Category Google Ads
Google Ads hesap yapısı kurulumu konulu görsel

Hesap yapısı, Google Ads’te en sık geç fark edilen ve en pahalıya patlayan karardır. Yanlış kurulmuş bir yapı; bütçeyi böler, otomatik tekliflerin öğrenmesini engeller, raporları okunmaz kılar ve marka trafiğini performans gibi gösterir. Bu rehber, hesabı hangi ilkelerle kuracağınızı, ne zaman böleceğinizi ve ne zaman birleştireceğinizi anlatıyor.

Yapı neden bu kadar önemli?

Hesap yapısı, yalnızca bir düzenleme meselesi değildir. Üç şeyi doğrudan belirler: bütçenin nasıl dağıtılacağı, otomatik tekliflerin ne kadar veri toplayacağı, ve raporların ne kadar okunabilir olacağı.

Bütçe kampanya düzeyinde tanımlanır; bu, kaç kampanya kurduğunuzun doğrudan bir bütçe kararı olduğu anlamına gelir. Aynı şekilde dönüşüm sinyali de kampanya bazında birikir; yapı bölündükçe sinyal seyrelir.

Raporlama boyutu ise en çok ihmal edilenidir. Marka ve markasız trafiğin aynı kampanyada bulunduğu bir hesapta, gerçek performansı görmek neredeyse imkânsızdır. Yapı, ölçümün ön koşuludur.

Hesabın katmanları

Google Ads hesabı hiyerarşik bir yapıdadır ve her katmanda farklı ayarlar bulunur.

Hesap: en üst katman. Faturalandırma, dönüşüm eylemleri, hesap düzeyi negatifler ve paylaşılan kitleler burada tanımlanır.

Kampanya: bütçe, teklif stratejisi, coğrafi hedefleme, dil, zamanlama ve kampanya türü bu katmandadır.

Reklam grubu: anahtar kelimeler, reklam metinleri ve grup düzeyi kitleler burada bulunur.

Hangi ayarın hangi katmanda olduğunu bilmek, yapı kararlarını doğrudan belirler. Örneğin farklı coğrafyalar için farklı hedefleme gerekiyorsa, bu ancak kampanya düzeyinde ayırarak yapılabilir.

Temel ilke: niyet

Yapıyı kuran tek bir ilke vardır: aynı arama niyetini paylaşan kelimeler bir arada, farklı niyetler ayrı olmalıdır.

Bunun gerekçesi metin uyumudur. Bir reklam grubundaki tüm kelimeler aynı niyeti temsil ediyorsa, o niyete doğrudan hitap eden bir metin yazılabilir. Farklı niyetler bir aradaysa, hiçbir metin hepsine birden hitap edemez.

Örnek olarak “kiralık” ve “satılık” aramalarını aynı grupta tutmak, hangi metni yazarsanız yazın düşük alaka üretir. Aynı şekilde “fiyat” arayan kullanıcıyla “nasıl yapılır” arayan kullanıcı aynı gruba konmamalıdır.

Eski yaklaşım neden terk edildi?

Yıllarca yaygın olan yaklaşım, her anahtar kelimeye ayrı bir reklam grubu açmaktı. Amaç, her kelimeye özel metin yazarak alakayı en üst düzeye çıkarmaktı.

Bu yaklaşım manuel teklif döneminde mantıklıydı: her kelime için ayrı teklif verilebiliyor ve tam kontrol sağlanıyordu.

Bugün terk edilmesinin nedeni otomasyondur. Otomatik teklif stratejileri veriyle çalışır ve veri, yüzlerce küçük gruba bölündüğünde hiçbir yerde öğrenmeye yetmez. Ayrıca eşleme türleri anlam temelli çalıştığı için, aşırı bölünmüş yapılar aynı aramada birbiriyle yarışmaya başlar.

Konsolidasyon eğilimi

Bugünkü genel eğilim, daha az kampanya ve daha az reklam grubuyla çalışmaktır. Bunun üç gerekçesi vardır.

Öğrenme hızı: sinyal tek yerde toplandığında sistem daha hızlı öğrenir. Yönetilebilirlik: az sayıda kampanya, denetim ve optimizasyonu kolaylaştırır. Bütçe verimliliği: bütçe bölünmediğinde en verimli alana akabilir.

Ancak konsolidasyon bir dogma değildir. Ayırmanın haklı gerekçeleri vardır ve bunlar göz ardı edildiğinde de sorun çıkar. Doğru yaklaşım, her ayırma kararının bir gerekçesinin olmasıdır.

Kritik nokta: Yeni bir kampanya açmadan önce sorulacak soru şudur: bu kampanya, mevcut bir kampanyanın bütçesini bölmekten başka ne yapacak? Cevap net bir gerekçeyse ayırın; değilse birleştirin.

Kampanya düzeyinde ne ayrılır?

Kampanya ayrımı, yalnızca kampanya düzeyinde tanımlanan bir ayarın farklı olması gerektiğinde yapılır. Başlıca gerekçeler şunlardır:

  • Farklı bütçe önceliği
  • Farklı hedef maliyet veya getiri değeri
  • Farklı coğrafi hedefleme
  • Farklı dil hedeflemesi
  • Farklı zamanlama ihtiyacı
  • Marka ve markasız ayrımı
  • Farklı kampanya türü

Bu listede olmayan gerekçelerle kampanya açmak, genellikle gereksiz bölünme üretir. “Her ürün kategorisine bir kampanya” veya “her hizmete bir kampanya” alışkanlığı, bu ayarlardan hiçbiri farklı değilse yalnızca bütçeyi böler.

Marka ve markasız ayrımı

Bu, hesap yapısındaki en kritik ayrımdır ve neredeyse her hesapta yapılmalıdır.

Marka aramaları en ucuz ve en yüksek dönüşüm oranlı trafiktir. Markasız kampanyalarla karıştığında hesap ortalamalarını yanıltıcı biçimde iyileştirir ve markasız performansın gerçek durumu görünmez olur.

Ayrım, marka kampanyasında marka terimlerini hedefleyip markasız kampanyalarda bu terimleri negatif olarak tanımlayarak yapılır. Negatif listeye marka adının yazım varyantları da eklenmelidir; eksik varyantlar ayrımın sızmasına yol açar.

Coğrafya bazlı ayrım

Farklı bölgelerde farklı bütçe, farklı mesaj veya farklı hedef maliyet gerekiyorsa coğrafi ayrım yapılır.

Tipik durumlar: birden çok şehirde hizmet veren işletmelerde şehir bazlı kampanyalar, farklı ülkelere satış yapan e-ticaret sitelerinde ülke bazlı kampanyalar, ve performansı belirgin biçimde farklı olan bölgelerin ayrılması.

Ancak coğrafi ayrım da bölünme maliyeti taşır. Her şehre ayrı kampanya açmak, küçük şehirlerde öğrenmeye yetecek veri bulunmamasına yol açar. Pratik yaklaşım, benzer performanslı bölgeleri gruplamak ve yalnızca belirgin biçimde farklı olanları ayırmaktır.

Bütçe önceliğine göre ayrım

Bazı ürün veya hizmetler için bütçenin garanti edilmesi gerekir. Aynı kampanyada bulunduklarında, sistem bütçeyi en verimli alana yönlendirir ve öncelikli alan aç kalabilir.

Bu durum, stratejik önceliklerin performans önceliğinden farklı olduğu hâllerde ortaya çıkar: yeni bir ürünün tanıtılması, stok fazlası bir kategorinin eritilmesi, veya yüksek marjlı bir hizmetin öne çıkarılması.

Bu tür durumlarda ayrı kampanya kurmak meşrudur. Ancak ayırma kararı verilirken, ayrılan kampanyanın öğrenmeye yetecek dönüşüm hacmi üretip üretemeyeceği de değerlendirilmelidir.

Hedef değere göre ayrım

Farklı kâr marjına sahip ürün grupları, farklı hedef getiri değerleriyle yönetilmelidir. Hedef değer kampanya düzeyinde tanımlandığı için bu, kampanya ayrımı gerektirir.

Örnek olarak yüksek marjlı ürünlerde daha agresif bir hedef, düşük marjlılarda daha temkinli bir hedef belirlenebilir. Aynı kampanyada yönetildiklerinde tek bir ortalama hedef uygulanır ve ikisi de optimum noktadan uzaklaşır.

Bu ayrımın ön koşulu, marj bilgisinin sisteme aktarılabilmesidir. E-ticarette bu, ürün feed’indeki özel etiketlerle yapılır; hizmet işlerinde ise farklı dönüşüm değerleri atanarak.

Dil ve pazar ayrımı

Birden çok dilde reklam veren hesaplarda dil ayrımı zorunludur. Dil hedeflemesi kampanya düzeyinde tanımlanır ve metinler de dile göre yazılmalıdır.

Ayrıca farklı pazarlar farklı rekabet koşullarına sahiptir. Aynı kampanyada yönetildiklerinde, pahalı bir pazar ucuz bir pazarın bütçesini tüketebilir.

Uygulamada dikkat edilecek nokta, dil hedeflemesinin kullanıcının tarayıcı ve arama diline dayandığıdır. Türkiye’de yaşayan ama tarayıcı dili farklı olan kullanıcılar, yalnızca Türkçe hedeflenen kampanyalarda gözden kaçabilir.

Reklam grubu düzeyinde yapı

Reklam grubu, aynı niyeti paylaşan kelimelerin ve o niyete hitap eden metinlerin bulunduğu birimdir.

Grup kurarken sorulacak soru şudur: bu kelimelerin hepsine hitap eden tek bir metin yazabilir miyim? Cevap evetse grup doğru kurulmuştur; hayırsa bölmek gerekir.

Ayrıca her grubun kendi açılış sayfası olmalıdır. Farklı niyetleri temsil eden kelimeler aynı sayfaya gidiyorsa, sayfa hepsine birden hitap edemez ve dönüşüm oranı düşer.

Bir grupta kaç kelime olmalı?

Sabit bir sayı yoktur ama pratik bir ölçüt vardır: grup, tek bir metin setiyle hitap edilebilecek kadar dar olmalıdır.

Bu genellikle birkaç ile birkaç on kelime arasında bir aralık üretir. Yüzlerce kelime içeren gruplar neredeyse her zaman farklı niyetleri barındırır ve bölünmelidir.

Diğer uçta, her kelimeye ayrı grup açmak da yanlıştır. Bu yapı sinyali böler, yönetimi zorlaştırır ve gruplar aynı aramada birbiriyle yarışmaya başlar. Doğru nokta, niyet birliği sağlanan en geniş gruptur.

Tema temelli gruplama

Kelimeleri niyete göre gruplamanın pratik yolu, tema temelli düşünmektir. Her tema bir kullanıcı ihtiyacını temsil eder.

Örneğin bir hizmet işletmesinde temalar şöyle olabilir: hizmet adı aramaları, hizmet artı konum aramaları, fiyat ve maliyet aramaları, karşılaştırma aramaları, ve acil ihtiyaç aramaları.

Her tema farklı bir metin ve farklı bir açılış sayfası gerektirir. Fiyat arayan kullanıcıya fiyat bilgisi veren bir sayfa, acil ihtiyaç arayan kullanıcıya ise hızlı iletişim yolu sunan bir sayfa gösterilmelidir.

Eşleme türü ve yapı ilişkisi

Geçmişte yaygın bir yaklaşım, aynı kelimeyi farklı eşleme türleriyle ayrı gruplara koymaktı. Bu yapı bugün önerilmiyor.

Nedeni, eşleme türlerinin anlam temelli çalışmaya başlamasıdır: aynı arama, farklı eşleme türlerindeki kelimelerle eşleşebilir ve gruplar birbiriyle yarışır.

Bugünkü yaklaşım, eşleme türlerini aynı grupta kullanmak ve kontrolü negatif listelerle sağlamaktır. Geniş eşleme, güçlü bir negatif altyapısı ve düzenli arama terimi denetimiyle birlikte verimli çalışır; bu ikisi olmadan bütçe eritir.

Negatif yapısı

Negatif kelimeler de yapının bir parçasıdır ve hangi düzeyde tanımlandıkları önemlidir.

Hesap düzeyi: hiçbir koşulda görünmek istemediğiniz terimler. Kariyer terimleri, alakasız sektörler.

Kampanya düzeyi: kampanyalar arası ayrımı korumak için. Markasız kampanyada marka terimlerinin engellenmesi bunun tipik örneğidir.

Reklam grubu düzeyi: gruplar arasındaki niyet ayrımını korumak için. Bir grubun diğerinin trafiğini almasını engeller.

Bu üç düzeyin doğru kullanılması, yapının bütünlüğünü korur. Her şeyi hesap düzeyine eklemek, farklı kampanyalarda değerli olan trafiğin kesilmesine yol açar. Ayrıntı için negatif anahtar kelime rehberimize bakabilirsiniz.

Kampanya türlerinin bir arada yönetimi

Bir hesapta arama, alışveriş, görüntülü, video ve otomatik kampanyalar birlikte çalışabilir. Bunlar arasında öncelik ilişkileri vardır.

Genel kural olarak, tam eşleme ile eşleşen bir arama anahtar kelimesi öncelik kazanır. Bu, en değerli aramaları klasik kampanyalarda tutup geri kalanı otomatik kampanyalara bırakmayı mümkün kılar.

Ayrıca farklı kampanya türlerinin metrikleri kıyaslanabilir değildir. Görüntülü kampanyayla arama kampanyasını aynı dönüşüm maliyeti beklentisiyle değerlendirmek, kanalların doğasını göz ardı etmektir.

Otomatik kampanyaların yeri

Tüm envanteri kapsayan otomatik kampanyalar, hesap yapısında özel bir yer tutar çünkü kapsamları çok geniştir ve diğer kampanyalarla örtüşebilirler.

İşleyen kurgu şudur: en değerli ve niyeti en net aramalar klasik arama kampanyalarında yönetilir, geri kalan geniş talep alanı otomatik kampanyaya bırakılır.

Ayrıca otomatik kampanyalarda marka ayrımı yapmak kritiktir. Bu kampanyalar marka aramalarına girer ve raporları olduğundan iyi gösterir; hesap düzeyi negatiflerle marka terimlerinin engellenmesi, gerçek katkıyı görünür kılar. Ayrıntı için Performance Max rehberimize bakabilirsiniz.

Alışveriş kampanyası yapısı

Alışveriş kampanyalarında anahtar kelime tanımlanmaz; yapı ürün gruplarıyla kurulur.

Bölümleme için kullanılabilecek ölçütler: marj seviyesi, satış hacmi, ürün kategorisi, sezon durumu ve stok devir hızı. Bu bilgiler ürün feed’ine özel etiketlerle taşınır.

Bölümleme yapılmadığında sistem, en kolay dönüşen ürünlere yönelir; bunlar genellikle zaten talep gören ürünlerdir. Bölümleme, farklı ürün gruplarına farklı hedefler tanımlamayı ve bütçeyi kârlılığa göre yönlendirmeyi mümkün kılar.

E-ticaret hesap yapısı

E-ticaret hesaplarında tipik ve işleyen bir iskelet şöyledir.

Marka arama kampanyası: marka terimleri, ayrı bütçe. Markasız arama kampanyası: ürün ve kategori aramaları, tema temelli reklam gruplarıyla. Alışveriş veya otomatik kampanya: katalog temelli, marj bazlı bölümlemeyle. Yeniden pazarlama: siteyi ziyaret edenlere yönelik ayrı kurgu.

Bu dörtlü, çoğu e-ticaret hesabı için yeterlidir. Üzerine kampanya eklemeden önce, yeni kampanyanın hangi kampanya düzeyi ayarı farklı gerektirdiği sorulmalıdır.

Hizmet işletmesi hesap yapısı

Hizmet işletmelerinde yapı, hizmet hatları ve coğrafya üzerine kurulur.

Tipik iskelet: marka kampanyası, ana hizmet kampanyası (hizmet temelli reklam gruplarıyla), varsa yüksek öncelikli hizmet için ayrı kampanya, ve coğrafi ayrım gerekiyorsa bölge kampanyaları.

Hizmet işletmelerinde ek bir dikkat noktası dönüşüm hacmidir: talep genellikle düşük hacimlidir ve kampanya sayısı arttıkça hiçbiri öğrenmeye yetecek veri toplayamaz. Bu nedenle bu tür hesaplarda konsolidasyon daha da kritiktir.

Çok markalı ve çok şubeli yapılar

Birden çok markası veya şubesi olan kurumlarda, hesap sayısı da bir karar hâline gelir.

Tek hesapta yönetmek, dönüşüm verisinin ve öğrenmenin birleşmesini sağlar. Ayrı hesaplar ise faturalandırma, erişim yönetimi ve raporlama açısından netlik verir.

Pratik yaklaşım, aynı tüzel kişilik altındaki ve aynı ölçüm zeminini paylaşan işleri tek hesapta tutmaktır. Gerçekten ayrı markalar veya ayrı tüzel kişilikler ise ayrı hesaplarda yönetilir; bunlar bir yönetici hesabı altında toplanarak birlikte raporlanabilir.

Adlandırma düzeni

Kampanya ve reklam grubu adları, hesabın okunabilirliğini doğrudan belirler. Düzensiz adlandırma, birkaç ay sonra kimsenin anlamadığı bir hesap üretir.

İşleyen bir düzen, adı bir bilgi taşıyıcısı hâline getirir: kampanya türü, hedef kitle veya ürün grubu, coğrafya ve varsa dil bilgisi ada yansıtılır.

Adlandırma standardı yazılı hâle getirilmeli ve yeni kampanyalar bu standarda göre açılmalıdır. Bu, özellikle ekip değişikliklerinde ve ajans geçişlerinde büyük zaman kazandırır; hesabı devralan kişi yapıyı adlardan okuyabilir.

Mevcut hesabı yeniden yapılandırmak

Kötü kurulmuş bir hesabı düzeltmek, sıfırdan kurmaktan farklıdır: mevcut performans ve öğrenme birikimi risk altındadır.

Önce durum tespiti yapılır: kaç kampanya var, hangileri gerçekten farklı bir ayara ihtiyaç duyuyor, hangileri yeterli dönüşüm üretiyor, marka trafiği nerede?

Ardından bir hedef yapı çizilir ve mevcut yapıdan hedefe giden yol planlanır. Bu plan kademeli olmalıdır: tüm hesabı bir gecede değiştirmek, tüm kampanyaları aynı anda öğrenme aşamasına sokar ve performans birkaç hafta bozulur.

Geçişi yönetmek

Yeniden yapılandırma geçişinde birkaç kural, kayıpları en aza indirir.

Kademeli ilerleyin: aynı anda tüm kampanyaları değiştirmeyin; parça parça geçiş yapın. Başlangıç metriklerini kaydedin: geçiş öncesi performans yazılı hâle getirilmelidir. Yeni kampanyaları eski yapı çalışırken açın: geçiş dönemi boyunca kısa süreli örtüşme kabul edilebilir. Negatif ve hariç tutmaları taşımayı unutmayın: yeni yapıda eksik negatif listeleri, hızlı bütçe kaybına yol açar.

Ayrıca geçiş, sezon veya kampanya döneminde yapılmamalıdır. Öğrenme dönemindeki dalgalanmanın en pahalı olacağı zamanda yapı değiştirmek, gereksiz bir risktir.

Yapı denetimi

Hesap yapısı, zamanla kendiliğinden bozulur: yeni kampanyalar eklenir, eskiler durdurulmadan bırakılır, adlandırma standardı unutulur.

Çeyreklik bir denetim rutini bunu önler. Bakılacaklar: kaç kampanya aktif ve her birinin ayrı olma gerekçesi hâlâ geçerli mi, hangi kampanyalar öğrenmeye yetecek dönüşüm üretmiyor, marka ayrımı sızıyor mu, ve adlandırma standardına uyuluyor mu?

Bu denetimin en yaygın bulgusu, gereksiz kampanya sayısıdır. Zaman içinde eklenen ve gerekçesi unutulmuş kampanyaların birleştirilmesi, çoğu hesapta öğrenme hızını ve bütçe verimliliğini belirgin biçimde artırır.

Küçük hesaplarda yapı

Düşük bütçeli hesaplarda yapı kararı daha da kritiktir çünkü bölünmenin maliyeti oransal olarak çok daha yüksektir.

Küçük hesaplarda işleyen iskelet genellikle iki kampanyadan oluşur: bir marka kampanyası ve bir markasız kampanya. Markasız kampanya içinde niyete göre ayrılmış birkaç reklam grubu bulunur.

Bu yapının üzerine kampanya eklemek, çoğu küçük hesapta zarar verir. Bütçe bölündüğünde hiçbir kampanya öğrenmeye yetecek dönüşüm üretemez ve tümü öğrenme aşamasında sıkışır. Küçük hesaplarda büyüme, kampanya sayısını artırarak değil mevcut kampanyanın kapsamını genişleterek sağlanmalıdır.

Paylaşılan kaynaklar

Google Ads, birden çok kampanyada kullanılabilen paylaşılan kaynaklar sunar ve bunlar yapı yönetimini belirgin biçimde kolaylaştırır.

Kullanılabilecek paylaşılan kaynaklar: negatif anahtar kelime listeleri, kitle listeleri, teklif stratejileri, ve reklam varlıkları.

Bunların avantajı, tek bir yerde yapılan değişikliğin tüm ilgili kampanyalara yansımasıdır. Örneğin yeni bir negatif terim eklendiğinde, listeyi kullanan tüm kampanyalarda geçerli olur. Bu, özellikle çok kampanyalı hesaplarda hem zaman kazandırır hem tutarsızlığı önler. Paylaşılan kaynak kullanılmayan hesaplarda, aynı negatif terimin bazı kampanyalarda eklenip bazılarında unutulması sık görülür.

Sık yapılan 12 hata

  • Her kelimeye ayrı grup açmak. Sinyal bölünür, gruplar yarışır.
  • Farklı niyetleri aynı grupta tutmak. Metin hiçbirine hitap edemez.
  • Marka ve markasızı ayırmamak. Raporlar sistematik olarak yanıltıcı olur.
  • Gerekçesiz kampanya açmak. Bütçe bölünür, öğrenme yavaşlar.
  • Her şehre ayrı kampanya kurmak. Küçük bölgelerde veri birikmez.
  • Eşleme türlerine göre grup ayırmak. Gruplar aynı aramada yarışır.
  • Negatifleri tek düzeyde toplamak. Değerli trafik kesilir.
  • Farklı marjları aynı hedefle yönetmek. İkisi de optimumdan uzaklaşır.
  • Adlandırma standardı olmaması. Hesap birkaç ay sonra okunmaz hâle gelir.
  • Otomatik kampanyada marka ayrımı yapmamak. Katkı olduğundan iyi görünür.
  • Tüm hesabı bir gecede değiştirmek. Tüm kampanyalar öğrenmeye döner.
  • Yapıyı hiç denetlememek. Gereksiz kampanyalar birikir.

Glowy, İstanbul merkezli bir dijital pazarlama ajansı olarak Google Ads hesaplarını dönüşüm ölçümü ve teklif stratejisiyle ciro ya da lead hedefine göre yönetir. Ayrıntılar için Google Ads yönetimi sayfamıza bakabilirsiniz.

Sıkça sorulan sorular

Kaç kampanya kurmalıyım?

Sayı değil gerekçe belirleyicidir. Kampanya ayrımı, yalnızca kampanya düzeyinde tanımlanan bir ayarın farklı olması gerektiğinde yapılmalıdır: farklı bütçe önceliği, farklı hedef değer, farklı coğrafya veya dil, farklı zamanlama, marka ve markasız ayrımı, veya farklı kampanya türü. Bu listede olmayan gerekçelerle açılan kampanyalar yalnızca bütçeyi böler ve öğrenmeyi yavaşlatır. Her yeni kampanya için sorulacak soru şudur: mevcut bir kampanyanın bütçesini bölmekten başka ne yapacak?

Bir reklam grubunda kaç anahtar kelime olmalı?

Sabit bir sayı yoktur ama pratik ölçüt nettir: grup, tek bir metin setiyle hitap edilebilecek kadar dar olmalıdır. Kendinize şu soruyu sorun: bu kelimelerin hepsine hitap eden tek bir metin yazabilir miyim? Cevap evetse grup doğrudur. Yüzlerce kelime içeren gruplar neredeyse her zaman farklı niyetleri barındırır ve bölünmelidir; diğer uçta her kelimeye ayrı grup açmak da sinyali böler ve gruplar birbiriyle yarışır.

Marka kampanyasını neden ayırmalıyım?

Marka aramaları en ucuz ve en yüksek dönüşüm oranlı trafiktir. Markasız kampanyalarla karıştığında hesap ortalamalarını yanıltıcı biçimde iyileştirir ve markasız performansın gerçek durumu görünmez olur. Ayrım, marka kampanyasında marka terimlerini hedefleyip markasız kampanyalarda bu terimleri negatif olarak tanımlayarak yapılır. Negatif listeye marka adının yazım varyantları da eklenmelidir; eksik varyantlar ayrımın sızmasına yol açar.

Eşleme türlerine göre ayrı grup açmalı mıyım?

Hayır, bu yaklaşım bugün önerilmiyor. Nedeni, eşleme türlerinin anlam temelli çalışmaya başlamasıdır: aynı arama, farklı eşleme türlerindeki kelimelerle eşleşebilir ve gruplar birbiriyle yarışır. Bugünkü yaklaşım, eşleme türlerini aynı grupta kullanmak ve kontrolü negatif listelerle sağlamaktır. Geniş eşleme, güçlü negatif altyapısı ve düzenli arama terimi denetimiyle birlikte verimli çalışır.

Kötü kurulmuş bir hesabı nasıl düzeltmeliyim?

Kademeli olarak. Önce durum tespiti yapın: kaç kampanya var, hangileri gerçekten farklı bir ayara ihtiyaç duyuyor, hangileri yeterli dönüşüm üretiyor, marka trafiği nerede? Ardından hedef yapıyı çizin ve geçişi parça parça planlayın. Tüm hesabı bir gecede değiştirmek, tüm kampanyaları aynı anda öğrenme aşamasına sokar ve performans birkaç hafta bozulur. Ayrıca geçişi sezon veya kampanya döneminde yapmayın.

Hesap yapısını ne sıklıkla denetlemeliyim?

Çeyreklik bir rutin yeterlidir. Bakılacaklar: kaç kampanya aktif ve her birinin ayrı olma gerekçesi hâlâ geçerli mi, hangi kampanyalar öğrenmeye yetecek dönüşüm üretmiyor, marka ayrımı sızıyor mu, adlandırma standardına uyuluyor mu? Bu denetimin en yaygın bulgusu gereksiz kampanya sayısıdır; zaman içinde eklenmiş ve gerekçesi unutulmuş kampanyaların birleştirilmesi, öğrenme hızını ve bütçe verimliliğini belirgin biçimde artırır.

Terimler sözlüğü

  • Kampanya: Bütçe, teklif stratejisi ve hedefleme ayarlarının tanımlandığı katman.
  • Reklam grubu: Anahtar kelimeler ve metinlerin bulunduğu alt katman.
  • Konsolidasyon: Kampanya ve grup sayısını azaltarak sinyali toplama yaklaşımı.
  • Niyet birliği: Bir gruptaki kelimelerin aynı arama amacını taşıması.
  • Marka ayrımı: Marka ve markasız trafiğin ayrı kampanyalarda yönetilmesi.
  • Özel etiket: Ürün feed’ine eklenen ve bölümlemeyi mümkün kılan alan.
  • Yönetici hesabı: Birden çok reklam hesabını birlikte yöneten üst hesap.
  • Öğrenme dönemi: Yeni veya değiştirilmiş kampanyanın performansının oturmadığı süre.

Özet

Hesap yapısı, bir düzenleme meselesi değil bir performans meselesidir. Bütçenin dağılımını, otomatik tekliflerin öğrenme hızını ve raporların okunabilirliğini doğrudan belirler.

Yapıyı kuran tek ilke niyettir: aynı arama niyetini paylaşan kelimeler bir arada, farklı niyetler ayrı. Kampanya ayrımı ise yalnızca kampanya düzeyinde tanımlanan bir ayar farklı olması gerektiğinde yapılmalıdır.

Son olarak marka ayrımını ihmal etmeyin. Bu, neredeyse her hesapta yapılması gereken tek zorunlu ayrımdır; yapılmadığında hesabın tüm ortalamaları yanıltıcı olur ve markasız performansın gerçek durumu hiçbir zaman görünmez.

İlgili içerikler: Arama kampanyası kurulumu, negatif anahtar kelime, teklif stratejileri, Google Ads maliyeti.

top
Inactive