Category Google Ads
Google Ads bütçe yönetimi konulu görsel

Bütçe yönetimi, Google Ads’te en çok konuşulan ama en az sistemli yapılan iştir. Çoğu hesapta bütçe, geçmiş alışkanlıklara ve sezgiye göre dağıtılır; oysa doğru yöntem, bütçeyi hedeften geriye doğru hesaplamak ve doygunluk verilerine göre yönlendirmektir. Bu rehber, bütçe belirlemenin, dağıtmanın ve ölçeklemenin uygulanabilir yöntemini anlatıyor.

Doğru soruyu sormak

“Aylık ne kadar bütçe ayırmalıyım” sorusu, tek başına yanıtlanamaz çünkü cevabı dışarıdan gelmez; kendi dönüşüm oranınız, müşteri değeriniz ve kâr marjınız belirler.

Sektör ortalamaları ve “cironun yüzde şu kadarı” biçimindeki kurallar, başlangıç noktası olarak bile zayıftır. Aynı sektördeki iki işletmenin marjı ve dönüşüm oranı çok farklı olabilir.

Kullanışlı soru şudur: hedeflediğim sonuca ulaşmak için kaç dönüşüme ihtiyacım var ve bir dönüşüm bana kaça mal oluyor? Bu iki rakam bilindiğinde bütçe bir tercih değil bir hesap sonucu hâline gelir.

Bütçeyi hedeften hesaplamak

Doğru yön, hedeften geriye doğrudur ve dört adımlıdır.

Önce hedefi belirleyin: ayda kaç sipariş, kaç nitelikli talep veya ne kadar gelir? Sonra dönüşüm oranınızı bilin: siteye gelen kaç kişiden biri dönüşüyor? Ardından gereken tıklama sayısını hesaplayın: hedef dönüşüm sayısını dönüşüm oranına bölün. Son olarak tıklama maliyetiyle çarpın.

Sonuç, gereken aylık medya bütçesidir. Bu hesap bazen “bu bütçe bizde yok” sonucunu verir; o durumda doğru tepki bütçeyi zorlamak değil, hedefi daraltmaktır.

Kâr marjı ve kırılım noktası

Bütçenin ne kadarının makul olduğunu belirleyen tek şey kâr marjınızdır. Marjı bilmeden yapılan bütçe kararları, kârlılıktan bağımsız hacim kararlarıdır.

Pratik hesap şöyledir: ürünün brüt kâr oranını bulun; bu oranın tersi, kırılım noktasındaki getiri katsayısını verir. Bu noktanın üzerindeki her getiri kâr, altındaki her getiri zarardır.

Bu eşik bilindiğinde bütçe tartışması netleşir: kampanya kırılım noktasının üzerinde çalışıyorsa, bütçe artırmak kâr artırmaktır. Altındaysa, bütçe artırmak zararı büyütmektir. Getiri hesabı için ROAS rehberimize bakabilirsiniz.

Veri yoksa nasıl başlanır?

Yeni bir hesapta dönüşüm oranı ve tıklama maliyeti bilinmez. Bu durumda hesap yapılamaz ama bir yol vardır.

İlk dönem, kâr etmek için değil bu iki rakamı öğrenmek için ayrılmış bir test bütçesi olarak düşünülmelidir. Bu dönemin bütçesi, anlamlı veri üretecek kadar olmalıdır: çok düşük bir bütçe, aylarca sürer ve hiçbir sonuca varamaz.

Öğrenme dönemi için pratik ölçüt, tıklama sayısıdır: dönüşüm oranını tahmin edebilmek için belirli bir tıklama hacmine ulaşmak gerekir. Bu hacme ne kadar sürede ulaşılacağı, bütçenin ne kadar süreyle ayrılacağını belirler.

Günlük ve aylık bütçe ilişkisi

Google Ads’te bütçe günlük tanımlanır ancak faturalandırma aylık ortalama üzerinden çalışır.

Bu, iki pratik sonuç doğurur. Birincisi, aylık bütçenizi günlük bütçeye çevirirken ayın gün sayısını dikkate almanız gerekir. İkincisi, günlük harcama tanımlanan tutarın üzerine çıkabilir; sistem, talebin yüksek olduğu günlerde daha fazla harcayıp düşük olduğu günlerde dengeleme yapar.

Bu dengeleme mekanizması bilinmediğinde, tek bir günün raporuna bakıp “bütçe aşıldı” endişesi yaşanır. Değerlendirme, günlük değil aylık toplam üzerinden yapılmalıdır.

Günlük aşım ve dengeleme

Sistem, günlük bütçenin belirli bir oranda üzerine çıkabilir. Bu, talebin yoğun olduğu günlerde fırsatı kaçırmamak içindir.

Dengeleme, aylık dönem içinde yapılır: yüksek harcanan günler, düşük harcanan günlerle telafi edilir ve aylık toplam, tanımlanan günlük bütçe ile gün sayısının çarpımını aşmaz.

Ancak ay ortasında bütçe değiştirildiğinde veya kampanya durdurulup başlatıldığında bu hesap karmaşıklaşır. Bu nedenle bütçe değişiklikleri mümkünse ay başında yapılmalı ve ay içinde sık değiştirilmemelidir.

Kritik nokta: Günlük harcamanın tanımlanan bütçeyi aşması bir hata değil tasarım gereğidir. Değerlendirme aylık toplam üzerinden yapılmalıdır; tek bir günün raporuna bakarak bütçe düşürmek, yoğun günlerde fırsat kaçırmaya yol açar.

Kampanya ve portföy bütçesi

Bütçe kampanya düzeyinde tanımlanır. Ancak birden çok kampanyanın ortak bir bütçeyi paylaşmasını sağlayan portföy seçenekleri de vardır.

Kampanya düzeyi bütçe, kontrol sağlar: her kampanyanın ne kadar harcayacağı bellidir. Ortak bütçe ise esneklik sağlar: sistem, bütçeyi kampanyalar arasında performansa göre dağıtır.

Ortak bütçenin riski, öncelik sırasını bozabilmesidir: stratejik olarak önemli ama performansı düşük bir kampanya aç kalabilir. Bu nedenle ortak bütçe, öncelikleri birbirine yakın kampanyalarda kullanılmalıdır.

Bütçeyi kanallar arasında dağıtmak

Toplam bütçe belirlendikten sonra, kampanya türleri arasında nasıl dağıtılacağı sorusu gelir.

Başlangıç mantığı nettir: önce mevcut talebi yakala, sonra talebi büyüt. Bu, niyeti yüksek kanalların (arama, alışveriş, marka) önce doyurulması anlamına gelir.

Bu kanallar doygunluğa ulaştığında, yani ek bütçe kârlı sonuç üretmemeye başladığında, keşif kanallarına geçilir. Bu sıralamayı atlayıp doğrudan geniş erişimli kampanyalarla başlamak, ölçüm altyapısı olgunlaşmadan büyük bütçe yakmak anlamına gelir.

Huni katmanlarına göre dağıtım

Bütçeyi kampanya türü yerine huni katmanına göre düşünmek, daha sağlam bir çerçeve üretir.

Alt huni: marka aramaları, yeniden pazarlama, niyeti yüksek ürün aramaları. En yüksek dönüşüm oranı, en sınırlı hacim. Orta huni: kategori aramaları, karşılaştırma içerikleri. Üst huni: keşif kanalları, video, geniş erişim.

Yaygın hata, bütçenin tamamını alt hunide toplamaktır. Bu, kısa vadede en iyi rakamları üretir ve orta vadede büyümeyi durdurur: huninin üstü beslenmediğinde alt katman kuruyan bir havuzdan su çekmeye başlar.

Marka kampanyasının bütçesi

Marka kampanyaları en ucuz ve en yüksek dönüşüm oranlı kalemdir; bu nedenle bütçe dağıtımında ayrı ele alınmalıdır.

Marka bütçesi, markasız kampanyaların bütçesini yememelidir. Ortak bütçe kullanıldığında sistem, performansı yüksek olan marka kampanyasına yönelir ve markasız tarafın hacmi kısıtlanır.

Ayrıca marka kampanyasının bütçesi, gösterim payını koruyacak kadar olmalıdır; fazlası gereksizdir. Marka aramalarının hacmi sınırlıdır ve bu kampanyaya ek bütçe koymak yeni müşteri getirmez.

Gösterim payı ile doygunluk analizi

Gösterim payı, bütçe kararlarının en kullanışlı verisidir çünkü “daha fazla harcasam ne kazanırım” sorusuna doğrudan yanıt verir.

İki kayıp türü ayrı raporlanır ve farklı şeyler söyler. Bütçe nedeniyle kayıp: talep var ama bütçe yetmiyor. Kampanya kârlıysa bu doğrudan bırakılmış paradır. Sıralama nedeniyle kayıp: teklif veya kalite yetersiz. Burada bütçe artırmak işe yaramaz.

Bu ayrım yapılmadan yapılan bütçe artışları çoğu zaman sonuç vermez: sıralama kaybı yaşayan bir kampanyaya bütçe eklemek harcamayı artırmaz, çünkü kampanya zaten mevcut bütçesini bitiremiyordur.

Büyüme kararı nasıl verilir?

Bütçe artırma kararı, üç kontrolden sonra verilmelidir.

Önce kârlılık kontrolü: kampanya kırılım noktasının üzerinde mi çalışıyor? Sonra doygunluk kontrolü: gösterim payında bütçe nedeniyle kayıp var mı? Ardından ölçüm kontrolü: raporlanan performans sipariş sistemiyle doğrulanmış mı?

Üçü de olumluysa bütçe artışı doğrudan kazançtır. Biri olumsuzsa, artıştan önce o sorun giderilmelidir. Özellikle üçüncü kontrol atlanır ve bozuk ölçüme dayanarak yapılan artışlar, hatayı büyütür.

Bütçe artışını yönetmek

Bütçe artışı, kademeli yapılmalıdır. Tek seferde yapılan büyük artışlar kampanyayı öğrenme aşamasına geri döndürür ve performans birkaç gün bozulur.

Ayrıca bütçe artışının bir yan etkisi vardır: artan bütçe daha geniş bir kitleye ulaşmayı gerektirir. En kolay dönüşen kesim doyduktan sonra maliyet doğal olarak yükselir; bu, kampanyanın bozulduğu anlamına gelmez.

Bu nedenle artıştan sonra beklenti şöyle kurulmalıdır: toplam dönüşüm sayısı artacak, dönüşüm başına maliyet bir miktar yükselecek. Karar, marjinal dönüşümün hâlâ kârlı olup olmadığına bakılarak verilmelidir.

Bütçe azaltma kararı

Bütçe azaltmak da bir karardır ve doğru gerekçelerle verilmelidir.

Haklı gerekçeler: kampanya kırılım noktasının altında çalışıyor, mevsimsel talep düşüşü var, stok sorunu nedeniyle satış yapılamıyor, veya bütçe daha kârlı bir kanala kaydırılıyor.

Haksız gerekçe ise geçici dalgalanmaya tepki vermektir. Birkaç günlük kötü performansa bakarak yapılan bütçe kesintileri, kampanyayı öğrenme aşamasına sokar ve toparlanmayı geciktirir. Karar için yeterli veri birikmesi beklenmelidir.

Hedef değerlerle ilişkisi

Bütçe ve hedef değerler birbirine bağlıdır ve birlikte düşünülmelidir.

Sıkı bir hedef değerle çalışan kampanya, yalnızca en kolay dönüşen açık artırmalara girer. Bu durumda bütçe artırmak işe yaramaz; kampanya zaten mevcut bütçesini harcayamıyordur.

Bu tür kampanyalarda büyüme, bütçe artırarak değil hedefi gevşeterek sağlanır. Hedef gevşetildiğinde dönüşüm başına maliyet yükselir ama toplam dönüşüm sayısı artar; karar, marjinal dönüşümün kırılım noktasının üzerinde kalıp kalmadığına bakılarak verilir. Ayrıntı için teklif stratejileri rehberimize bakabilirsiniz.

Mevsimsellik ve dönemsel planlama

Bütçe, yıl boyunca sabit olmamalıdır. Talebin ve rekabetin değiştiği dönemler önceden planlanmalıdır.

Planlanması gerekenler: sektöre özgü yoğun ve durgun dönemler, resmî ve dinî bayramlar, büyük indirim dönemleri, ve okul ile tatil takvimleri.

Bu planlama iki yönlü yapılmalıdır: yoğun dönemlerde bütçe artırılmalı, durgun dönemlerde ise kısılmalıdır. Sabit bütçeyle çalışan hesaplar, en değerli dönemde fırsat kaçırır ve en verimsiz dönemde para harcar.

Kampanya dönemleri hazırlığı

Büyük indirim dönemleri, hem en yüksek fırsatı hem en yüksek rekabeti barındırır. Hazırlık önceden yapılmalıdır.

Hazırlık kalemleri: bütçenin önceden artırılması ve onaylanması, kreatif ve metinlerin güncellenmesi, promosyon varlıklarının tarihlerinin ayarlanması, ve ödeme yönteminin limit sorunu çıkarmayacağından emin olunması.

Son madde sıklıkla gözden kaçar ve en pahalı hataya yol açar: yoğun dönemde ödeme sorunu nedeniyle duran kampanyalar, yılın en değerli saatlerini kaybettirir. Kampanya öncesi ödeme yöntemi ve limitleri mutlaka kontrol edilmelidir.

Ay içi harcama takibi

Aylık bütçenin ay boyunca dengeli harcanması, hem fırsat kaçırmamak hem ay sonunda tükenmemek için önemlidir.

Takip için basit bir yöntem vardır: ayın kaçıncı gününde olduğunuz oranla harcanan bütçe oranını karşılaştırmak. Ayın yarısında bütçenin yarısından fazlası harcanmışsa, ay sonunda kampanyalar duracaktır.

Bu takip, otomatik bir uyarıya bağlanabilir. Ayrıca ay içinde beklenmedik harcama sıçramaları, genellikle bir ayar değişikliğine veya kapsam genişlemesine işaret eder ve incelenmelidir.

Bütçenin erken tükenmesi

Kampanyaların ay bitmeden durması, en somut fırsat kaybıdır ve nedenleri bellidir.

Olası nedenler: bütçenin ay içinde artırılması ve dengelemenin bozulması, kapsamın genişlemesi (yeni kelimeler, otomatik öneriler), rekabetin artması nedeniyle maliyet yükselmesi, ve mevsimsel talep artışı.

Çözüm, önce nedeni tespit etmektir. Kapsam genişlemesi kaynaklıysa negatif ve hariç tutmalarla düzeltilir; gerçek talep artışı kaynaklıysa ve kampanya kârlıysa bütçe artırılmalıdır. Nedeni bilinmeden yapılan bütçe artışları, israfı da büyütebilir.

Bütçenin harcanmaması

Tersi durum da sık görülür: kampanya, tanımlanan bütçenin çok altında harcama yapar.

Olası nedenler: hedef değerin gerçekleşen performansın çok üzerinde belirlenmiş olması, kapsamın çok dar olması, kalite göstergelerinin zayıf olması, ve arama hacminin sınırlı olması.

Teşhis için gösterim payı raporuna bakılır. Sıralama nedeniyle kayıp yüksekse sorun hedef veya kalitededir. Gösterim payı zaten yüksekse, mevcut talep doygunluğa ulaşmıştır ve büyüme için kapsam genişletilmeli veya başka kanala geçilmelidir.

Test bütçesi ayırmak

Bütçenin tamamını bilinen ve çalışan kampanyalara ayırmak, kısa vadede en verimli görünür ama uzun vadede öğrenmeyi durdurur.

Sağlıklı bir kurguda, bütçenin küçük ama sabit bir bölümü denemelere ayrılır: yeni kelime kümeleri, yeni kampanya türleri, yeni kreatif yaklaşımları.

Bu payın büyüklüğü hesabın olgunluğuna göre değişir ama ilkesi aynıdır: test bütçesi olmadan hesap, yalnızca bilinen alanı optimize eder ve pazar değiştiğinde hazırlıksız yakalanır. Ayrıca test bütçesi, ayrı bir kalem olarak tanımlanmalıdır; ana bütçeden ad hoc kesilen denemeler genellikle yarım kalır.

Küçük bütçeyle yaklaşım

Sınırlı bütçeyle çalışırken en büyük risk dağılmaktır. Aynı tutar, geniş bir alana yayıldığında hiçbir yerde öğrenmeye yetecek veri üretmez.

Daraltmanın yolları: en yüksek niyetli birkaç aramaya odaklanmak, tek bir ürün grubu veya hizmete yoğunlaşmak, coğrafyayı gerçekten hizmet verilen alana sınırlamak, ve kampanya sayısını en aza indirmek.

İkinci ilke, kanal sayısını sınırlamaktır. Küçük bütçeyi arama, görüntülü ve video kampanyalarına bölmek yerine tek kanalda kârlı bir çekirdek kurmak, sonra genişlemek çok daha yüksek olasılıkla sonuç verir.

Büyük bütçelerde yaklaşım

Yüksek bütçeli hesaplarda sorun farklıdır: bütçe yetmemesi değil, doğru yere yönlendirilmemesi.

Bu tür hesaplarda odaklanılması gerekenler: kampanya ve ürün grubu bazında kârlılık ayrımı, marj bilgisinin sisteme aktarılması, doygunluk noktalarının kampanya bazında izlenmesi, ve artımsallık testleriyle gerçek katkının doğrulanması.

Ayrıca büyük bütçelerde küçük yüzdeler büyük tutarlar ifade eder: yüzde birkaçlık bir israf, küçük bir hesabın tüm bütçesine denk gelebilir. Bu nedenle denetim rutini, büyük hesaplarda çok daha yüksek getirili hâle gelir.

Görünmeyen bütçe kalemleri

Toplam pazarlama bütçesi, medya harcamasından ibaret değildir. Planlama yapılırken atlanan kalemler vardır.

Hesaba katılması gerekenler: kreatif üretimi (görsel, video, metin), açılış sayfası geliştirme, ölçüm altyapısı kurulumu, feed yönetimi, araç ve yazılım abonelikleri, ve ajans veya iç kaynak yönetim maliyeti.

Bu kalemler medya bütçesinden ayrı düşünülmelidir. Aksi hâlde ya bu işler yapılmaz ya medya bütçesinden kesilir; her iki durumda da toplam performans düşer. Özellikle kreatif ve açılış sayfası, medya bütçesinin verimini doğrudan çarpan kalemlerdir.

Bütçeyi raporlamak

Bütçe raporlaması, harcanan tutarı göstermekten ibaret olmamalıdır; kararı destekleyen bir çerçeve sunmalıdır.

Raporda bulunması gerekenler: planlanan ve gerçekleşen harcama, kampanya bazında dağılım, dönüşüm ve gelir karşılığı, kırılım noktasına göre kârlılık durumu, ve gösterim payı kayıpları.

Son iki madde, bütçe kararlarını doğrudan besler: kârlılık durumu artış veya azaltma gerekçesini, gösterim payı ise artışın karşılık bulup bulmayacağını gösterir. Bu ikisi olmadan yapılan bütçe tartışmaları, ölçütsüz yürür. Raporlama düzeni için raporlama rehberimizdeki ilkeler de geçerlidir.

Yıllık planlama

Aylık bütçe kararları, yıllık bir çerçeve içinde verildiğinde çok daha tutarlı olur.

Yıllık planda bulunması gerekenler: aylık bütçe dağılımı (mevsimselliğe göre), büyük kampanya dönemleri ve ek bütçeleri, planlanan yeni kanal denemeleri ve test bütçeleri, ve beklenen dönüşüm ile gelir hedefleri.

Bu plan sabit bir taahhüt değil bir çerçevedir; performansa göre revize edilir. Ancak çerçeve olmadan yapılan aylık kararlar, birbirinden kopuk ve tepkisel olur. Ayrıca yıllık plan, yönetimle bütçe konuşmasını da kolaylaştırır: ek bütçe talebi, önceden konuşulmuş bir çerçeveye dayandığında çok daha kolay kabul görür.

Nakit akışı ve ödeme düzeni

Bütçe planlaması yalnızca kampanya ayarlarıyla ilgili değildir; ödeme düzeni ve nakit akışı da doğrudan yayın sürekliliğini etkiler.

Dikkat edilmesi gerekenler: ödeme eşiğinin ve fatura döneminin bilinmesi, kart limitinin aylık harcamayı karşılaması, yedek ödeme yönteminin tanımlı olması, ve döviz kuru dalgalanmasının bütçeye etkisinin hesaba katılması.

Özellikle son madde, kur riski taşıyan hesaplarda önemlidir: bütçe yerel para biriminde planlanırken faturalama farklı bir para biriminde yapılıyorsa, aynı reklam hacmi ay içinde farklı bir maliyete karşılık gelebilir. Bu fark planlamada bir tampon payıyla karşılanmalıdır.

Başarısız ödemeler ise yalnızca yayını durdurmakla kalmaz; tekrarlandığında hesabın risk profilini yükseltir. Bu nedenle ödeme yöntemi ve limitler, bütçe artışlarından önce kontrol edilmelidir.

Birden çok platform arasında bütçe

Çoğu işletme tek bir platformda değil, birkaç kanalda birlikte reklam verir. Bu durumda asıl soru, her kanalın kendi içindeki dağılımı değil, kanallar arası dağılımdır.

Dağılımı yönlendirmesi gereken ölçüt, kanalların rapor ettiği dönüşüm sayıları değildir. Her platform kendi katkısını kendi atıf modeliyle raporlar ve bu raporların toplamı, gerçek sipariş sayısını genellikle aşar. Kanal payı bu rakamlara göre belirlenirse, aynı satış birden çok kez satın alınmış olur.

Daha sağlam yaklaşım, toplam harcamayı toplam gelirle karşılaştırmak ve kanal kararlarını marjinal etkiye göre vermektir: bir kanalda bütçe artırıldığında toplam sipariş sayısı arttı mı, yoksa yalnızca o kanalın raporladığı dönüşüm mü arttı?

Bu soruyu yanıtlamanın en pratik yolu, kademeli değişiklikler yapıp toplam sonucu izlemektir. Kanal payını tek seferde büyük oranda değiştirmek, hem öğrenmeyi bozar hem de etkinin ölçülmesini imkânsızlaştırır.

Sık yapılan 12 hata

  • Bütçeyi sezgiyle belirlemek. Hesap, hedeften geriye doğru yapılmalıdır.
  • Kâr marjını hesaba katmamak. Kırılım noktası bilinmeden kararlar anlamsızdır.
  • Günlük aşımı hata sanmak. Değerlendirme aylık toplam üzerinden yapılır.
  • Bozuk ölçümle bütçe artırmak. Hatayı büyütür.
  • Gösterim payı kaybını ayırmamak. Yanlış çözüm uygulanır.
  • Tek seferde büyük artış yapmak. Öğrenme aşamasına döner.
  • Marka bütçesini ayırmamak. Markasız tarafın hacmi kısıtlanır.
  • Bütçenin tamamını alt huniye ayırmak. Orta vadede büyüme durur.
  • Sabit yıllık bütçeyle çalışmak. Yoğun dönemde fırsat kaçırılır.
  • Test bütçesi ayırmamak. Hesap yalnızca bilineni optimize eder.
  • Kreatif ve sayfa maliyetini unutmak. Medya bütçesinden kesilir.
  • Geçici dalgalanmaya tepki vermek. Kampanya sürekli öğrenme aşamasında kalır.

Glowy, İstanbul merkezli bir dijital pazarlama ajansı olarak Google Ads hesaplarını dönüşüm ölçümü ve teklif stratejisiyle ciro ya da lead hedefine göre yönetir. Ayrıntılar için Google Ads yönetimi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Aylık ne kadar bütçe ayırmalıyım?

Cevap dışarıdan gelmez; kendi dönüşüm oranınız, müşteri değeriniz ve kâr marjınız belirler. Hesap dört adımlıdır: ayda kaç dönüşüm istediğinizi belirleyin, dönüşüm oranınıza bölerek gereken tıklama sayısını bulun, tıklama maliyetinizle çarpın. Sonuç gereken aylık medya bütçesidir. Bu verilere sahip değilseniz ilk dönem, kâr etmek için değil bu iki rakamı öğrenmek için ayrılmış bir test bütçesi olarak düşünülmelidir.

Günlük bütçemin üzerinde harcama yapılıyor, normal mi?

Evet, bu tasarım gereğidir. Sistem talebin yoğun olduğu günlerde günlük bütçenin belirli bir oranda üzerine çıkabilir ve düşük harcanan günlerle dengeleme yapar; aylık toplam, günlük bütçe ile gün sayısının çarpımını aşmaz. Bu nedenle değerlendirme günlük değil aylık toplam üzerinden yapılmalıdır. Tek bir günün raporuna bakarak bütçe düşürmek, yoğun günlerde fırsat kaçırmaya yol açar.

Bütçeyi ne zaman artırmalıyım?

Üç kontrolden sonra. Önce kârlılık: kampanya kırılım noktasının üzerinde mi çalışıyor? Sonra doygunluk: gösterim payında bütçe nedeniyle kayıp var mı? Ardından ölçüm: raporlanan performans sipariş sistemiyle doğrulanmış mı? Üçü de olumluysa artış doğrudan kazançtır. Ayrıca artışı kademeli yapın; tek seferde yapılan büyük artışlar kampanyayı öğrenme aşamasına döndürür.

Bütçe artırdım ama harcama artmadı, neden?

En yaygın neden, sıkı bir hedef değerle çalışılmasıdır: sistem hedefi tutturamayacağını hesapladığı açık artırmalara girmez ve kampanya zaten mevcut bütçesini harcayamıyordur. Bu durumda büyüme, bütçe artırarak değil hedefi gevşeterek sağlanır. İkinci olası neden, mevcut talebin doygunluğa ulaşmış olmasıdır; gösterim payı zaten yüksekse kapsam genişletilmeli veya başka kanala geçilmelidir.

Bütçeyi kanallar arasında nasıl dağıtmalıyım?

Başlangıç mantığı nettir: önce mevcut talebi yakala, sonra talebi büyüt. Niyeti yüksek kanallar (arama, alışveriş, marka) önce doyurulur; bunlar doygunluğa ulaştığında keşif kanallarına geçilir. Ancak bütçenin tamamını alt huniye ayırmak yaygın bir hatadır: kısa vadede en iyi rakamları üretir ama orta vadede büyümeyi durdurur çünkü huninin üstü beslenmediğinde alt katman kurumaya başlar.

Bütçem ay bitmeden tükeniyor, ne yapmalıyım?

Önce nedeni tespit edin. Olası nedenler: bütçenin ay içinde artırılması ve dengelemenin bozulması, kapsamın genişlemesi (yeni kelimeler veya otomatik öneriler), rekabet artışı nedeniyle maliyet yükselmesi, ve mevsimsel talep artışı. Kapsam genişlemesi kaynaklıysa negatif ve hariç tutmalarla düzeltilir; gerçek talep artışı kaynaklıysa ve kampanya kârlıysa bütçe artırılmalıdır. Nedeni bilinmeden yapılan artışlar israfı da büyütebilir.

Terimler sözlüğü

  • Günlük bütçe: Kampanyanın günlük ortalama harcama tanımı.
  • Kırılım noktası: Kâr marjına göre zarar etmeden ulaşılması gereken en düşük getiri.
  • Gösterim payı: Girme hakkınız olan açık artırmaların ne kadarında göründüğünüz.
  • Doygunluk: Ek bütçenin kârlı sonuç üretmemeye başladığı nokta.
  • Portföy bütçesi: Birden çok kampanyanın paylaştığı ortak bütçe.
  • Marjinal dönüşüm: Ek bütçeyle elde edilen son dönüşümler.
  • Harcama takibi: Aylık bütçenin ay içinde dengeli kullanılmasının izlenmesi.
  • Test bütçesi: Yeni denemeler için ayrılan sabit bütçe payı.

Özet

Bütçe, bir tercih değil bir hesap sonucudur. Hedeflenen dönüşüm sayısı, dönüşüm oranı ve tıklama maliyeti bilindiğinde gereken bütçe kendiliğinden çıkar; bilinmediğinde ise ilk dönem bunları öğrenmeye ayrılmalıdır.

Artırma ve azaltma kararlarının dayanağı iki veridir: kırılım noktasına göre kârlılık ve gösterim payındaki kayıp türü. Bu ikisi olmadan yapılan bütçe tartışmaları ölçütsüz yürür ve genellikle sezgiyle sonuçlanır.

Son olarak bütçeyi yıllık bir çerçeve içinde planlayın ve küçük ama sabit bir test payı ayırın. Sabit bütçeyle çalışan hesaplar en değerli dönemde fırsat kaçırır; test payı olmayan hesaplar ise yalnızca bilinen alanı optimize eder ve pazar değiştiğinde hazırlıksız yakalanır.

İlgili içerikler: Google Ads maliyeti, teklif stratejileri, ROAS nedir, Google Ads denetimi.

top
Inactive