmıdır ve bütçenin nereye gittiğini doğrudan belirler.
Konum hedefleme ayarındaki tuzak
Google’ın konum ayarında iki seçenek vardır: hedeflediğiniz konumda bulunan kişiler, ya da o konumda bulunan veya o konumla ilgilenen kişiler. Varsayılan genelde ikincisidir. Yani yalnızca İstanbul’a hizmet veriyor olsanız bile, İstanbul’u aratan Almanya’daki bir kullanıcıya reklamınız çıkabilir. Yerel hizmet veren işletmelerde bu ayarı “bulunan kişiler” olarak değiştirmek, çoğu zaman ilk haftadan görülebilen bir tasarruf sağlar.
Konum kırılımını okuyun
Kampanya raporlarında şehir ve ilçe kırılımına bakın. Türkiye genelini hedefleyen hesaplarda dönüşüm başına maliyetin şehirler arasında iki, üç kat farklılaştığı sık görülür. Kötü çalışan bölgeleri tamamen kapatmak yerine önce teklif ayarlamasıyla kısmak daha sağlıklıdır, çünkü düşük hacimli bölgelerde veri yanıltıcı olabilir.
Dil ayarı
Dil hedeflemesi, kullanıcının tarayıcı ve Google arayüz diline bakar, sorgunun diline değil. Türkiye’de yaşayan ancak arayüzü İngilizce kullanan ciddi bir kitle vardır. Türkçe kampanyalarda dil olarak yalnızca Türkçe seçmek, bu kitleyi dışarıda bırakabilir. Türkçe ve İngilizce’yi birlikte seçip anahtar kelime tarafında Türkçe kalmak çoğu durumda daha isabetlidir.
Reklam zamanlaması
Telefonla satış yapan işletmelerde, kimsenin telefona bakmadığı saatlerde reklam yayınlamak açık bir israftır. Yeterli veri biriktikten sonra saat ve gün kırılımına bakıp zamanlamayı düzenleyin. E-ticarette ise 7/24 açık kalmak genelde doğrudur, çünkü satın alma gece saatlerinde de gerçekleşir.
Yeniden pazarlama ve kitle listeleri
Siteye gelen ziyaretçilerin büyük çoğunluğu ilk ziyarette dönüşmez. Yeniden pazarlama, bu kitleyi tekrar yakalamanın yoludur ve genelde hesabın en verimli kalemidir.
- Site ziyaretçileri: Ürünü görüp almayan, sepete ekleyip terk eden, belirli sayfaları gezen kullanıcılar ayrı listeler olarak kurulmalıdır. Sepeti terk eden kitleye verilen mesajla, blogu okumuş kitleye verilen mesaj aynı olamaz.
- Müşteri eşleştirme: Kendi müşteri listenizi yükleyerek mevcut müşterilerinize ulaşabilir veya onları hariç tutabilirsiniz. Tek seferlik satılan bir ürünse, satın almış kitleyi hariç tutmak doğrudan tasarruf demektir.
- Arama kampanyaları için kitle listeleri: Arama kampanyasında kitleyi “gözlem” modunda ekleyip, siteyi daha önce ziyaret etmiş kullanıcılara teklif artışı uygulamak, düşük riskli bir kazanç yöntemidir.
- Benzer kitleler: Sinyal olarak değerlidir ancak tek başına hedefleme stratejisi değildir.
Yeniden pazarlamada frekans yönetimi önemlidir. Aynı kullanıcıyı haftalarca aynı görselle takip etmek marka algısını yıpratır. Üyelik süresini ürün satın alma döngünüze göre ayarlayın: hızlı tüketim ürününde 7 ile 14 gün, uzun karar süreci olan bir üründe 60 güne kadar anlamlı olabilir.
Raporlama: hangi metriklere bakmalı?
Google Ads arayüzü onlarca metrik gösterir, hepsi eşit derecede önemli değildir. Karar verirken bakılacaklar:
- Dönüşüm ve dönüşüm değeri: Asıl sonuç budur. Tıklama ve gösterim ara metriklerdir.
- Dönüşüm başına maliyet ve ROAS: Kârlılığın göstergesi. Hedefinizle karşılaştırın, geçen ayla değil.
- Arama gösterim payı: Mevcut talebin ne kadarını aldığınızı gösterir. Bütçe yetersizliğinden kaçırılan pay ayrı bir metriktir ve büyüme fırsatını doğrudan işaret eder.
- Tıklama oranı: Reklam metninin ve alakanın sağlığı.
- Dönüşüm oranı: Açılış sayfasının sağlığı. Tıklama oranı iyi ama dönüşüm oranı kötüyse sorun reklamda değil sitededir.
Raporlamada en sık yapılan hata, kampanya bazında bakıp kanal bazında karar vermektir. Google Ads’in kendi raporladığı dönüşümler ile analitiğin gösterdiği dönüşümler farklıdır, çünkü atıf modelleri ve pencere tanımları farklıdır. İki kaynağı da izleyin ama bütçe kararını tek bir kaynağa göre verin ve o kaynağın ne ölçtüğünü bilin. Kanalları birlikte, tek bir tabloda görmek istiyorsanız iş zekası tarafındaki raporlama kurgusu bu ihtiyaca cevap veriyor.
İlk 30 gün nasıl geçmeli?
- 1. hafta: Dönüşüm ölçümünü kurun ve test edin. Merchant Center bağlantısını yapın. Marka ve marka dışı kampanyaları ayrı kurun. Negatif listelerini yükleyin. Kampanyaları “dönüşümleri en üst düzeye çıkar” ile başlatın.
- 2. hafta: Arama terimleri raporunu okuyun, negatif ekleyin. Reklam metinlerinin tıklama oranını karşılaştırın. Açılış sayfası ölçümlerini kontrol edin.
- 3. hafta: İlk dönüşüm verisiyle konum, cihaz ve saat kırılımlarına bakın. Belirgin şekilde kötü çalışan segmentleri kısın.
- 4. hafta: Yeterli veri birikmişse hedef EBM veya hedef ROAS’a geçin. Kazanan kelimelerin bütçesini artırın. İkinci kampanya türünü (alışveriş veya yeniden pazarlama) devreye alın.
Bu dört haftanın sonunda elinizde “işe yarıyor mu” sorusunun cevabı değil, “hangi kısmı işe yarıyor” sorusunun cevabı olur. Asıl kazanç ikincisindedir.
En sık yapılan 12 hata
- Dönüşüm ölçümü kurmadan kampanya açmak.
- Marka ve marka dışı kampanyaları aynı yerde tutmak.
- Negatif anahtar kelime listesi kurmamak.
- Tüm trafiği ana sayfaya göndermek.
- Google’ın önerilerini otomatik uygulamayı açık bırakmak.
- Bütçeyi test için gereken eşiğin çok altında tutup iki haftada vazgeçmek.
- Her gün teklif ve hedef değiştirip öğrenme aşamasını hiç bitirmemek.
- Arama terimleri raporunu hiç açmamak.
- Görüntülü ağı arama kampanyasına dahil bırakmak.
- Tek bir reklam metniyle çalışmak, hiç varyant test etmemek.
- Dönüşüm değerini sabit girmek, iadeleri hiç düşmemek.
- Reklamı optimize edip açılış sayfasına hiç dokunmamak.
Kendiniz mi yönetmelisiniz, ajans mı?
Aylık harcamanız düşükse ve ürün yelpazeniz dar ise, temel bir arama kampanyasını kendiniz yönetebilirsiniz. Şu koşullardan biri varsa profesyonel destek genelde kendini amorti eder:
- Aylık harcama, bir uzmanın maliyetini anlamlı kılacak seviyeye çıktıysa.
- Birden fazla kampanya türünü ve feed’i aynı anda yönetmeniz gerekiyorsa.
- Ölçüm altyapınızda güvenmediğiniz noktalar varsa.
- Hesap büyüyor ama kârlılık düşüyorsa.
- Reklam yatırımını diğer kanallarla birlikte değerlendirecek bir bakışa ihtiyacınız varsa.
Ajans değerlendirirken hesap erişiminin size ait olması, raporların ham veriye dayanması ve çalışma bittiğinde hesabın sizde kalması üzerinde anlaşın. Bunlar sonradan pazarlık edilecek konular değildir.
Google Ads terimleri sözlüğü
- TBM (CPC): Tıklama başına maliyet. Bir tıklama için ödediğiniz ortalama tutar.
- BGBM (CPM): Bin gösterim başına maliyet. Bilinirlik kampanyalarında kullanılır.
- EBM (CPA): Edinme başına maliyet. Bir dönüşümün size kaça mal olduğu.
- ROAS: Reklam harcamasının getirdiği ciro oranı. 4x ROAS, 1 TL harcamaya karşılık 4 TL ciro demektir.
- Ad Rank: Reklamın açık artırmadaki sırasını belirleyen skor.
- Kalite puanı: Anahtar kelime, reklam ve açılış sayfası alakasının 1 ile 10 arası göstergesi.
- Gösterim payı: Uygun olduğunuz açık artırmaların yüzde kaçında göründüğünüz.
- Arama terimi: Kullanıcının gerçekte yazdığı ifade. Anahtar kelimeden farklıdır.
- Eşleme türü: Anahtar kelimenin hangi genişlikteki sorgularla eşleşeceği.
- Öğrenme aşaması: Akıllı teklif stratejisinin yeni ayarlara uyum sağladığı, performansın dalgalandığı dönem.
- Varlık (uzantı): Reklamın altına eklenen site bağlantısı, telefon, fiyat gibi ek bilgiler.
- Merchant Center: Ürün feed’inizin yönetildiği, alışveriş reklamlarını besleyen platform.
- Gelişmiş dönüşümler: Hashlenmiş ilk taraf verisiyle ölçüm doğruluğunu artıran özellik.
- Veriye dayalı atıf: Dönüşüm kredisini temas noktalarına modelle dağıtan varsayılan atıf modeli.
İlgili içerikler: SEO nedir, nasıl yapılır, ROAS nedir, Instagram ve Meta reklam rehberi.