WordPress, kutudan çıktığı hâliyle arama motorlarıyla iyi geçinir; ancak varsayılan ayarların bir kısmı ve eklenti ekosisteminin getirdiği alışkanlıklar, zamanla ciddi SEO sorunları üretir. Bu rehber, WordPress’e özgü ayarları, arşiv sayfası yönetimini, hız sorunlarını, çoklu dil kurulumlarını, WooCommerce tarafındaki tuzakları ve güvenlik ile SEO ilişkisini uygulanabilir bir sırayla anlatıyor.
İçindekiler
- WordPress SEO’su neden ayrı ele alınır?
- Kalıcı bağlantı yapısı
- Arama motoru görünürlüğü ayarı
- SEO eklentisi seçimi
- Başlık ve açıklama şablonları
- Arşiv sayfalarını yönetmek
- Ek dosya sayfaları
- Sayfalama ve kanonik
- Özel içerik türleri
- Görsel yönetimi
- Hız: WordPress’in asıl sorunu
- Tema seçimi ve sayfa oluşturucular
- Eklenti yükü ve temizlik
- Önbellek ve barındırma
- Yapılandırılmış veri
- Site haritası ve robots.txt
- Çok dilli kurulumlar
- WooCommerce’e özgü konular
- Yorumlar ve spam
- Güvenlik ve SEO ilişkisi
- Site taşıma ve tema değişikliği
- Kurulum kontrol listesi
- İçerik üretim düzeni
- Kategori yapısı ve konu kümeleri
- İzleme ve bakım rutini
- Sık yapılan 12 hata
- Sıkça sorulan sorular
- Terimler sözlüğü
- Özet
WordPress SEO’su neden ayrı ele alınır?
WordPress, dünyanın en yaygın içerik yönetim sistemi ve Türkiye’de de yoğun kullanılıyor: “wordpress seo” ve yakın varyantları ayda yaklaşık 140 kez aranıyor (Google Keyword Planner, Ağustos 2026, Türkiye, Türkçe).
Ayrı ele alınmasının nedeni, sistemin kendine özgü davranışlarıdır. WordPress varsayılan olarak çok sayıda arşiv sayfası üretir, her yüklenen görsel için ayrı bir sayfa oluşturur ve eklenti ekosistemi nedeniyle iki kurulum neredeyse hiçbir zaman birbirine benzemez.
İyi haber şudur: bu sorunların büyük kısmı bir kereye mahsus ayarlarla çözülür. Kötü haber ise şudur: çözülmediğinde sessizce birikir ve site büyüdükçe etkileri artar.
Kalıcı bağlantı yapısı
Varsayılan kurulumda adresler tarih ve sayı içerebilir. Bu, hem okunabilirliği düşürür hem de içeriği gereksiz yere tarihe bağlar.
Önerilen yapı, yazı adını temel alan sade bir biçimdir. Kategori adını adrese eklemek tartışmalıdır: hiyerarşiyi netleştirir ama kategori değişikliklerinde adres değişmesine ve yönlendirme yükü doğmasına yol açar.
En kritik kural şudur: yapı yayına aldıktan sonra değiştirilmemelidir. Değiştirmek zorunda kalırsanız, eskisinden yenisine kalıcı yönlendirme kurmak şarttır; aksi hâlde tüm sayfalar birikimini kaybeder ve dış bağlantılar kırılır.
Arama motoru görünürlüğü ayarı
WordPress’in okuma ayarlarında, arama motorlarını engelleyen bir seçenek bulunur. Bu seçenek geliştirme aşamasında işaretlenir ve yayına geçerken kaldırılması unutulur.
Sonuç, sitenin tamamının arama sonuçlarından uzak kalmasıdır. Belirtiler birkaç hafta içinde ortaya çıkar: yeni içerikler dizine girmez, mevcut sayfalar kaybolmaya başlar.
Bu, WordPress kurulumlarında en sık ve en pahalı görülen tek hatadır. Yayına alma kontrol listesinin ilk maddesi bu olmalıdır; ayrıca dizin durumunun ilk hafta içinde kontrol edilmesi, sorunun erken yakalanmasını sağlar.
Kritik nokta: Site yayına alındıktan bir hafta sonra Search Console’da hiç gösterim yoksa, önce bu ayarı ve robots.txt dosyasını kontrol edin. Vakaların büyük kısmında sorun içerikte değil, bu iki yerdedir.
SEO eklentisi seçimi
WordPress ekosisteminde birden çok yetkin SEO eklentisi vardır ve aralarındaki fark, çoğu site için belirleyici değildir. Hepsi temel işlevleri sunar: başlık ve açıklama yönetimi, site haritası üretimi, yapılandırılmış veri, dizin kontrolü ve yönlendirme yönetimi.
Seçim yaparken bakılacaklar şunlardır: yönlendirme yönetiminin dâhil olup olmadığı, yapılandırılmış veri desteğinin kapsamı, çoklu dil eklentileriyle uyumu ve performans etkisi.
Kritik kural: aynı anda iki SEO eklentisi çalıştırmayın. İkisi de başlık etiketi ve site haritası üretmeye çalışır; sonuç çakışan çıktılar ve teşhis edilmesi zor hatalardır. Eklenti değiştirirken de veri aktarımı yapılmalı ve eskisi tamamen kaldırılmalıdır.
Başlık ve açıklama şablonları
SEO eklentileri, içerik türlerine göre başlık ve açıklama şablonları tanımlamanıza izin verir. Bu, yüzlerce sayfayı tek tek düzenlemekten kurtarır.
İyi bir şablon kurgusu şöyledir: yazı ve sayfalarda başlık ile marka adı; kategori arşivlerinde kategori adı ve tanımlayıcı bir ek; ürünlerde ürün adı ve varsa marka bilgisi.
Ancak şablon, önemli sayfalar için son söz olmamalıdır. Ana sayfa, ana hizmet sayfaları ve en çok trafik alan içerikler için başlıklar elle yazılmalıdır. Şablon uzun başlıklarda kesilmeye yol açabilir; bu yüzden yayın öncesi önizleme kontrol edilmelidir.
Arşiv sayfalarını yönetmek
WordPress varsayılan olarak birçok arşiv üretir: kategori, etiket, yazar, tarih ve biçim arşivleri. Bunların çoğu ince içeriklidir ve dizine girdiğinde sitenin genel kalite algısını düşürür.
Pratik yaklaşım şudur. Kategori arşivleri genellikle dizine açık kalmalıdır; bunlar konu kümelerini temsil eder ve kendi tanım metinleri yazıldığında değerli sayfalara dönüşür. Etiket arşivleri çoğu sitede dizin dışı bırakılmalıdır; sistemli bir etiket stratejisi yoksa bunlar yalnızca yinelenme üretir. Yazar arşivleri tek yazarlı sitelerde dizin dışı bırakılır, çok yazarlı yayınlarda açık tutulabilir. Tarih ve biçim arşivleri neredeyse her zaman dizin dışı bırakılmalıdır.
Bu ayarlar robots.txt ile değil, eklenti üzerinden noindex ile yapılmalıdır; taramayı engellemek etiketin okunmasını da engeller.
Ek dosya sayfaları
WordPress, yüklenen her görsel için ayrı bir sayfa oluşturur. Bu sayfalar genellikle yalnızca görseli içerir ve hiçbir değer üretmez.
Yüzlerce görseli olan bir sitede bu, yüzlerce boş sayfa demektir. Dizine girdiklerinde hem kalite algısını düşürür hem de arama sonuçlarında kullanıcıyı boş sayfalara götürür.
Çözüm basittir: SEO eklentilerinin çoğu, ek dosya sayfalarını doğrudan görselin kendisine yönlendiren bir seçenek sunar. Bu seçenek etkinleştirilmelidir. Alternatif olarak bu sayfalar dizin dışı bırakılabilir; ancak yönlendirme daha temiz bir çözümdür.
Sayfalama ve kanonik
Blog ve kategori arşivleri sayfalandığında, ikinci ve sonraki sayfalar oluşur. Bu sayfaların yönetimi sık karıştırılır.
Yaygın bir hata, tüm sayfalama sayfalarının kanonik olarak ilk sayfayı işaret etmesidir. Bu yanlıştır: ikinci sayfa farklı içerik listeler ve kendi kanonik adresini taşımalıdır. Aksi hâlde ikinci sayfadaki içeriklere ulaşan tarama yolu zayıflar.
Doğru kurgu şudur: her sayfalama sayfası kendi kanonik adresini taşır, başlıklarında sayfa numarası belirtilir ve site haritasına genellikle yalnızca ilk sayfa dâhil edilir.
Özel içerik türleri
Portföy, referans, hizmet veya kaynak gibi özel içerik türleri, eklentiler veya tema tarafından oluşturulur. Her biri kendi arşiv sayfasını da beraberinde getirir.
Burada iki karar verilmelidir: bu içerik türü tekil sayfalarıyla dizine girmeli mi, ve arşiv sayfası değerli bir liste sayfası mı yoksa gereksiz bir yinelenme mi?
Sık görülen sorun, tema veya eklentiyle gelen ve hiç kullanılmayan içerik türlerinin arşiv sayfalarının boş olarak dizine girmesidir. Kullanılmayan içerik türleri devre dışı bırakılmalı veya arşivleri kapatılmalıdır.
Görsel yönetimi
Görseller, WordPress sitelerinde sayfa ağırlığının büyük kısmını oluşturur. Üç noktada iyileştirme yapılabilir.
Boyut: yüklemeden önce görsellerin makul boyutlara indirilmesi, sonradan yapılan her optimizasyondan etkilidir. Ek olarak modern görsel formatlarına dönüştürme eklentileri kullanılabilir.
Alt metin: her görsele, içeriğini tarif eden bir alt metin yazılmalıdır. Bu, hem erişilebilirlik hem görsel arama görünürlüğü içindir; anahtar kelime doldurma alanı değildir.
Tembel yükleme: ekranda görünmeyen görsellerin ertelenmesi. WordPress bunu artık büyük ölçüde kendisi yapar; ancak ilk ekranda görünen görselde tembel yükleme kullanmak, hızı düşürür ve kaçınılmalıdır.
Hız: WordPress’in asıl sorunu
WordPress sitelerinin en yaygın teknik sorunu hızdır ve nedeni genellikle sistemin kendisi değil, üzerine eklenen katmanlardır.
Hızı düşüren tipik etkenler: çok sayıda eklentinin her sayfada betik ve stil yüklemesi, ağır sayfa oluşturucu temaları, optimize edilmemiş görseller, harici kaynaklardan yüklenen yazı tipleri ve betikler, ve zayıf barındırma altyapısı.
Etkili müdahale sırası şudur: önce görselleri düzeltin, sonra kullanılmayan eklentileri kaldırın, ardından bir önbellek çözümü kurun, en sonunda tema ve altyapı kararlarını gözden geçirin. Ölçüm yöntemleri için site hızı rehberimize bakabilirsiniz.
Tema seçimi ve sayfa oluşturucular
Tema seçimi, sitenin hem görünümünü hem performansını uzun vadede belirler. Görsel olarak zengin çok amaçlı temalar, genellikle kullanmayacağınız onlarca özelliği de beraberinde getirir.
Sayfa oluşturucular ise esneklik sağlar ama üretilen kodun ağırlığı artar. Bu, kaçınılmaz bir bedel değildir; doğru yapılandırıldığında ve gereksiz modüller devre dışı bırakıldığında kabul edilebilir sonuçlar alınabilir.
Dikkat edilecek bir başka nokta, başlık hiyerarşisidir. Sayfa oluşturucularda başlıklar görsel boyut için seçilir ve bu, yapıyı bozar. Her sayfada tek H1 bulunmalı ve alt başlıklar anlam sırasına göre kullanılmalıdır. Ayrıntı için sayfa içi SEO rehberimiz var.
Eklenti yükü ve temizlik
Zamanla biriken eklentiler, WordPress kurulumlarının sessiz yüküdür. Her biri veri tabanı sorgusu, betik ve stil ekler.
Düzenli temizlik için basit bir yöntem: kullanılmayan eklentileri yalnızca devre dışı bırakmakla kalmayıp tamamen silin, aynı işi yapan birden çok eklentiyi tekilleştirin, ve uzun süredir güncellenmeyen eklentileri değiştirin.
Ek olarak, bazı eklentiler yalnızca belirli sayfalarda gerekli olduğu hâlde her sayfada kaynak yükler. Koşullu yükleme sağlayan çözümlerle bu yük belirgin biçimde azaltılabilir.
Önbellek ve barındırma
Önbellekleme, WordPress’te en yüksek getirili tek teknik iyileştirmedir. Sayfa her ziyaretçi için yeniden üretilmek yerine hazır hâliyle sunulur.
Katmanlar şunlardır: sayfa önbelleği, tarayıcı önbelleği, nesne önbelleği ve içerik dağıtım ağı. Çoğu site için ilk ikisi belirgin fark yaratır; yüksek trafikli sitelerde diğerleri devreye girer.
Barındırma tarafında ise ucuz paylaşımlı planlar, kaynak sınırları nedeniyle yavaş yanıt sürelerine yol açar. Sunucu yanıt süresi, hiçbir eklentiyle telafi edilemeyecek temel bir kısıttır; bu nedenle barındırma kararı, performans kararıdır.
Yapılandırılmış veri
SEO eklentileri, temel şemaları otomatik üretir: kuruluş, web sitesi, ekmek kırıntısı ve makale. Bu genellikle iyi bir başlangıçtır.
Dikkat edilecek nokta, birden çok kaynağın aynı şemayı üretmesidir. Tema, SEO eklentisi ve ayrı bir şema eklentisi aynı anda çalışıyorsa çakışan veya çelişen işaretlemeler oluşur.
Kurulumdan sonra test araçlarıyla her sayfa türü kontrol edilmelidir. Ayrıntılı bilgi için yapılandırılmış veri rehberimize bakabilirsiniz.
Site haritası ve robots.txt
WordPress kendi site haritasını üretir, SEO eklentileri de üretir. İkisinin aynı anda aktif olması karışıklık yaratır; eklenti kullanılıyorsa yerleşik harita devre dışı bırakılmalıdır.
Haritada olmaması gerekenler nettir: dizin dışı bırakılan arşivler, ek dosya sayfaları ve kullanılmayan içerik türleri. Eklentinin bu ayarları, arşiv kararlarınızla tutarlı olmalıdır.
robots.txt tarafında ise varsayılan yapı çoğu site için yeterlidir. Yaygın bir hata, eklenti dizinini tamamen engellemektir; bu, sayfanın düzgün işlenmesi için gereken stil ve betik dosyalarını da kapatabilir. Konu ayrıntısı için robots.txt rehberimiz var.
Çok dilli kurulumlar
WordPress’te çoklu dil, eklentilerle sağlanır ve kurulum yöntemi SEO sonucunu doğrudan etkiler.
Doğru kurgunun üç koşulu vardır: her dil sürümünün kendi benzersiz adresi olması, sürümlerin karşılıklı olarak birbirini dil eşleşmesiyle işaret etmesi, ve dil değiştiricinin eşdeğer sayfaya yönlendirmesi. Tüm dilleri ana sayfaya yönlendiren dil değiştiriciler yaygın bir hatadır.
Ek olarak, ücretsiz sürümlerin bazı kısıtları vardır; örneğin aynı adres kısmının iki dilde kullanılması sorun çıkarabilir. Kurulum kararı verilirken bu kısıtların önceden bilinmesi, sonradan yapılacak zorlu göçleri önler.
WooCommerce’e özgü konular
WooCommerce kullanan sitelerde ek bir katman devreye girer ve tipik sorunlar şunlardır.
Ürün etiketleri ve nitelik arşivleri: çok sayıda ince içerikli sayfa üretir; dizin dışı bırakılmalıdır. Filtre ve sıralama adresleri: sonsuz kombinasyon doğurur; arama hacmi olanlar dışında dizine kapatılmalıdır. Sepet, ödeme ve hesap sayfaları: dizine girmemelidir. Varyant adresleri: kanonik ana ürün olmalıdır. Stokta olmayan ürünler: silinmeden önce kalıcı yönlendirme kararı verilmelidir.
Ayrıca ürün şeması, fiyat ve stok bilgisiyle anlık uyumlu olmalıdır. Ayrıntılı yaklaşım için e-ticaret SEO rehberimize bakabilirsiniz.
Yorumlar ve spam
Yorum bölümü, gerçek kullanıcı katkısı ürettiğinde değerlidir; ancak denetimsiz bırakıldığında spam bağlantı deposuna dönüşür.
Temel önlemler şunlardır: yorum onayını zorunlu kılmak, güvenilir bir spam filtresi kullanmak, çok sayıda bağlantı içeren yorumları otomatik olarak beklemeye almak, ve eski yazılarda yorumları kapatmak.
Ayrıca yorum sayfalamasının ürettiği ek adresler, gereksiz yere dizine girebilir. Bu adreslerin kanonik yönetimi kontrol edilmelidir.
Güvenlik ve SEO ilişkisi
Güvenlik, doğrudan bir sıralama faktörü değildir ama ele geçirilmiş bir site, arama görünürlüğünü tamamen kaybedebilir. WordPress’in yaygınlığı, onu otomatik saldırıların birincil hedeflerinden biri yapıyor.
Tipik saldırı sonucu, siteye gizlenmiş spam sayfalar ve bağlantılar eklenmesidir. Bunlar genellikle yalnızca arama motoru botlarına gösterilir; site sahibi normal ziyaretinde hiçbir şey fark etmez.
Erken tespit için iki kontrol yeterlidir: Search Console’daki güvenlik bildirimleri ve dizine giren sayfa sayısındaki açıklanamayan artışlar. Ani sayfa artışı, neredeyse her zaman ya teknik bir yinelenme ya da güvenlik ihlali anlamına gelir.
Site taşıma ve tema değişikliği
Tema değişikliği, göründüğünden riskli bir işlemdir. Yeni tema, başlık hiyerarşisini, yapılandırılmış veriyi ve iç bağlantı yapısını değiştirebilir.
Değişiklik öncesi kayda alınması gerekenler: mevcut başlık ve açıklama yapısı, sayfa hızı değerleri, dizine giren sayfa sayısı ve en çok trafik alan sayfaların performansı. Bu başlangıç fotoğrafı olmadan, sonradan oluşan sorunun kaynağını bulmak zorlaşır.
Adres yapısı değişiyorsa yönlendirme haritası önceden hazırlanmalıdır. Yayın sonrası ilk hafta, dizin durumu ve tarama hataları günlük izlenmelidir.
Kurulum kontrol listesi
- Arama motoru görünürlüğü ayarı açık mı?
- Kalıcı bağlantı yapısı sade ve kalıcı mı?
- Tek bir SEO eklentisi mi çalışıyor?
- Etiket, yazar ve tarih arşivleri dizin dışı mı?
- Ek dosya sayfaları yönlendiriliyor mu?
- Sayfalama sayfaları kendi kanoniğini taşıyor mu?
- Kullanılmayan içerik türleri kapatıldı mı?
- Görseller sıkıştırıldı ve alt metinleri yazıldı mı?
- Önbellek çözümü kurulu mu?
- Site haritası tek kaynaktan mı üretiliyor?
- Şema işaretlemesi çakışıyor mu?
- Güvenlik bildirimleri ve dizin sayısı izleniyor mu?
İçerik üretim düzeni
WordPress’in en büyük avantajı, içerik üretimini kolaylaştırmasıdır. Ancak kolaylık, disiplinsiz üretime de davetiye çıkarır: yıllar içinde birbirine benzeyen, zayıf ve birbirini zayıflatan yüzlerce yazı birikir.
Sağlıklı bir düzenin üç unsuru vardır. Yayın öncesi kontrol: her yazı için hedeflenen arama kümesi belirlenmiş mi, aynı kümeyi hedefleyen başka bir yazı var mı, iç bağlantılar verildi mi? Taslak disiplini: yayına hazır olmayan içerikler taslakta kalmalı, yarım yayınlanıp sonra tamamlanmamalıdır. Arşiv bakımı: yılda en az bir kez içerik envanteri çıkarılıp performans göstermeyen yazılar için karar verilmelidir.
Envanter kararları üç seçenekten biridir: genişlet ve güncelle, güçlü bir yazıyla birleştir, veya kaldırıp uygun bir sayfaya yönlendir. Hiçbir şey yapmamak, dördüncü ve en maliyetli seçenektir.
Kategori yapısı ve konu kümeleri
WordPress’te kategoriler yalnızca bir düzenleme aracı değil, sitenin konu haritasıdır. İyi kurulduğunda kategori sayfaları kendi başlarına trafik alan varlıklara dönüşür.
Pratik ilkeler şunlardır: kategori sayısını sınırlı tutun, her kategorinin altında yeterli sayıda içerik bulunsun, kategori adları gerçek arama diline yakın olsun, ve her kategori sayfasına o konuyu tanıtan gerçek bir metin yazın.
Sık görülen hata, her yeni yazı için yeni kategori açmaktır. Sonuçta altında iki yazı bulunan onlarca kategori oluşur; bunların hiçbiri kendi başına değer üretmez ve site yapısı dağılır. Etiketler ise farklı bir işlev taşır ve kategori yerine kullanılmamalıdır.
İzleme ve bakım rutini
WordPress kurulumları, dokunulmasa bile zamanla değişir: eklentiler kendini günceller, tema güncellemeleri gelir, barındırma sağlayıcısı yapılandırma değiştirir. Bu nedenle düzenli bir kontrol rutini şarttır.
Haftalık: Search Console’da dizin durumu ve güvenlik bildirimleri, kritik sayfaların açılıp açılmadığı. Aylık: tarama aracıyla teknik denetim, sayfa hızı ölçümü, eklenti envanteri. Çeyreklik: içerik envanteri, iç bağlantı gözden geçirmesi, yedekleme ve geri yükleme testi.
Bu rutinin en çok atlanan maddesi geri yükleme testidir. Yedek almak yeterli değildir; yedeğin gerçekten geri yüklenebildiği test edilmelidir. Bir güvenlik olayında veya bozuk güncellemede, çalışmayan bir yedek hiç yedek olmamasıyla aynı anlama gelir.
Sık yapılan 12 hata
- Görünürlük ayarını açık unutmak. Sitenin tamamı arama dışı kalır.
- İki SEO eklentisi çalıştırmak. Çakışan başlık ve site haritaları üretir.
- Kalıcı bağlantı yapısını sonradan değiştirmek. Tüm birikim kaybolur.
- Etiket arşivlerini dizine açık bırakmak. İnce içerikli sayfa yığını doğurur.
- Ek dosya sayfalarını yönetmemek. Yüzlerce boş sayfa dizine girer.
- Sayfalamada hepsini ilk sayfaya kanonikleştirmek. Derin içerik zayıflar.
- Eklenti dizinini robots.txt ile engellemek. Sayfa bozuk işlenir.
- Sayfa oluşturucuda başlıkları boyut için seçmek. Yapı bozulur.
- Kullanılmayan eklentileri silmemek. Yük ve güvenlik riski birikir.
- Ucuz barındırmada hız aramak. Sunucu yanıt süresi telafi edilemez.
- Tema değişikliğini ölçümsüz yapmak. Sorunun kaynağı bulunamaz.
- Güvenlik bildirimlerini izlememek. Gizli spam sayfalar geç fark edilir.
Glowy, İstanbul merkezli bir dijital pazarlama ajansı olarak teknik SEO, içerik planı ve otorite çalışmasını e-ticaret ve hizmet siteleri için birlikte yürütür. Ayrıntılar için SEO hizmeti sayfamıza bakabilirsiniz.
Sıkça sorulan sorular
WordPress SEO için hangi eklentiyi kullanmalıyım?
Ekosistemdeki yetkin eklentiler arasındaki fark, çoğu site için belirleyici değildir; hepsi başlık ve açıklama yönetimi, site haritası, yapılandırılmış veri ve dizin kontrolü sunar. Seçimde bakılacaklar: yönlendirme yönetiminin dâhil olup olmadığı, şema desteğinin kapsamı, çoklu dil eklentileriyle uyum ve performans etkisi. Asıl kritik kural eklenti markası değil, aynı anda yalnızca bir SEO eklentisi çalıştırmaktır.
Etiket arşivlerini dizine kapatmalı mıyım?
Çoğu sitede evet. Sistemli bir etiket stratejisi yoksa etiket arşivleri, kategori arşivleriyle büyük ölçüde örtüşen ince içerikli sayfalar üretir ve sitenin genel kalite algısını düşürür. İstisna, etiketlerin gerçekten ayrı bir konu kümesini temsil ettiği ve kendi tanım metni yazılmış olduğu kurgulardır. Kapatma işlemi robots.txt ile değil, eklenti üzerinden noindex ile yapılmalıdır.
WordPress sitem neden yavaş?
Neredeyse her zaman sistemin kendisi değil üzerine eklenen katmanlar sorumludur: çok sayıda eklentinin her sayfada betik ve stil yüklemesi, ağır sayfa oluşturucu temaları, optimize edilmemiş görseller, harici kaynaklardan yüklenen yazı tipleri ve zayıf barındırma. Etkili müdahale sırası şudur: önce görseller, sonra kullanılmayan eklentilerin kaldırılması, ardından önbellek, en son tema ve altyapı kararları.
Kalıcı bağlantı yapısını sonradan değiştirebilir miyim?
Teknik olarak mümkündür ama risklidir. Adres değiştiğinde o sayfanın biriktirdiği tüm değer sıfırlanır ve dış bağlantılar kırılır. Değiştirmek zorunda kalırsanız eskisinden yenisine kalıcı yönlendirme kurmak şarttır ve bu yönlendirmeler kalıcı olarak korunmalıdır. Mümkünse yapıyı en baştan doğru seçmek ve sonradan dokunmamak en güvenli yoldur.
Ek dosya sayfaları neden sorun çıkarıyor?
WordPress yüklenen her görsel için ayrı bir sayfa oluşturur ve bu sayfalar genellikle yalnızca görseli içerir. Yüzlerce görseli olan bir sitede bu, yüzlerce boş sayfa demektir; dizine girdiklerinde hem kalite algısını düşürür hem de kullanıcıyı boş sayfalara götürür. Çözüm, SEO eklentilerinin sunduğu yönlendirme seçeneğini etkinleştirmektir; alternatif olarak bu sayfalar dizin dışı bırakılabilir.
WooCommerce sitelerinde en kritik SEO ayarı hangisi?
Tek bir ayar seçmek gerekirse filtre ve sıralama adreslerinin yönetimidir. Bu adresler sonsuz kombinasyon üretir, tarama bütçesini eritir ve dizini şişirir. Arama hacmi olan filtre kombinasyonları kendi başlığı ve metni olan sayfalara dönüştürülüp açık bırakılmalı, geri kalanlar kapatılmalıdır. Bunun yanında ürün etiketleri ile nitelik arşivlerinin dizin dışı bırakılması da yüksek öncelikli bir düzeltmedir.
Terimler sözlüğü
- Kalıcı bağlantı: WordPress’te sayfa adreslerinin oluşturulma yapısı.
- Arşiv sayfası: Kategori, etiket, yazar veya tarihe göre içerik listeleyen otomatik sayfa.
- Ek dosya sayfası: Yüklenen her medya için otomatik oluşturulan sayfa.
- Özel içerik türü: Yazı ve sayfa dışında tanımlanan içerik yapısı.
- Sayfa oluşturucu: Görsel arayüzle sayfa tasarlamayı sağlayan eklenti.
- Önbellek: Sayfanın hazır hâlinin saklanarak hızlı sunulması.
- noindex: Sayfanın dizine alınmamasını isteyen etiket.
- Kanonik: Bir içeriğin asıl sürümü olarak belirlenen adres.
Özet
WordPress’te SEO çalışmasının büyük kısmı, bir kereye mahsus doğru ayarlar yapmaktan ibarettir: görünürlük ayarı, kalıcı bağlantı yapısı, arşiv yönetimi, ek dosya sayfaları ve tek bir SEO eklentisi.
Bu temeller kurulduktan sonra asıl fark yaratan iki alan kalır: hız ve içerik. Hız tarafında sorun neredeyse her zaman eklentiler, görseller ve barındırmadır; içerik tarafında ise sorun her zamanki gibi niyet uyumu ve kapsamdır.
Son olarak WordPress’in yaygınlığının bir bedeli olduğunu unutmayın: güvenlik bildirimlerini ve dizine giren sayfa sayısını izlemek, sessizce eklenen spam içeriklerin aylar sonra değil günler içinde fark edilmesini sağlar.
İlgili içerikler: Teknik SEO kontrol listesi, site hızı rehberi, sayfa içi SEO, e-ticaret SEO.