Category SEO
Sayfa içi SEO (on-page) optimizasyonu konulu görsel

Sayfa içi SEO (on-page SEO), bir sayfanın kendi içinde yapabileceğiniz her şeyi kapsar: başlıktan içerik yapısına, görsellerden iç bağlantılara, arama niyetinin karşılanmasından yapılandırılmış veriye. Site dışı çalışmaların aksine tamamen sizin kontrolünüzdedir ve bu yüzden çoğu sitede en hızlı kazanç buradadır. Bu rehber, tek bir sayfayı arama sonuçlarında rekabet edebilir hâle getirmenin adım adım yöntemini anlatıyor.

Sayfa içi SEO nedir?

Sayfa içi SEO, bir sayfanın kendi sınırları içinde kalan tüm optimizasyon çalışmalarıdır: içerik, başlıklar, meta etiketler, URL, görseller, iç bağlantılar ve teknik işaretlemeler. Site dışı SEO başkalarının size verdiği sinyallerle (bağlantılar, bahisler) ilgilenirken, sayfa içi SEO tamamen sizin elinizdedir.

Bu ayrım pratik bir sonuç doğurur: sayfa içi çalışmalar, sonuç alınabilecek en hızlı ve en öngörülebilir kalemdir. Bir bağlantı kazanmak için başka bir sitenin karar vermesini beklersiniz; bir başlığı düzeltmek için kimsenin onayına ihtiyacınız yoktur.

Yine de en yaygın yanılgıdan başlayalım: sayfa içi SEO, metne anahtar kelime serpiştirmek değildir. Bugünün arama motorları kelime eşleşmesinden çok, sayfanın aramanın karşılığını verip vermediğine bakar. Bu rehberin sıralaması da bu mantığı izliyor.

Her şeyin başı: arama niyeti

Bir sayfanın sıralanabilmesi için önce doğru şeyi yapması gerekir. Kullanıcı “koşu ayakkabısı nasıl seçilir” aradığında rehber bekler; “erkek koşu ayakkabısı” aradığında ürün listesi bekler. İkinci aramaya rehber yazısıyla girmek, sayfa ne kadar iyi yazılırsa yazılsın sonuç vermez.

Niyeti anlamanın en hızlı yolu, hedef aramayı yapıp sonuç sayfasını incelemektir. İlk on sonucun tipi (rehber mi, kategori mi, karşılaştırma mı), uzunluğu ve yapısı size beklenen formatı söyler. Bu, kopyalamak için değil, formatın doğru olduğundan emin olmak içindir.

Kritik nokta: Sayfa içi SEO’da harcanan emeğin büyük kısmı, yanlış formatta bir sayfayı optimize etmeye gider. Yazmaya başlamadan önce sonuç sayfasına bakmak, saatlerce sürecek boşa emeği baştan engeller.

Sayfaya birincil kelime atamak

Her sayfanın tek bir birincil arama kümesi olmalıdır. “Küme” diyoruz çünkü tek bir kelime değil, aynı niyeti taşıyan varyantlar bütünü hedeflenir: “sayfa içi seo”, “on page seo nedir”, “sayfa içi optimizasyon” gibi.

Birincil kümeyi belirlerken üç ölçüte bakılır: arama hacmi (kaç kişi arıyor), niyet uyumu (aramayı yapan kişi sizin sayfanızdan memnun kalır mı) ve rekabet (sonuç sayfasındaki sitelerle yarışabilecek durumda mısınız). Üçünden ikisi olumlu değilse, o kelimeyi hedeflemek erken olabilir.

Yöntemin ayrıntısı için anahtar kelime araştırması rehberimize bakabilirsiniz.

URL yapısı

İyi bir URL kısadır, okunabilirdir ve sayfanın ne hakkında olduğunu söyler. Türkçe karakterler yerine ASCII karşılıkları kullanılır, kelimeler tire ile ayrılır, gereksiz kategori katmanları eklenmez.

En önemli kural şudur: URL’yi sonradan değiştirmemek. Değişiklik zorunluysa eskisinden yenisine kalıcı yönlendirme kurulmalıdır. Yönlendirmesiz URL değişikliği, o sayfanın biriktirdiği tüm değeri sıfırlar ve dış bağlantıları kırar.

Başlık etiketi (title)

Başlık etiketi, arama sonuçlarında görünen tıklanabilir metindir ve sayfa içi sinyallerin en güçlülerinden biridir. Birkaç kural işi büyük ölçüde halleder:

  • Birincil kelimeyi başa yakın konumlandırın. Zorlamadan, doğal bir cümle içinde.
  • Uzunluğu kontrol edin. Çok uzun başlıklar sonuç sayfasında kesilir; yaklaşık 55-60 karakter güvenli bir aralıktır.
  • Her sayfaya benzersiz başlık yazın. Yinelenen başlıklar, hangi sayfanın hangi aramaya ait olduğunu belirsizleştirir.
  • Tıklamayı hak edin. Başlık, sonuç listesinde diğer dokuz sonucun yanında duracaktır; ayırt edici bir vaat taşımalıdır.
  • Marka adını sona koyun. Kısa başlıklarda faydalıdır, uzunlarda yer israfıdır.

Google başlığı bazen kendi belirlediği metinle değiştirir. Bu genellikle başlığın sayfa içeriğiyle uyuşmadığı veya aşırı tekrar içerdiği durumlarda olur; yeniden yazılan başlıkları izlemek, iyi bir düzeltme sinyalidir.

Meta açıklama

Meta açıklama doğrudan bir sıralama faktörü değildir ama tıklama oranını etkiler, o da dolaylı olarak performansı etkiler. İyi bir açıklama, başlığın vaadini genişletir ve sayfada ne bulunacağını somut biçimde söyler.

Pratik aralık yaklaşık 120-160 karakterdir. Her sayfa için benzersiz yazılmalı, otomatik üretilen ve birbirinin aynısı olan açıklamalardan kaçınılmalıdır. Sayfanın kendi cümlelerinden birini kopyalamak yerine, aramayı yapan kişiye doğrudan seslenen bir özet daha iyi çalışır.

H1 ve başlık hiyerarşisi

Bir sayfada tek H1 bulunur ve sayfanın konusunu söyler. Alt bölümler H2, onların altındakiler H3 ile işaretlenir. Hiyerarşi görsel bir tercih değil, yapısal bir bilgidir: hem arama motorları hem ekran okuyucular bu yapıyı kullanır.

Sık görülen hata, başlıkları yazı tipi boyutu için seçmektir. Küçük görünsün diye bir bölüm başlığını H4 yapmak, sayfanın yapısını bozar. Boyut CSS ile ayarlanır, etiket anlamı taşır.

Başlıkların ikinci işlevi tarama kolaylığıdır: okuyucuların önemli kısmı sayfayı önce başlıklara göz gezdirerek değerlendirir. Bilgilendirici başlıklar (“Fiyatı belirleyen 8 değişken”), belirsiz olanlardan (“Detaylar”) belirgin biçimde daha iyi çalışır.

Giriş paragrafı ve ilk ekran

Kullanıcı sayfaya geldiğinde ilk saniyelerde bir karar verir: burada aradığım şey var mı? Giriş paragrafı bu sorunun cevabını vermelidir. Uzun bağlam anlatımlarıyla açılan sayfalar, cevabı arayan kullanıcıyı geri gönderir.

İşleyen yapı şudur: ilk cümlede sorunun doğrudan karşılığı, ikinci cümlede sayfanın neyi kapsadığı, üçüncüde neden bu sayfaya güvenilebileceği. Uzun rehberlerde bunu bir içindekiler menüsüyle desteklemek, hem kullanıcıya hem de sayfanın yapısının anlaşılmasına yardım eder.

İçeriğin kapsamı ve derinliği

Kelime sayısı bir hedef değildir; kapsam bir hedeftir. Bir konuda kullanıcının aklına gelecek soruları yanıtlamayan bir sayfa, ne kadar uzun olursa olsun eksiktir; gereksiz tekrarla şişirilmiş bir sayfa ise uzunluğundan zarar görür.

Kapsamı belirlemenin pratik yolları: sonuç sayfasındaki “insanlar şunu da sordu” kutusundaki soruları toplamak, müşteri hizmetlerine gelen gerçek soruları taramak, sektör forumlarındaki tartışmalara bakmak. Bu üç kaynak, masabaşında düşünülen başlıklardan çok daha isabetli bir içerik planı üretir.

Bir de özgünlük boyutu var: sonuç sayfasındaki on sitenin söylediğini onbirinci kez söylemek, sıralanmak için zayıf bir gerekçedir. Kendi verinizden, deneyiminizden veya farklı bir bakış açısından gelen bir katkı, sayfayı ayırt edilebilir kılar.

Okunabilir yapı kurmak

Ekranda okuma, kâğıtta okumadan farklıdır. Uzun paragraflar atlanır, duvar gibi metinler terk edilir. Yapıyı okunabilir kılan birkaç basit uygulama vardır:

  • Paragrafları kısa tutun; tek fikir tek paragraf.
  • Sıralanabilir bilgiyi listeye çevirin.
  • Önemli kavramları kalınla vurgulayın, ama vurguyu enflasyona uğratmayın.
  • Uzun bölümleri alt başlıklarla bölün.
  • Kritik bilgileri kutu içine alarak öne çıkarın.
  • Mobilde nasıl göründüğünü mutlaka kontrol edin; trafiğin çoğunluğu oradadır.

Görseller ve alt metin

Görsel, sayfayı süslemek için değil anlatımı desteklemek için kullanılmalıdır. Stok görsel yığını, sayfanın ağırlığını artırır ve hiçbir bilgi eklemez.

Teknik tarafta üç şey önemlidir: dosya boyutu (modern formatlarla sıkıştırma), boyut tanımı (genişlik ve yükseklik belirtilerek sayfa kaymasının önlenmesi) ve alt metin. Alt metin, görseli göremeyen kullanıcı için görselin içeriğini tarif eder; anahtar kelime doldurma alanı değildir. “seo ajansı istanbul seo hizmeti” gibi bir alt metin hem kullanıcıya hiçbir şey anlatmaz hem de spam sinyali üretir.

Video ve zengin ortam

Video, özellikle nasıl yapılır türü içeriklerde sayfada kalma süresini ve memnuniyeti belirgin biçimde artırır. Ancak videoyu sayfaya gömmek, videonun içeriğinin metin olarak da bulunması gerekliliğini ortadan kaldırmaz: arama motoru videonun içindeki bilgiyi metin kadar güvenilir biçimde okuyamaz.

Pratik yaklaşım, videoyu metnin yerine değil yanına koymaktır. Ayrıca gömülü videoların sayfa hızına etkisi göz ardı edilmemeli; tembel yükleme ile ilk yükleme maliyeti düşürülmelidir.

İç bağlantılar, sayfa içi SEO’nun en çok ihmal edilen ve en yüksek getirili kalemidir. Üç iş yaparlar: kullanıcıyı ilgili içeriğe yönlendirir, sitenin konu yapısını arama motoruna anlatır ve sayfalar arasında değer aktarır.

Uygulama kuralları basittir: bağlantı metni açıklayıcı olmalıdır (“buraya tıklayın” değil, “teknik SEO kontrol listesi”), her yeni sayfa mevcut ilgili sayfalardan bağlantı almalıdır, ve önemli sayfalar daha fazla iç bağlantı almalıdır. Sitede hiçbir sayfa bağlantısız kalmamalıdır.

Yaygın hata, iç bağlantıyı yalnızca yeni içerikten eskiye kurmaktır. Asıl kazanç, eski ve güçlü sayfalardan yeni sayfaya verilen bağlantılardadır.

Dışarıya bağlantı vermek sitenizden değer kaçırmaz; aksine güvenilirliği artırır. Bir iddiayı kaynağa dayandırmak, hem okuyucuya hem de içeriğin niteliğini değerlendiren sistemlere sinyal verir.

Dikkat edilecek noktalar: güvenilir ve konuyla doğrudan ilgili kaynaklara bağlanın, bağlantıların çalışır durumda kaldığını düzenli olarak kontrol edin, ücretli veya sponsorlu bağlantıları uygun şekilde işaretleyin.

Yapılandırılmış veri

Yapılandırılmış veri, sayfanın içeriğini makinelerin anlayacağı biçimde etiketler: bu bir ürün mü, tarif mi, makale mi, sıkça sorulan sorular mı? Doğru uygulandığında arama sonuçlarında zengin görünümler kazandırabilir ve tıklama oranını artırabilir.

İki kural önemlidir. Birincisi, işaretlenen bilgi sayfada görünür olmalıdır; sayfada olmayan bir bilgiyi işaretlemek politika ihlalidir. İkincisi, işaretleme geçerli olmalıdır; hatalı JSON yapısı sessizce yok sayılır. Yayın öncesi test etmek, tahmin etmekten iyidir.

Hız ve mobil deneyim

Hız, teknik SEO başlığına girse de sayfa düzeyinde alınabilecek kararlar vardır: görsel boyutları, gereksiz gömülü içerikler, sayfa açılışında yüklenen ağır bileşenler. Bir sayfanın yavaş olmasının nedeni çoğu zaman altyapı değil, o sayfaya eklenen içeriklerdir.

Mobil tarafta ise ölçüt basittir: sayfayı telefonda açıp okumayı deneyin. Yatayda taşan tablolar, tıklanamayacak kadar küçük bağlantılar, ekranı kaplayan açılır pencereler ve okunmayan yazı boyutu, hiçbir sıralama aracının söylemeyeceği sorunları hemen gösterir. Ayrıntı için site hızı ve Core Web Vitals rehberimiz var.

İçeriği güncellemek

Yayınlanmış içerik bitmiş iş değildir. Zamanla bilgiler eskir, ekran görüntüleri geçersiz olur, arayüzler değişir ve rakipler daha kapsamlı sayfalar yayınlar.

Verimli bir güncelleme rutini şudur: performansı düşmeye başlayan sayfaları belirleyin, o sayfaların hedeflediği aramalarda sonuç sayfasının bugün neye benzediğine bakın, eksik kalan bölümleri ekleyin ve geçersiz bilgileri düzeltin. Çoğu sitede, mevcut içeriği güncellemek yeni içerik üretmekten daha yüksek getirilidir.

Yalnızca tarihi değiştirmek işe yaramaz; güncellenen şey içerik olmalıdır.

Kelime yamyamlığından kaçınmak

Aynı arama kümesini hedefleyen iki sayfanız varsa, arama motoru hangisini göstereceğine karar veremez ve genellikle ikisi de olması gerekenden zayıf sıralar. Buna kelime yamyamlığı denir.

Tespiti kolaydır: Search Console’da bir aramayı hangi sayfaların aldığına bakın; aynı sorgu için birden fazla sayfa görünüyor ve konumlar dalgalanıyorsa yamyamlık var demektir. Çözüm genellikle üç seçenekten biridir: sayfaları birleştirmek, birinin odağını değiştirmek veya zayıf olanı güçlüsüne yönlendirmek.

Sayfa performansını ölçmek

Sayfa içi çalışmanın etkisini görmek için üç göstergeye bakılır: gösterim (sayfa kaç aramada görünüyor), ortalama konum (nerede görünüyor) ve tıklama oranı (görünenlerin kaçı tıklanıyor).

Bu üçlü, hangi müdahalenin gerektiğini de söyler. Gösterim düşükse konu veya kapsam sorunu vardır. Gösterim yüksek ama konum kötüyse rekabet veya otorite sorunu vardır. Konum iyi ama tıklama oranı düşükse sorun başlık ve açıklamadadır. Ölçüm için Search Console rehberimize bakabilirsiniz.

Yayın öncesi kontrol listesi

  • Sayfanın hedeflediği birincil arama kümesi belirlendi mi?
  • Sonuç sayfasındaki format beklentisi karşılanıyor mu?
  • URL kısa, okunabilir ve kalıcı mı?
  • Başlık etiketi benzersiz ve uzunluk sınırları içinde mi?
  • Meta açıklama benzersiz ve tıklamaya davet ediyor mu?
  • Tek H1 var mı ve başlık hiyerarşisi tutarlı mı?
  • Giriş paragrafı, aramanın karşılığını ilk cümlelerde veriyor mu?
  • İçerik, kullanıcının aklına gelecek soruları kapsıyor mu?
  • Görseller sıkıştırıldı, boyutları tanımlandı ve alt metinleri yazıldı mı?
  • İlgili sayfalardan bu sayfaya iç bağlantı verildi mi?
  • Yapılandırılmış veri doğru ve geçerli mi?
  • Sayfa mobilde okunabiliyor ve hızlı açılıyor mu?

Sayfa türüne göre farklar

Sayfa içi SEO’nun ilkeleri ortaktır ama uygulaması sayfa türüne göre değişir. Her sayfayı aynı kontrol listesiyle ele almak, kategori sayfalarının sistematik olarak ihmal edilmesine yol açar.

  • Ana sayfa. Genellikle marka aramalarını karşılar. Buraya tek bir hizmet kelimesini sıkıştırmaya çalışmak yerine, sitenin ne yaptığını netleştirmek ve iç sayfalara güçlü yönlendirme vermek daha etkilidir.
  • Kategori sayfaları. E-ticarette en yüksek organik potansiyele sahip ama en az emek harcanan sayfalardır. Ürün listesinin üstünde veya altında, gerçekten bilgi veren bir metin; filtre önerileri ve alt kategori bağlantıları belirgin fark yaratır.
  • Ürün sayfaları. Özgün açıklama, teknik nitelikler, gerçek kullanıcı yorumları ve net stok bilgisi. Tedarikçiden gelen ortak metinlerle sıralanma beklentisi gerçekçi değildir.
  • Hizmet sayfaları. Sorunun tanımı, çözümün nasıl işlediği, süreç adımları, sık sorulan sorular ve net bir eylem çağrısı. Fiyat bilgisi verilebiliyorsa güçlü bir ayrışma sağlar.
  • Blog ve rehberler. Kapsam, yapı ve güncellik öne çıkar. Ticari sayfalara verilen iç bağlantılar, bu içeriklerin iş değerini üretir.

Güven sinyalleri ve yazar bilgisi

Özellikle para ve sağlık gibi hassas konularda, sayfanın kim tarafından yazıldığı ve arkasında kimin durduğu belirleyici hâle gelir. Bu, sayfa içi çalışmanın gözden kaçan bir boyutudur.

Pratikte eklenebilecek güven unsurları şunlardır: gerçek yazar adı ve kısa uzmanlık bilgisi, içeriğin son güncellenme tarihi, kaynak gösterimi, iletişim ve kurumsal bilgilerin kolay bulunabilirliği, ve iddiaların somut dayanaklara bağlanması.

Bu unsurlar bir işaretleme hilesi değildir; okuyucunun içeriği ciddiye alıp almayacağını doğrudan etkiler. Aynı bilgiyi veren iki sayfadan, arkasında kimin durduğu belli olanı hem kullanıcı hem sistemler tarafından daha güvenilir bulunur.

Öne çıkan snippet için yazmak

Arama sonuçlarında sorunun cevabının doğrudan gösterildiği alanlar, tıklamanın önemli bir kısmını alır. Bu alanlara girmek için özel bir işaretleme yoktur; yapı belirleyicidir.

İşe yarayan biçim şudur: alt başlığı doğrudan soru olarak kurun, hemen ardından gelen ilk paragrafta cevabı iki üç cümlede ve tam olarak verin, sonra ayrıntıya girin. Adım gerektiren konularda numaralı liste, karşılaştırma gerektirenlerde madde listesi kullanın.

Bir uyarı: cevabı en başta vermek, kullanıcının sayfadan hemen çıkacağı anlamına gelmez. Aksine, aradığını bulduğunu anlayan kullanıcı okumaya devam eder; cevabı sayfanın ortasına saklamak ise geri dönüşü artırır.

Çok dilli sayfalarda sayfa içi SEO

Birden çok dilde yayın yapan sitelerde sayfa içi çalışma iki katına çıkmaz, nitelik olarak değişir. En yaygın hata, tek bir dilde hazırlanan içeriği birebir çevirip yayınlamaktır.

Sorun şudur: arama davranışı diller arasında aynı değildir. Bir dilde yüksek hacimli olan bir ifadenin birebir çevirisi, diğer dilde hiç aranmıyor olabilir. Bu yüzden her dil için ayrı anahtar kelime araştırması yapılması gerekir; çeviri, araştırmanın yerini tutmaz.

Teknik tarafta ise dil ve bölge sürümlerinin birbirini işaret etmesi, her sürümün kendi kanonik adresini taşıması ve dil değiştiricinin eşdeğer sayfaya yönlendirmesi gerekir. Tüm dilleri ana sayfaya yönlendiren dil değiştiriciler, hem kullanıcı deneyimini hem de sürümlerin doğru eşleşmesini bozar.

Sık yapılan 12 hata

  • Anahtar kelime doldurma. Metni doğallıktan çıkarır, okuyucuyu kaçırır, fayda sağlamaz.
  • Yanlış formatta içerik. Kategori aramasına rehber yazmak, en pahalı hatadır.
  • Yinelenen başlık ve açıklamalar. Sayfaların birbirinden ayrışmasını engeller.
  • Birden çok H1. Sayfanın konusunu belirsizleştirir.
  • Alt metinsiz görseller. Erişilebilirlik ve arama görünürlüğü kaybı.
  • İç bağlantı vermemek. Yeni içeriklerin keşfedilmesini ve güçlenmesini geciktirir.
  • “Buraya tıklayın” bağlantı metinleri. Hedef sayfa hakkında hiçbir bilgi taşımaz.
  • Uzunluğu hedef sanmak. Şişirilmiş metin, kapsamı artırmaz.
  • URL’yi yönlendirmesiz değiştirmek. Sayfanın tüm birikimini sıfırlar.
  • Aynı kelimeyi birden çok sayfaya vermek. Sayfalar birbiriyle yarışır.
  • Sayfayı yayınlayıp unutmak. Güncellenmeyen içerik zamanla geriler.
  • Mobili kontrol etmemek. Trafiğin çoğunluğunun gördüğü hâli görmemek.

Glowy, İstanbul merkezli bir dijital pazarlama ajansı olarak teknik SEO, içerik planı ve otorite çalışmasını e-ticaret ve hizmet siteleri için birlikte yürütür. Ayrıntılar için SEO hizmeti sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Sayfa içi SEO ile teknik SEO arasındaki fark nedir?

Sayfa içi SEO, tek bir sayfanın içeriği ve işaretlemeleriyle ilgilenir: başlık, metin, görseller, iç bağlantılar, yapılandırılmış veri. Teknik SEO ise sitenin bütününü ilgilendiren altyapı meseleleriyle uğraşır: tarama bütçesi, indeksleme kuralları, site haritası, sunucu yanıtları, yönlendirme mimarisi. İkisi kesişir; örneğin sayfa hızı hem sayfa düzeyinde hem site düzeyinde ele alınır. Pratikte sayfa içi çalışmalar içerik ekibinin, teknik çalışmalar geliştirme ekibinin sorumluluğundadır.

Bir sayfada anahtar kelime kaç kez geçmeli?

Belirli bir sayı ya da yoğunluk oranı yoktur; bu yaklaşım uzun süredir geçerliliğini yitirmiştir. Doğru ölçüt, kelimenin doğal biçimde geçtiği ve konunun kapsamlı biçimde ele alındığı bir metin yazmaktır. Başlıkta, giriş paragrafında ve ilgili alt başlıklarda konunun geçmesi yeterlidir. Zorlama tekrar, metni okunmaz kılar ve fayda üretmez.

Meta açıklama sıralamayı etkiler mi?

Doğrudan bir sıralama faktörü değildir. Ancak arama sonuçlarında görünen metni etkilediği için tıklama oranını değiştirir; tıklama oranı da sayfanın performansını dolaylı olarak etkiler. Ayrıca Google, meta açıklamayı sık sık yok sayıp sayfadan aldığı bir bölümü gösterir. Bu, açıklamayı yazmamak için gerekçe değildir; iyi yazılmış bir açıklama gösterildiğinde belirgin fark yaratır.

İçeriğimi ne sıklıkla güncellemeliyim?

Takvime değil performansa göre karar verin. Gösterimleri veya konumu düşmeye başlayan sayfaları belirleyin, hedefledikleri aramalarda sonuç sayfasının bugün neye benzediğine bakın ve eksik kalan bölümleri tamamlayın. Bilgi eskimesi hızlı olan konularda güncelleme ihtiyacı daha sık doğar. Yalnızca yayın tarihini değiştirmek işe yaramaz; güncellenmesi gereken içeriğin kendisidir.

Aynı konuda iki sayfam var, ne yapmalıyım?

Önce gerçekten aynı arama niyetini hedefleyip hedeflemediklerini kontrol edin. Search Console’da aynı sorgu için iki sayfa görünüyor ve konumlar dalgalanıyorsa kelime yamyamlığı vardır. Çözüm üç seçenekten biridir: iki sayfayı tek güçlü sayfada birleştirmek, birinin odağını farklı bir arama kümesine kaydırmak, ya da zayıf olanı güçlüsüne kalıcı olarak yönlendirmek. Hiçbir şey yapmamak, ikisinin de zayıf sıralamasına yol açar.

Görsellerin alt metnine anahtar kelime yazmalı mıyım?

Alt metnin işlevi, görseli göremeyen kullanıcıya görselin içeriğini tarif etmektir. Görsel gerçekten konuyla ilgiliyse anahtar kelime doğal olarak zaten geçer. Kelime listesi biçiminde yazılan alt metinler hem erişilebilirlik açısından işe yaramaz hem de spam sinyali üretir. Ölçüt basittir: alt metni sesli okuduğunuzda görselin ne olduğu anlaşılıyorsa doğrudur.

Terimler sözlüğü

  • Sayfa içi SEO: Bir sayfanın kendi içinde yapılabilecek tüm optimizasyon çalışmaları.
  • Başlık etiketi (title): Arama sonuçlarında görünen tıklanabilir başlık metni.
  • Meta açıklama: Sonuç listesinde başlığın altında görünen özet metin.
  • Arama niyeti: Kullanıcının bir aramayı yaparken gerçekte ne aradığı.
  • Kelime yamyamlığı: Aynı aramayı hedefleyen birden çok sayfanın birbiriyle yarışması.
  • Alt metin: Görselin içeriğini tarif eden ve görsel yüklenemediğinde gösterilen metin.
  • Yapılandırılmış veri: Sayfa içeriğini makinelerin anlayacağı biçimde etiketleyen işaretleme.
  • Bağlantı metni: Bir bağlantının tıklanabilir kısmındaki sözcükler.
  • Tıklama oranı: Sayfanın görüntülendiği aramalarda tıklanma yüzdesi.

Özet

Sayfa içi SEO, tamamen sizin kontrolünüzde olduğu için en hızlı sonuç veren çalışma alanıdır. Ancak sırası önemlidir: önce doğru arama niyetini hedeflemek, sonra kapsamlı ve okunabilir bir içerik kurmak, en sonunda etiketleri ve işaretlemeleri düzeltmek.

Bu sıra ters çevrildiğinde, mükemmel optimize edilmiş ama yanlış soruyu yanıtlayan sayfalar üretilir; bunların hiçbiri sıralanmaz. Metne kelime serpiştirmek yerine, aramayı yapan kişinin sorusunu diğer sonuçlardan daha iyi yanıtlamak, bugünün en güvenilir stratejisidir.

Yayın öncesi kontrol listesini bir alışkanlığa dönüştürün. Her sayfada aynı on iki soruyu sormak, zamanla site genelinde tutarlı bir kalite standardı oluşturur ve bu standart, tek tek yapılan iyileştirmelerden daha değerlidir.

İlgili içerikler: SEO nedir, teknik SEO kontrol listesi, anahtar kelime araştırması, e-ticaret SEO.

top
Inactive