Category SEO
SEO fiyatları ve bütçelendirme konulu görsel

SEO fiyatlarını soran herkes aslında iki soruyu birden soruyor: “ne kadar tutar” ve “buna değer mi”. Bu rehber, Türkiye’de SEO hizmetinin nasıl fiyatlandığını, fiyatı belirleyen değişkenleri, hangi modelin hangi işletmeye uygun olduğunu, tekliflerin nasıl karşılaştırılacağını ve ucuz tekliflerin neden pahalıya patladığını anlatıyor. Sonunda, aldığınız teklifi değerlendirmek için kullanabileceğiniz somut bir kontrol listesi var.

Doğru soru nedir?

“SEO fiyatları” Türkiye’de ayda yaklaşık 880 kez aranıyor (Google Keyword Planner, Ağustos 2026, Türkiye, Türkçe). Bu aramaların büyük kısmı tek bir rakam bekliyor; oysa SEO, sabit içerikli bir ürün değil, kapsamı işletmeden işletmeye değişen bir hizmet.

Bunu somutlaştıralım. Otuz sayfalık bir hizmet sitesiyle, on beş bin ürünü ve on iki kategori kırılımı olan bir e-ticaret sitesi aynı işi gerektirmez. Birinde ayda birkaç günlük odaklı çalışma sonuç üretirken, diğerinde teknik ekip, içerik ekibi ve sürekli izleme gerekir. Bu yüzden tek bir liste fiyatı vermek yanıltıcı olur.

Daha kullanışlı soru şudur: “Hedeflediğim aramalarda görünür olmak için hangi işlerin yapılması gerekiyor ve o işler kaç kişi-gün tutuyor?” Fiyat, bu sorunun cevabından çıkar. Bu rehber, cevabı kendi işiniz için üretebilmeniz üzerine kurulu.

Fiyat neden bu kadar değişiyor?

Aynı işletme için alınan teklifler arasında kat kat fark olması olağandır ve bu fark her zaman “biri kazıklıyor” anlamına gelmez. Üç ayrı kaynaktan doğar.

Kapsam farkı. Bir teklif yalnızca aylık rapor ve birkaç öneri içerirken, diğeri içerik üretimi, teknik geliştirme desteği ve dijital halkla ilişkiler çalışmasını kapsıyor olabilir. İki teklifin fiyatı farklıdır çünkü satılan şey farklıdır.

Kaynak farkı. Tek kişinin yürüttüğü bir çalışma ile teknik SEO uzmanı, içerik editörü ve analistin birlikte çalıştığı bir ekip aynı maliyete sahip olamaz.

Sorumluluk farkı. Bazı ajanslar öneri üretir ve uygulamayı size bırakır; bazıları uygulamayı da üstlenir. İkincisi belirgin biçimde pahalıdır ama uygulanmayan öneri, sıfır getiri üretir.

Kritik nokta: Teklifleri karşılaştırırken toplam tutarı değil, “aylık kaç kişi-gün çalışma” ve “hangi işler kimin sorumluluğunda” bilgisini yan yana koyun. Bu iki bilgi olmadan yapılan fiyat karşılaştırması, elma ile armut karşılaştırmasıdır.

Fiyatlandırma modelleri

Piyasada dört ana model kullanılır: aylık sabit ücret (retainer), proje bazlı ücret, saatlik danışmanlık ve performansa dayalı modeller. Reklam yönetimi ve diğer kanallarda aynı modellerin nasıl işlediğini dijital pazarlama ajansı ücretleri rehberinde ele aldık. Her birinin uygun olduğu durum farklıdır ve yanlış model seçimi, iyi bir ekiple bile kötü sonuç üretir.

Aylık retainer modeli

En yaygın modeldir. Belirli bir aylık ücret karşılığında, tanımlı bir kapsam sürekli olarak yürütülür. SEO’nun doğasına en uygun modeldir çünkü SEO tek seferlik bir müdahale değil, süregiden bir çalışmadır.

Bu modelde dikkat edilecek nokta, kapsamın net tanımlanmasıdır. “Aylık SEO hizmeti” ifadesi hiçbir şey söylemez. İyi bir retainer sözleşmesi şunları sayısallaştırır: ayda kaç içerik üretilecek, kaç teknik denetim yapılacak, kaç saatlik geliştirme desteği verilecek, hangi raporlar hangi sıklıkta iletilecek.

Model, ilişkinin uzun süreceği ve sürekli bakım gerektiren siteler için uygundur: e-ticaret, çok şubeli işletmeler, sürekli içerik üreten yayınlar.

Proje bazlı fiyatlandırma

Başı ve sonu belli bir iş için sabit ücret alınır. Tipik örnekler: teknik SEO denetimi, site taşıma öncesi ve sonrası kontrol, kapsamlı anahtar kelime ve içerik planı, uluslararası yapı kurulumu.

Avantajı öngörülebilirliktir: ne alacağınız ve ne ödeyeceğiniz baştan bellidir. Dezavantajı, projenin bitiminde uygulamanın sizde kalmasıdır. Elinizde uygulama kapasitesi yoksa, mükemmel bir denetim raporu rafta kalır ve hiçbir getiri üretmez.

Proje modeli, iç ekibi olan ama belirli bir konuda dış uzmanlık isteyen şirketler için idealdir.

Saatlik ve danışmanlık modeli

Uygulama sizde, yön dışarıdadır. Aylık birkaç saatlik görüşmeyle önceliklendirme yapılır, ekip yönlendirilir, kararlar denetlenir.

Bu model, iç ekibi güçlü ama SEO deneyimi sınırlı şirketlerde çok verimlidir: göreli olarak düşük maliyetle, yanlış yöne gitmeyi engeller. Ancak ekipte uygulayacak kimse yoksa, danışmanlık yalnızca toplantı üretir.

Performansa dayalı modeller ve riskleri

“Birinci sayfaya çıkmazsak para almıyoruz” veya “sıralama başına ücret” biçimindeki teklifler ilk bakışta risksiz görünür. Pratikte üç sorun taşırlar.

Birincisi ölçüt sorunu. Hangi kelimede birinci olunacağı önceden konuşulmazsa, rekabeti düşük ve iş değeri olmayan kelimelerde sıralama alınıp başarı ilan edilebilir. “Markanızın adı + şehir” gibi zaten kazanılmış aramalar bu amaçla sık kullanılır.

İkincisi yöntem sorunu. Ödeme hızlı sonuca bağlandığında, hızlı ama riskli yöntemlere yönelme baskısı oluşur. Satın alınmış bağlantı ağlarıyla elde edilen kısa vadeli sıçramaların bedeli, genellikle sonraki yıl ödenir.

Üçüncüsü sahiplik sorunu. Bu modellerde çalışmanın önemli kısmı ajansın kontrolündeki varlıklarda yapılabilir; ilişki bittiğinde kazanım da gider.

Gelir paylaşımına dayalı modeller, ölçüm altyapısı sağlam ve taraflar arasında güven yerleşmiş ilişkilerde çalışabilir. Yeni bir ilişkiye bu modelle başlamak nadiren iyi sonuç verir.

Bir SEO bütçesi neye harcanır?

Fiyatın içinde ne olduğunu anlamak, fiyatı değerlendirmenin ön koşuludur. Tipik bir aylık çalışma şu kalemlerden oluşur:

  • Teknik çalışma. Tarama ve indeksleme sorunlarının tespiti, yönlendirme ve kanonik yönetimi, hız iyileştirmeleri, yapılandırılmış veri.
  • İçerik üretimi. Yeni sayfa ve rehberler, mevcut sayfaların genişletilmesi, kategori ve ürün metinleri.
  • Bilgi mimarisi. Konu kümeleri, iç bağlantı düzeni, sayfaların birbiriyle yarışmasının önlenmesi.
  • Otorite çalışması. Bağlantı kazanma, dijital halkla ilişkiler, sektörel işbirlikleri.
  • Ölçüm ve raporlama. Panel kurulumu, veri doğrulama, aylık analiz ve öncelik güncellemesi.
  • Araç maliyetleri. Tarama araçları, sıralama takibi, içerik analiz araçları.
  • Koordinasyon. Geliştirici ekiple çalışma, brief hazırlama, düzeltme döngüleri.

Bir teklifte bu kalemlerin hangilerinin bulunduğunu görmek, tutarı anlamlandırmanın en hızlı yoludur.

Fiyatı belirleyen 8 değişken

  • Site büyüklüğü. Sayfa sayısı arttıkça teknik yönetim ve içerik hacmi büyür.
  • Rekabet yoğunluğu. Hedef aramalarda köklü ve güçlü siteler varsa, aynı sonucu almak çok daha fazla çalışma gerektirir.
  • Mevcut durum. Ciddi teknik borcu olan veya geçmişte riskli yöntem kullanılmış bir sitede, ilk aylar temizlikle geçer.
  • Altyapı esnekliği. Kapalı bir e-ticaret altyapısında yapılabilecekler sınırlıdır; bazı düzeltmeler ek geliştirme maliyeti doğurur.
  • İçerik ihtiyacı. Yeni içerik ağırlıklı bir strateji, teknik ağırlıklı bir stratejiden pahalıdır.
  • Dil ve ülke sayısı. Her ek pazar, kendi araştırmasını ve içeriğini gerektirir.
  • Uygulama sorumluluğu. Uygulamanın ajansta olması, danışmanlığa göre belirgin biçimde maliyetlidir.
  • Raporlama derinliği. Özel panel, veri ambarı entegrasyonu ve düzenli analiz oturumları ek kaynak gerektirir.

Kapsamın içinde ne olmalı?

Asgari bir SEO hizmetinde şunların bulunması beklenir: başlangıç denetimi ve öncelik planı, teknik sorunların takibi ve çözüm takibi, anahtar kelime ve içerik planı, düzenli içerik veya içerik brief üretimi, iç bağlantı yönetimi, aylık performans raporu ve bir sonraki dönemin planı.

Bunların dışında kalan ama sık ihtiyaç duyulan kalemler ayrı konuşulmalıdır: geliştirme işleri, görsel üretimi, çeviri, dijital halkla ilişkiler bütçesi. Bu kalemlerin kimin bütçesinden çıkacağı sözleşmede net değilse, çalışmanın ortasında tıkanma yaşanır.

Ucuz teklifin gerçek maliyeti

Çok düşük fiyatlı teklifler genellikle üç yoldan birini izler. Birincisi, iş hacmini asgariye indirmektir: ayda birkaç saatlik çalışma, otomatik üretilmiş rapor, uygulanmayan öneriler. Bu durumda ödenen para küçüktür ama karşılığı da yoktur; kaybedilen asıl şey zamandır.

İkincisi, ölçeklenebilir ama değersiz iş üretmektir: birbirine benzeyen düşük kaliteli içerikler, otomatik dizin kayıtları, toplu bağlantı paketleri. Bunlar kısa vadede rapor doldurur, orta vadede siteye zarar verir.

Üçüncüsü ve en pahalısı, riskli yöntemlerdir. Satın alınmış bağlantı ağları veya yapay içerik üretimiyle elde edilen sıçramalar, algoritma güncellemelerinde geri alınır ve toparlanma süreci, baştan doğru çalışmaktan çok daha uzun sürer.

Riskli bağlantı yöntemlerinin ayrıntısını backlink rehberimizde ele alıyoruz.

Pahalı teklif her zaman iyi mi?

Hayır. Yüksek fiyat, tek başına yetkinlik göstergesi değildir. Yüksek fiyatı haklı çıkaran şey, teklifte tanımlanan çalışma hacmi ve ekibin bileşimidir.

Şu iki durum yüksek fiyatı sorgulatmalıdır: kapsamda somut çıktı yerine genel ifadeler varsa (“marka görünürlüğünün artırılması”, “sürekli optimizasyon”), veya ekip yapısı belirsizse. Kim çalışacak, kaç kişi, ne kadar zaman ayıracak? Bu soruların net cevabı yoksa fiyatın karşılığı da nettir denemez.

İç kaynak mı, ajans mı, serbest çalışan mı?

Üç seçeneğin de uygun olduğu durumlar vardır.

  • İç ekip, sürekli ve yoğun SEO ihtiyacı olan büyük sitelerde mantıklıdır. Ürün ve teknik ekiple aynı odada olmanın hız avantajı büyüktür. Ancak tek kişilik bir iç ekip, teknik SEO’dan içerik editörlüğüne kadar her alanda derinlik sağlayamaz.
  • Ajans, çok sayıda uzmanlığa aynı anda ihtiyaç duyulduğunda ve çalışmanın sürekli olması gerektiğinde uygundur. Farklı sektörlerden gelen deneyim, doğru sorunu daha hızlı bulmayı sağlar.
  • Serbest çalışan, kapsamı dar ve net işlerde maliyet açısından avantajlıdır. Riski, tek kişiye bağımlılık ve kapasite sınırıdır.

Çoğu orta ölçekli işletmede en verimli kurgu karma modeldir: içeride koordinasyon ve içerik üretimi, dışarıda teknik uzmanlık ve strateji.

Getiriyi hesaplamak

SEO harcamasının getirisini hesaplamak, reklamdan daha zordur ama imkânsız değildir. Yöntem, organik kanalın ürettiği markasız gelirin zaman içindeki değişimini izlemektir.

Marka aramalarının dâhil edilmesi, hesabı ciddi biçimde bozar: markanızı arayan kişi zaten sizi tanıyordur ve o trafiği SEO çalışmasının kazandırdığını söylemek yanlıştır. Bu ayrımı yapmadan üretilen “SEO şu kadar gelir getirdi” raporları, gerçekte reklamın ve marka bilinirliğinin etkisini SEO hanesine yazar.

İkinci bir kıyas ölçütü, aynı trafiği reklamla satın almanın maliyetidir. Organik olarak gelen markasız ziyaretlerin, aynı aramalarda reklamla elde edilmesi durumunda ne kadar tutacağını hesaplamak, SEO yatırımının büyüklüğünü karşılaştırılabilir hâle getirir. Bu hesap tek başına yeterli değildir ama yönetim kuruluna anlatırken en anlaşılır çerçevedir. Ölçüm kurulumu için Search Console rehberimize bakabilirsiniz.

Ne kadar sürede sonuç?

Süre, üç şeye bağlıdır: sitenin mevcut durumu, rekabetin sertliği ve ayrılan kaynak. Yine de tipik bir akış tarif edilebilir.

İlk üç ay zemin dönemidir; bu dönemde beklenen çıktı sıralama değil, teknik engellerin kalkması, doğru sayfaların dizine girmesi ve içerik planının işlemeye başlamasıdır. Dördüncü aydan itibaren gösterim ve markasız tıklamalarda hareket görülmeye başlanır. Gelir etkisinin belirginleşmesi ise genellikle daha sonrasını bulur.

Bu sürelerin garanti olmadığını, sitenin geçmişine ve rekabete göre belirgin biçimde değişebileceğini baştan konuşmak, ilişkinin sağlığı açısından önemlidir.

Sözleşmede aranacak maddeler

  • Kapsamın sayısallaşmış tanımı. Ayda kaç içerik, kaç saat teknik çalışma, hangi raporlar.
  • Sahiplik. Üretilen içeriğin, hesapların ve panellerin mülkiyeti sizde olmalıdır.
  • Erişim düzeni. Search Console, analitik ve içerik yönetim sistemine erişim, ajansın hesabında değil sizin hesabınızda tanımlanmalıdır.
  • Fesih koşulları. Bildirim süresi ve devir teslim yükümlülüğü.
  • Devir teslim içeriği. İlişki bittiğinde hangi belgelerin ve verilerin teslim edileceği.
  • Bağlantı politikası. Ücretli bağlantı kullanılıp kullanılmayacağı açıkça yazılmalıdır.
  • Raporlama ritmi. Aylık rapor ve üç aylık strateji gözden geçirmesi.

Teklif alırken sorulacak 12 soru

  • Bu teklifi hazırlarken sitemde hangi sorunları tespit ettiniz?
  • İlk üç ayda somut olarak hangi işler yapılacak?
  • Ekipte kim çalışacak ve her biri aylık kaç saat ayıracak?
  • İçerik üretimi kapsamda mı, kaç adet ve hangi uzunlukta?
  • Teknik düzeltmeleri siz mi uygulayacaksınız, biz mi?
  • Bağlantı çalışması yapılacaksa yöntem ne olacak?
  • Başarıyı hangi göstergelerle ölçeceğiz?
  • Marka ve markasız trafiği raporlarda ayırıyor musunuz?
  • Hangi araçları kullanıyorsunuz ve maliyetleri kime ait?
  • Benzer büyüklükte ve sektörde hangi işleri yürüttünüz?
  • Aylık toplantı ve raporlama ritmi ne olacak?
  • İlişki biterse elimde ne kalacak?

Uzak durulması gereken vaatler

Şu ifadeler, teklifin ciddiyetini sorgulamak için yeterlidir: “Google ile özel anlaşmamız var” (böyle bir şey yoktur), “bir ayda birinci sayfa garantisi” (sıralama garanti edilemez), “sınırsız anahtar kelime” (kaynak sınırsız değildir), “aylık 500 backlink” (sayı odaklı bağlantı üretimi risklidir), “tamamen otomatik SEO” (denetimsiz otomasyon, ölçekli hata üretir).

Bu vaatlerin ortak özelliği, ölçülebilir bir iş tanımı yerine duygusal bir güvence satmalarıdır. İyi bir teklif güvence değil, plan satar.

İşletme tipine göre kapsam

Aynı hizmet adı altında satılan iş, işletme tipine göre kökten değişir. Teklifi değerlendirirken kendi tipinizi bilmek, kapsamın doğru olup olmadığını anlamanın en hızlı yoludur.

  • Yerel hizmet işletmesi. Ağırlık; işletme profili yönetimi, konum sayfaları, yorum akışı ve yerel bağlantılardadır. Sayfa sayısı azdır, teknik yük hafiftir; çalışmanın büyük kısmı yerel görünürlüğe gider.
  • Kurumsal hizmet sitesi. Odak, hizmet sayfalarının derinleştirilmesi ve konu otoritesi kurmaktır. İçerik ağırlıklı bir çalışmadır; teknik taraf genellikle bir kereye mahsus düzeltmelerle çözülür.
  • E-ticaret. En karmaşık tiptir. Kategori mimarisi, filtre yönetimi, varyant ve tükenen ürün kuralları, feed kalitesi ve sürekli teknik bakım gerekir. Çalışma hacmi diğerlerinin belirgin biçimde üzerindedir.
  • Pazaryeri veya çok satıcılı yapı. Ölçek nedeniyle şablon düzeyinde çalışılır; tek tek sayfa optimizasyonu mümkün değildir. Veri ve otomasyon becerisi gerektirir.
  • Yayın ve içerik sitesi. Odak, üretim hızı, konu kümeleri ve arşiv yönetimidir. Teknik tarafta tarama bütçesi öne çıkar.

Teklifte kendi tipinize özgü kalemleri göremiyorsanız, o teklif büyük olasılıkla şablondan üretilmiştir.

Teklif isterken ajansa ne vermelisiniz?

Teklif kalitesi, verilen bilginin kalitesine bağlıdır. Eksik bilgiyle hazırlanan teklifler ya gereğinden yüksek çıkar (risk primi eklenir) ya da kapsamı sonradan tartışma konusu olur.

Paylaşılması gereken asgari bilgi şudur: hangi ürün veya hizmetlerin öncelikli olduğu, hedef coğrafya ve dil, mevcut aylık organik trafik ve gelir bilgisi, kullanılan altyapı ve geliştirme kapasitesi, geçmişte yapılmış SEO çalışmaları ve varsa bilinen sorunlar, iç ekipte kimin hangi işi üstlenebileceği ve gerçekçi bir bütçe aralığı.

Bütçe aralığını gizlemek yaygın bir alışkanlıktır ama işe yaramaz: aralık bilinmediğinde ajans ya kapsamı tahmin eder ya da en geniş kapsamı sunar. Aralığı paylaşmak, o bütçeyle ne yapılabileceğinin somut biçimde konuşulmasını sağlar.

İlk ayda ne olmalı?

İlişkinin ilk ayı, sonraki tüm ayların kalitesini belirler. Bu dönemde beklenmesi gereken çıktılar nettir.

Öncelikle bir başlangıç durumu tespiti: sitenin teknik durumu, mevcut görünürlüğü, hangi sayfaların hangi aramalardan trafik aldığı ve en belirgin sorunlar. Ardından bir öncelik planı: hangi işin neden önce yapılacağı, tahmini etkisi ve gereken kaynak. Üçüncü olarak ölçüm zemininin doğrulanması: analitik ve Search Console kurulumlarının çalıştığından, marka ve markasız trafiğin ayrılabildiğinden emin olunması.

İlk ayın sonunda elinizde sıralama tablosu değil, uygulanabilir bir yol haritası olmalıdır. Bu üç çıktı gelmiyorsa, ilişkinin ilerleyen aylarında da net bir yön beklemek gerçekçi değildir.

Raporlamada aranacaklar

Rapor, ödediğiniz paranın karşılığını görmenin tek yoludur ama çoğu rapor bunu sağlamaz. İyi bir SEO raporunda şunlar bulunur:

  • Markasız organik trafik ve gelir. Marka aramaları ayrı gösterilmelidir; birlikte raporlanan veri, çalışmanın etkisini olduğundan iyi gösterir.
  • Yapılan işlerin listesi. Ay içinde neyin tamamlandığı, neyin beklediği ve neden beklediği.
  • Öncelikli sayfaların performansı. Tüm site ortalaması değil, üzerinde çalışılan sayfaların gösterim, konum ve tıklama değişimi.
  • Teknik durum özeti. Dizin durumu, yeni oluşan hatalar ve çözülenler.
  • Bir sonraki ayın planı. Rapor geçmişi anlatmakla kalmamalı, önümüzdeki dönemi tanımlamalıdır.

İçinde yalnızca sıralama tablosu ve otomatik araç çıktısı olan raporlar, ne yapıldığını göstermez; yalnızca bir şeyler olduğunu ima eder.

Ajans değiştirirken dikkat

Geçiş dönemleri, en çok değer kaybedilen anlardır. Kayıpları önlemenin yolu, ayrılık kararı verilmeden önce hazırlık yapmaktır.

Devralınması gereken varlıklar şunlardır: Search Console ve analitik mülklerinin sahipliği, üretilen içeriklerin kaynak dosyaları, anahtar kelime ve içerik planı, yapılmış teknik değişikliklerin kaydı, varsa bağlantı çalışmalarının listesi ve tüm hesap erişimleri. Bu varlıkların ajansın kendi hesabında bulunması durumunda devir, iyi niyete bağlı kalır.

Yeni ajansın ilk işi de bir devir denetimi olmalıdır: geçmişte yapılmış riskli çalışma var mı, hangi sayfalar hangi aramalardan trafik alıyor, hangi teknik borç devralınıyor? Bu denetim atlandığında, önceki dönemin sorunları aylar sonra ve nedeni anlaşılmadan ortaya çıkar.

Sıkça sorulan sorular

SEO hizmetinin aylık fiyatı ne kadar?

Tek bir rakam vermek yanıltıcı olur çünkü fiyat, satılan iş hacmine göre belirlenir. Otuz sayfalık bir hizmet sitesiyle on binlerce ürünlü bir e-ticaret sitesi aynı çalışmayı gerektirmez. Fiyatı anlamanın doğru yolu, teklifte aylık kaç kişi-gün çalışma olduğuna ve hangi kalemlerin (teknik, içerik, otorite, raporlama) kapsandığına bakmaktır. Aynı işletme için alınan iki teklif arasındaki fark, çoğunlukla kapsam farkından doğar.

Ucuz SEO hizmeti almanın riski nedir?

Üç tipik risk vardır. Birincisi hiçbir şey yapılmamasıdır: ödenen tutar küçüktür ama karşılığı da yoktur, kaybedilen asıl şey zamandır. İkincisi düşük kaliteli ölçekli üretimdir: birbirine benzeyen içerikler ve toplu bağlantı paketleri kısa vadede rapor doldurur, orta vadede siteye zarar verir. Üçüncüsü riskli yöntemlerdir; algoritma güncellemelerinde geri alınır ve toparlanma, baştan doğru çalışmaktan uzun sürer.

SEO’da sıralama garantisi verilebilir mi?

Hayır. Sıralama, Google’ın algoritmasına, rakiplerin eş zamanlı çalışmalarına ve arama sonuç sayfasının sürekli değişen yapısına bağlıdır; hiçbiri hizmet sağlayıcının kontrolünde değildir. Garanti verildiği söylenen durumlarda genellikle rekabeti olmayan ve iş değeri taşımayan kelimeler seçilir. Sorulması gereken, sıralama garantisi değil, hangi işlerin yapılacağı ve başarının hangi göstergelerle ölçüleceğidir.

Proje bazlı mı yoksa aylık anlaşma mı daha mantıklı?

İç kaynağınıza bağlıdır. Uygulayacak ekibiniz varsa ve belirli bir konuda dış uzmanlık istiyorsanız proje modeli daha verimlidir: kapsam ve maliyet baştan bellidir. Uygulama kapasiteniz yoksa proje sonunda elinizde uygulanmamış bir rapor kalır. Sürekli bakım gerektiren siteler ve içerik ağırlıklı stratejiler için aylık model daha uygundur.

SEO yatırımının geri dönüşünü nasıl hesaplarım?

Organik kanalın ürettiği markasız gelirin zaman içindeki değişimini izleyin. Marka aramalarını dâhil etmek hesabı bozar, çünkü markanızı arayan kişi zaten sizi tanıyordur. İkinci bir kıyas ölçütü, aynı markasız trafiği reklamla satın almanın maliyetidir; bu hesap, yatırımın büyüklüğünü karşılaştırılabilir hâle getirir. Her iki yöntemde de ölçümün doğru kurulmuş olması ön koşuldur. Bütçeyi SEO ile reklam arasında nasıl bölebileceğinizi SEO mu Google Ads mi rehberinde anlattık.

SEO’ya bir kez yatırım yapıp bırakabilir miyim?

Teknik düzeltmelerin bir kısmı kalıcıdır ve üretilen içerik uzun süre değer üretmeye devam eder; bu anlamda SEO birikimli bir yatırımdır. Ancak rakipler çalışmayı sürdürür, arama sonuç sayfası değişir, içerik zamanla güncelliğini yitirir ve site geliştikçe yeni teknik sorunlar doğar. Çalışmayı tamamen durdurmak, kazanılan konumun zamanla erimesi anlamına gelir.

Terimler sözlüğü

  • Retainer: Tanımlı bir kapsamın sürekli yürütülmesi karşılığında ödenen aylık sabit ücret.
  • Kapsam: Hizmetin içinde yer alan somut işlerin listesi ve miktarı.
  • Teknik SEO: Sitenin taranabilirliği, indekslenmesi, hızı ve yapısal kurulumuyla ilgili çalışmalar.
  • Markasız trafik: Marka adı içermeyen aramalardan gelen ziyaretler; SEO’nun gerçek göstergesi.
  • Denetim (audit): Sitenin mevcut durumunu ve öncelikli sorunlarını çıkaran kapsamlı inceleme.
  • Otorite çalışması: Başka sitelerden bağlantı ve bahis kazanmaya yönelik çalışmalar.
  • Kişi-gün: Bir kişinin bir tam gün çalışmasına karşılık gelen iş hacmi birimi.
  • Devir teslim: İlişki sonlandığında verilerin, içeriklerin ve erişimlerin müşteriye aktarılması.

Özet

SEO fiyatı, bir liste fiyatı değil bir iş hacmi karşılığıdır. Aynı işletme için gelen teklifler arasındaki farkın büyük kısmı, satılan işin miktarından ve sorumluluğun kimde olduğundan doğar.

Teklifleri değerlendirirken toplam tutara değil üç şeye bakın: kapsamın sayısallaşmış tanımı, ekibin bileşimi ve aylık ayrılan zaman, başarının hangi göstergeyle ölçüleceği. Bu üçü net olan bir teklif, tutarı ne olursa olsun değerlendirilebilir; olmayan bir teklif ise ucuz olsa bile risklidir.

Son olarak sıralama garantisi vaat eden, “Google ile özel anlaşma” iddiasında bulunan veya sayı odaklı bağlantı paketi satan tekliflerden uzak durun. İyi bir SEO teklifi güvence değil, uygulanabilir bir plan sunar.

İlgili içerikler: SEO nedir, teknik SEO kontrol listesi, backlink rehberi, SEO hizmetimiz.

top
Inactive