Category SEO
Anahtar kelime araştırması nasıl yapılır konulu görsel

Anahtar kelime araştırması, “hangi kelimede sıralanalım” listesi çıkarmak değildir. İyi yapıldığında müşterinin kafasındaki soruları, kullandığı kelimeleri ve satın alma yolculuğunun hangi aşamasında olduğunu gösterir; yani hem SEO içerik planınızı hem reklam kampanyalarınızı hem de site yapınızı belirler. Bu rehber, araştırmayı sıfırdan yapmayı, veriyi doğru okumayı ve çıkan listeyi uygulanabilir bir plana çevirmeyi anlatıyor.

Anahtar kelime araştırması nedir?

Anahtar kelime araştırması, hedef kitlenizin sizi veya çözdüğünüz sorunu bulmak için hangi ifadeleri kullandığını tespit etme çalışmasıdır. Çıktısı bir kelime listesi gibi görünür ama gerçek çıktısı bir haritadır: hangi konularda içerik gerekiyor, hangi sayfa hangi ihtiyacı karşılıyor, hangi aramalarda reklam vermek mantıklı.

Bu çalışmanın atlanması, en yaygın ve en pahalı pazarlama hatalarından biridir. Kimsenin aramadığı bir konuda yazılan on sayfalık rehber, aylarca hiç ziyaretçi almaz. Aynı emek, gerçek talebi olan bir konuya harcandığında yıllarca trafik getirir.

Neden hem SEO hem reklamın temeli?

Araştırmanın çıktısı iki kanalı birden besler ve bu, en verimli kısmıdır.

SEO tarafında hangi sayfaların yazılacağını, sayfa başlıklarını, site yapısını ve iç linkleme mantığını belirler. Bir konu kümesinin merkezinde hangi sayfanın duracağı, ancak arama verisi bilinerek kararlaştırılabilir.

Reklam tarafında ise hangi kelimelere teklif verileceğini, hangilerinin negatif listeye ekleneceğini ve reklam metinlerinin hangi ifadeleri içereceğini söyler. Ayrıca Keyword Planner’daki teklif tahminleri, bir kanalın ekonomik olup olmadığını daha kampanya açılmadan görmeyi sağlar.

İki kanalın birlikte kullanılması ayrı bir avantaj yaratır: reklam verisi, hangi kelimenin gerçekten satış getirdiğini haftalar içinde gösterir. SEO’da bunu öğrenmek aylar sürer. Yani reklam, içerik yatırımının nereye yapılacağını test etmenin en hızlı yoludur.

Temel kavramlar: hacim, rekabet, niyet

Arama hacmi, bir ifadenin aylık ortalama kaç kez arandığıdır. Ortalama olduğu için mevsimselliği gizler; yaz aylarında patlayan bir kelime, yıllık ortalamada mütevazı görünebilir. Bu yüzden aylık dağılıma da bakmak gerekir.

Rekabet, iki farklı şeyi ifade edebilir ve karıştırılması yaygın bir hatadır. Keyword Planner’daki rekabet göstergesi, reklam rekabetini ölçer; o kelimede organik olarak sıralanmanın zorluğunu göstermez. Organik zorluk için sonuç sayfasına bakmak, kimlerin sıralandığını ve içeriklerinin ne kadar güçlü olduğunu değerlendirmek gerekir.

Niyet, üç kavram içinde en önemlisidir. Yüksek hacimli ama niyeti zayıf bir kelime, düşük hacimli ama satın almaya yakın bir kelimeden daha az değerli olabilir. “Ayakkabı” ayda çok aranır; “42 numara koşu ayakkabısı fiyat” ise satın alır.

Arama niyeti: dört tür

  • Bilgi arayan: Öğrenmek istiyor. “nedir”, “nasıl yapılır”, “neden” içeren sorgular. Rehber ve açıklayıcı içerik gerektirir.
  • Gezinme: Belirli bir yere gitmek istiyor. Marka adı ve giriş sayfaları.
  • Ticari araştırma: Karşılaştırıyor, seçiyor. “en iyi”, “hangisi”, “karşılaştırma”, “fiyatları”, “yorumları”. Satın almaya yakın ve genelde en değerli aşama.
  • İşlem: Almaya hazır. “satın al”, “sipariş”, “teklif al”, “randevu”.

Niyeti anlamanın en güvenilir yolu tahmin etmek değil, o kelimeyi aratıp sonuç sayfasına bakmaktır. Google zaten hangi tür içeriğin uygun olduğuna karar vermiştir; sonuçlar blog yazılarıysa hizmet sayfasıyla o sıralamaya girmeye çalışmak boşunadır, sonuçlar ürün kategorileriyse rehber yazarak yer bulamazsınız.

Bu kontrol, araştırmanın en çok atlanan ama en yüksek getirili adımıdır. Beş dakikalık bir bakış, aylar sürecek yanlış bir içerik yatırımını önler.

Veri kaynakları

Farklı kaynaklar farklı sorulara cevap verir ve hiçbiri tek başına yeterli değildir.

  • Google Keyword Planner: Ücretsiz ve gerçek hacim verisi verir. Reklam hesabı harcama yapıyorsa net rakam, yapmıyorsa aralık gösterir. Türkiye ve Türkçe kırılımı yapılabilir.
  • Google Search Console: Zaten gösterim aldığınız sorgular. Kendi sitenize özel olduğu için en isabetli kaynaktır.
  • Arama önerileri ve ilgili aramalar: Google’ın kendi tamamlamaları, gerçek kullanıcı davranışını yansıtır.
  • “İnsanlar bunları da sordu” kutusu: Soru tabanlı içerik için ücretsiz bir hazine.
  • Site içi arama verisi: Kullanıcının sitenizde bulamadığı şeyi doğrudan söyler.
  • Müşteri hizmetleri ve satış kayıtları: Müşterinin ürünü nasıl adlandırdığını gösterir; bu genelde şirket içi terminolojiden farklıdır.
  • Üçüncü taraf araçlar: Rakip analizi ve zorluk tahmini için kullanışlıdır; hacim rakamlarını ise tahmin olarak okumak gerekir.

Adım adım araştırma süreci

  1. Tohum kelimeleri çıkarın. İşinizi tanımlayan 5-10 temel ifadeyle başlayın. Satış ekibine müşterilerin telefonda hangi kelimeleri kullandığını sorun.
  2. Genişletin. Keyword Planner ve arama önerileriyle listeyi büyütün. Bu aşamada eleme yapmayın, topladıkça toplayın.
  3. Hacim ve maliyet verisi ekleyin. Her ifadenin aylık hacmi, rekabeti ve tahmini tıklama maliyeti.
  4. Niyeti etiketleyin. Her kelimenin hangi niyet türüne girdiğini işaretleyin; şüphelendiklerinizde sonuç sayfasına bakın.
  5. Alakasızları eleyin. İşinizle ilgisi olmayan, satmadığınız ürünlere ait veya coğrafi olarak dışınızda kalan ifadeleri çıkarın. Bu liste aynı zamanda reklam negatif listenizin temeli olur.
  6. Kümeleyin. Aynı ihtiyacı ifade eden varyantları tek grupta toplayın.
  7. Sayfalara eşleyin. Her kümeyi mevcut bir sayfaya atayın veya yeni sayfa ihtiyacı olarak işaretleyin.
  8. Önceliklendirin. Ticari değer, hacim ve ulaşılabilirliğe göre sıralayın.

Keyword Planner’ı doğru kullanmak

Ücretsiz olmasına rağmen çoğu kullanıcı aracın yarısını kullanmaz. Dikkat edilecek noktalar:

  • Dil ve konumu doğru ayarlayın. Türkçe ve Türkiye seçilmediğinde rakamlar tamamen farklı çıkar.
  • Aralık yerine net sayı istiyorsanız hesabın aktif harcaması olması gerekir. Aralıklı veriyle de çalışılabilir ama karşılaştırma zorlaşır.
  • Aylık dağılıma bakın. Mevsimsel ürünlerde yıllık ortalama yanıltıcıdır.
  • Sayfa üstü teklif aralıklarını okuyun. Bu rakam, o kelimede reklam vermenin maliyetini ve dolaylı olarak ticari değerini gösterir. Yüksek teklif, o kelimenin para kazandırdığının işaretidir.
  • Fikirleri URL’den de üretin. Kendi sitenizi veya bir rakibinizi girerek o sayfayla ilgili kelime önerileri alabilirsiniz.
  • Yakın varyantları birleştirmeyin. Araç bazen benzer ifadeleri ayrı satırlarda gösterir; toplamak yerine hangisinin daha çok kullanıldığına bakın, bu yazım tercihini belirler.

Search Console: en değerli kaynak

Search Console, sizin hakkınızda gerçek veriyi veren tek kaynaktır. Diğer araçlar tahmin yürütürken burası kaç gösterim aldığınızı ve kaç tıklama geldiğini bilir.

Araştırma için üç kullanım biçimi öne çıkar. Birincisi ikinci sayfa fırsatları: ortalama konumu 8 ile 20 arasında olan sorgular, Google’ın sizi zaten alakalı bulduğu ama üste koymadığı ifadelerdir; bunları iyileştirmek yeni içerik yazmaktan hızlı sonuç verir. İkincisi beklenmedik sorgular: hiç hedeflemediğiniz halde gösterim aldığınız ifadeler, farkında olmadığınız bir talebi işaret eder. Üçüncüsü soru sorguları: düzenli ifade filtresiyle soru kalıplarını ayıklamak, içerik başlığı üretmenin en hızlı yoludur.

Aracın kullanımını Search Console rehberimizde ayrıntılı anlattık.

Müşteriyle konuşmak: araçların göremediği veri – Anahtar Kelime Araştırması Nasıl Yapılır?

Müşteriyle konuşmak: araçların göremediği veri

Anahtar kelime araçları, insanların ne yazdığını gösterir; neden yazdığını göstermez. Bu boşluğu kapatmanın yolu, veri toplamayı ekranın dışına taşımaktır.

  • Satış görüşmelerini dinleyin. Müşteri ürünü nasıl tarif ediyor, hangi kelimeyi kullanıyor, hangi karşılaştırmayı yapıyor? Şirket içi terminoloji ile müşterinin dili arasındaki fark, çoğu sitede içeriğin neden tutmadığını açıklar.
  • Destek kayıtlarını tarayın. En sık gelen sorular, en çok aranan konuların da habercisidir.
  • Yorumları okuyun. Kendi ürününüzün ve rakiplerin yorumlarında geçen ifadeler, doğal dil örnekleridir.
  • Kısa anketler yapın. “Bu ürünü ararken ne yazdınız?” sorusu, arama davranışını doğrudan öğrenmenin en kestirme yoludur.
  • Forumlara ve topluluklara bakın. İnsanların birbirine sorduğu sorular, arama motoruna yazdıklarının uzun halidir.

Bu kaynaklardan çıkan ifadeleri araca girip hacmini kontrol etmek, araştırmayı hem daha isabetli hem rakiplerinizin listesinden farklı kılar. Herkesin aynı aracı kullandığı bir ortamda fark, araçların dışındaki veriden çıkar.

Rakip analizi

Rakiplerin hangi kelimelerde trafik aldığını görmek, kendi listenizi hızla büyütür. Ancak dikkat: rakibinizin sıralandığı her kelime sizin için uygun değildir. Analiz ederken şunlara bakın:

  • Hangi sayfalar trafik alıyor? Kategori mi, rehber mi, ürün mü? Bu, hangi içerik türünün o sektörde işlediğini gösterir.
  • Hangi kelimelerde birden fazla rakip var? Ortak kelimeler, kategorinin merkezindeki talebi işaret eder.
  • Hangi kelimelerde kimse iyi bir içerik yapmamış? Sonuç sayfasındaki içerikler zayıfsa, orası sizin için fırsattır.
  • İçerik derinliği ne kadar? İlk sıradaki sayfaların kapsamı, sizin ne kadar derin yazmanız gerektiğini söyler.

Rakip listesini kopyalamak yerine, boşlukları aramak daha verimlidir. Herkesin yazdığı konuda onuncu içerik olmak yerine, kimsenin doğru dürüst cevaplamadığı soruyu cevaplamak çok daha hızlı sonuç verir.

Uzun kuyruk ve soru sorguları

Uzun kuyruk, hacmi düşük ama niyeti net olan uzun ifadelerdir. Tek tek küçük görünürler; toplamda ise arama hacminin büyük bölümünü oluştururlar.

Yeni veya küçük siteler için uzun kuyruk, tek gerçekçi başlangıç noktasıdır. Ana kelimede on binlerce siteyle yarışmak yerine, ayda birkaç yüz kez aranan ama sizin cevaplayabileceğiniz spesifik bir soruda birinci olmak hem hızlı hem sürdürülebilirdir.

Soru sorguları ise ayrı bir değere sahiptir: hem uzun kuyruğun doğal parçasıdırlar hem de öne çıkan snippet ve yapay zeka özetlerinde kaynak gösterilme ihtimalleri yüksektir. İçerik planınızda her ana konu için sekiz on soru başlığı bulundurmak, kümelerin doğal biçimde büyümesini sağlar.

Kümeleme: kelimeleri sayfalara dağıtmak

Araştırmanın en kritik adımı budur ve en sık yanlış yapılan da burasıdır. Her kelime için ayrı sayfa açmak, birbirine çok benzeyen onlarca zayıf sayfa üretir.

Doğru yaklaşım, aynı ihtiyacı ifade eden tüm varyantları tek sayfada toplamaktır. “seo nedir”, “seo ne demek”, “seo nasıl yapılır” üç ayrı sayfa değil, tek bir kapsamlı içeriğin farklı sorulma biçimleridir. Kümelendiğinde tek sayfa hepsinde sıralanabilir.

Kümeleri ayırmanın pratik testi: iki kelimeyi ayrı ayrı aratın. Sonuç sayfalarındaki siteler büyük ölçüde aynıysa, aynı sayfa iki kelimeyi de karşılayabilir. Sonuçlar farklıysa, Google onları farklı ihtiyaçlar olarak görüyor demektir ve ayrı sayfa gerekir.

Küme yapısı belirlendikten sonra sayfalar arası ilişki kurulur: merkeze kapsamlı bir temel sayfa, etrafına alt konuları detaylandıran içerikler ve hepsi birbirine iç linklerle bağlı. Bu yapı hem kullanıcıyı hem arama motorunu yönlendirir.

Kelime yamyamlığından kaçınmak

Kelime yamyamlığı, aynı sorgu için birden fazla sayfanızın yarışmasıdır. Sonuç: Google hangisini göstereceğine karar veremez, ikisi de olması gereken sıranın altında kalır.

Tespit etmek kolaydır: Search Console’da bir sorguyu filtreleyin ve Sayfalar sekmesine bakın. Aynı sorguda birden fazla sayfanız gösterim alıyorsa sorun vardır.

Çözüm seçenekleri: sayfaları birleştirip birini diğerine yönlendirmek, birini farklı bir niyete göre yeniden konumlandırmak, ya da zayıf olanı indeks dışı bırakmak. Hangisinin doğru olduğu, sayfaların ticari değerine bağlıdır.

Bu sorun genelde plansız içerik üretiminden doğar: her ay “bir şeyler yazalım” diyerek üretilen içerikler, birkaç yıl içinde birbirini yiyen bir yığına dönüşür. Kümeleme çalışması yapılmış bir sitede bu risk baştan ortadan kalkar.

Önceliklendirme: neyi önce yazmalı?

Elinizde yüzlerce kelimelik bir liste olduğunda, sıralamayı üç faktör belirler:

  • Ticari değer: O kelimeden gelen ziyaretçinin müşteri olma ihtimali. Ticari araştırma ve işlem niyetli sorgular öncelikli.
  • Ulaşılabilirlik: O kelimede sıralanma şansınız. Sitenizin gücü, mevcut içerikleriniz ve rakiplerin durumu belirler.
  • Hacim: Diğer ikisi eşitken tercih sebebi.

Yaygın hata, listeyi hacme göre sıralayıp en tepeden başlamaktır. En yüksek hacimli kelime genelde en rekabetçi olandır ve yeni bir sitenin orada sonuç alması aylar sürer. Doğru sıra, ticari değeri yüksek ve ulaşılabilir kelimelerden başlayıp, biriken otoriteyle daha zor kelimelere ilerlemektir.

Reklam tarafında kullanım – Anahtar Kelime Araştırması Nasıl Yapılır?

Reklam tarafında kullanım

Araştırma çıktısı reklam kampanyalarında üç yerde kullanılır. Birincisi kelime seçimi: hangi ifadelere teklif verileceği. İkincisi negatif liste: elediğiniz alakasız ifadeler, doğrudan negatif listeye girer ve bütçeyi korur. Üçüncüsü reklam metni: kullanıcının aradığı ifadeyi başlıkta birebir görmesi, tıklama oranını belirgin biçimde artırır.

Bir de tersi yönde bir akış vardır ve daha da değerlidir: reklam kampanyalarının arama terimleri raporu, gerçek kullanıcıların yazdığı ifadeleri gösterir. Bu, hiçbir araçta bulunmayan birinci elden veridir ve SEO içerik planını beslemenin en isabetli yoludur. Reklamda satış getiren bir kelime, organik içerik yatırımı için de doğru hedeftir.

Kampanya kurgusunun bütünü için Google’a reklam verme rehberimize bakabilirsiniz.

Türkçe aramanın kendine has zorlukları

Türkçe, anahtar kelime araştırmasını birkaç yönden zorlaştırır ve uluslararası kaynaklarda anlatılan yöntemler bu noktalarda eksik kalır.

  • Eklemeli yapı. Aynı kök onlarca farklı ekle aranır. Araçlar bunları ayrı satırlar olarak gösterir; hangisinin gerçekten kullanıldığını görmek için hepsine bakmak gerekir.
  • Türkçe karakter kullanımı. Kullanıcıların önemli bir bölümü şapkasız ve noktasız yazar. “kucuk”, “sirket”, “cesit” gibi yazımlar ciddi hacim taşıyabilir. İçerikte doğru yazımı kullanın ama bu varyantların varlığını bilin.
  • İngilizce terimlerin yaygınlığı. Bazı sektörlerde kullanıcılar Türkçe karşılığı yerine İngilizce terimi arar. Hangisinin daha çok kullanıldığını veriye bakmadan varsaymayın.
  • Bölgesel farklar. Aynı ürün farklı şehirlerde farklı adlandırılabilir.
  • Marka adlarının genelleşmesi. Bazı ürün kategorileri, bir markanın adıyla aranır. Bu aramaları hedeflemek mümkün olsa da marka hakları açısından dikkat gerektirir.

Hacim çıkmayan kelimeler ne anlama gelir?

Araçlarda hacmi sıfır veya çok düşük görünen ifadelerle sık karşılaşılır. Bunu “kimse aramıyor” diye yorumlamak, bazı durumlarda ciddi bir fırsatı kaçırmak demektir.

Sıfır hacmin birkaç farklı sebebi olabilir. İfade gerçekten aranmıyor olabilir; bu durumda listeden çıkarmak doğrudur. Ancak araç, aynı anlama gelen varyantları farklı satırlara böldüğü için hacmi dağıtmış da olabilir. Ya da ifade yeni doğmuş bir talebi temsil ediyor olabilir ve araçların verisi henüz onu yakalamamıştır. Yeni bir teknolojinin, düzenlemenin veya ürün kategorisinin adı, hacim verisinde görünmeden aylar önce aranmaya başlar.

B2B ve niş sektörlerde ise düşük hacim normaldir ve sorun değildir. Ayda otuz kez aranan bir ifade, o otuz kişinin tam da sizin müşteriniz olduğu bir işte, ayda otuz bin kez aranan genel bir kelimeden değerlidir. Bu yüzden hacmi tek başına eleme kriteri yapmak, özellikle kurumsal satış yapan şirketlerde en pahalı araştırma hatasıdır.

Pratik kural: hacmi düşük ama ticari değeri yüksek ifadeleri listeden çıkarmayın, ayrı bir grupta toplayın. Bunlar genelde en kolay sıralanan ve en çok dönüşen sayfaları üretir.

Araştırmayı canlı tutmak

Anahtar kelime araştırması bir kere yapılıp dosyaya kaldırılacak bir belge değildir. Talep değişir, yeni ifadeler doğar, rakipler pozisyon alır.

Pratik bir bakım ritmi: her ay Search Console’daki yeni sorgulara ve arama terimleri raporuna bakmak, her çeyrek hacimleri güncellemek ve mevsimsel değişimi kontrol etmek, yılda bir kez tüm kümeleri ve sayfa eşleşmelerini gözden geçirmek.

Bu bakım yapılmadığında iki şey olur: yeni doğan talebi kaçırırsınız ve eskiyen içerikleriniz sessizce sıralama kaybeder. İkisi de fark edilmesi geciken, telafisi ise uzun süren kayıplardır.

E-ticaret sitelerinde kelime araştırması

Ürün sayısı yüksek sitelerde araştırma, içerik planından çok mimari kararı üretir. Burada asıl soru “hangi yazıyı yazalım” değil, “hangi kategori ve filtre sayfası olmalı” sorusudur.

  • Kategori kelimeleri gelirin merkezindedir. “kadın spor ayakkabı” gibi sorgular ürün sayfasına değil kategoriye gider. Kategori sayfalarına gerçek açıklama metni eklemek, çoğu sitenin atladığı en hızlı kazançtır.
  • Filtre kombinasyonları sayfa olabilir. “beyaz deri koltuk” gibi bir arama anlamlı hacim taşıyorsa, o filtre kombinasyonuna indekslenebilir bir sayfa vermek doğrudur. Ancak her kombinasyona sayfa açmak indeksi şişirir; kararı arama verisi vermelidir.
  • Ürün adlandırması müşterinin diliyle olmalı. Katalogdaki resmi ürün adı ile insanların aradığı isim çoğu zaman farklıdır. Başlıklara arama verisiyle doğrulanmış ifadeleri eklemek, hem organik hem alışveriş reklamlarında eşleşmeyi güçlendirir.
  • Marka ve model aramaları ayrı ele alınmalı. Bunlar yüksek niyetlidir ve genelde kolay kazanılır.
  • Mevsimsellik kategori bazında değişir. Tek bir takvim tüm siteye uymaz.

Ürün verisinin reklam tarafındaki karşılığını Merchant Center rehberimizde ele aldık.

Yapay zeka çağında kelime araştırması

Arama sonuçlarında yapay zeka özetlerinin yaygınlaşması, kelime araştırmasının mantığını değiştirmedi ama önceliklerini kaydırdı.

Birincisi, tek cümlelik cevabı olan sorgularda tıklama oranı düşüyor. “roas nasıl hesaplanır” gibi bir soruya cevap sonuç sayfasında verildiğinde, kullanıcı siteye gelmeyebiliyor. Bu tür kelimeleri tamamen bırakmak doğru değil, çünkü hâlâ kaynak gösterilme ve otorite kazanma değeri var; ancak trafik beklentisini buna göre ayarlamak gerekiyor.

İkincisi, karar verdiren sorguların değeri arttı. Karşılaştırma, seçim kriteri, fiyatlandırma mantığı ve deneyim anlatan içerikler; yani makine tarafından tek cümleyle özetlenemeyecek olanlar. Araştırma yaparken bu tür sorguları ayrıca işaretlemek, içerik planının dayanıklılığını artırıyor.

Üçüncüsü, uzun ve konuşma diline yakın sorgular çoğalıyor. Kullanıcılar arama motoruna eskisinden daha uzun cümleler yazıyor. Bu, uzun kuyruk çalışmasının değerini yükseltiyor ve soru başlıklarını içerik yapısının merkezine taşıyor.

Araştırma tablosunu nasıl kurmalı?

Çalışmanın çıktısı bir tablo olmalı ve bu tablo, ekipteki herkesin aynı yerden bakabileceği tek kaynak haline gelmelidir. Sütunlar şunlar olabilir:

  • Anahtar kelime ve varyantları.
  • Aylık hacim ve mevsimsel not.
  • Niyet etiketi: bilgi, ticari araştırma, işlem.
  • Küme adı: hangi konu grubuna ait.
  • Hedef sayfa: mevcut URL veya “yeni sayfa gerekli”.
  • Mevcut sıralama: Search Console’dan alınan ortalama konum.
  • Ticari değer: yüksek, orta, düşük.
  • Öncelik ve durum: planlandı, yazılıyor, yayında, güncellenecek.

Bu tablo yalnızca içerik ekibinin değil, reklam ve ürün ekiplerinin de bakacağı bir belgeye dönüşür. Aynı kelimeye hem organik hem ücretli tarafın bakması, bütçenin çakışmasını önler ve hangi kelimede hangi kanalın öne çıkacağına bilinçli karar verilmesini sağlar.

Sık yapılan 12 hata

  1. Yalnızca hacme bakıp niyeti göz ardı etmek.
  2. Keyword Planner’daki reklam rekabetini organik zorluk sanmak.
  3. Her kelime için ayrı sayfa açmak.
  4. Sonuç sayfasına hiç bakmadan içerik türüne karar vermek.
  5. Dil ve konum ayarını yanlış bırakmak.
  6. Search Console verisini hiç kullanmamak.
  7. Uzun kuyruğu küçümsemek.
  8. Rakip listesini olduğu gibi kopyalamak.
  9. Mevsimselliği yıllık ortalamanın altında kaybetmek.
  10. Elenen kelimeleri reklam negatif listesine eklemeyi unutmak.
  11. Araştırmayı bir kez yapıp güncellememek.
  12. Kümeleri sayfalara eşlemeden içerik üretmeye başlamak.

Araştırmadan içerik brief’ine

Araştırma tablosu tek başına içerik üretmez. Aradaki köprü, her küme için hazırlanan kısa bir içerik brief’idir. İyi bir brief şunları içerir: hedef küme ve ana kelime, arama niyeti, hangi soruların mutlaka cevaplanacağı, hedef okuyucunun bilgi seviyesi, sonuç sayfasındaki rakip içeriklerin kapsamı, iç link verilecek sayfalar ve okuyucudan beklenen eylem.

Bu belge olmadan yazılan içerikler iki yönde sapar: ya yazarın ilgi duyduğu konuya kayar ya da rakiplerin yazdığının kısaltılmış bir kopyası olur. Brief, arama verisiyle metin arasındaki bağı kuran tek belgedir ve hazırlaması yarım saat sürer.

Brief’e eklenecek son bir madde de şudur: bu içerik neyi farklı söyleyecek? Rakiplerin tamamının yazdığı bilgileri tekrar etmek, sıralamaya girmek için yeterli değildir. Kendi verinizden, sahadan veya müşteri deneyiminden gelen tek bir özgün bölüm bile, içeriği ortalamanın üstüne çıkarmaya yeter.

Yerel ve hizmet işletmelerinde araştırma

Bölgesel hizmet veren işletmelerde araştırmanın mantığı değişir: hacim tek başına anlamsızdır, çünkü ülke geneli hacim sizin bölgenizde çok küçük bir dilime karşılık gelir.

Burada üç kalıp öne çıkar. Hizmet artı bölge: “kadıköy diş kliniği” gibi ifadeler. Hacimleri düşük görünür ama niyetleri en yüksek olanlardır. Yakınımdaki aramaları: Bunlar araçlarda tek bir satır olarak görünür, oysa gerçekte konuma göre binlerce farklı sonuç üretirler; hedeflemesi içerikle değil profil ve konum sinyalleriyle yapılır. Acil ihtiyaç kalıpları: “7/24”, “acil”, “hemen” gibi ifadeler, karar süresi çok kısa aramalardır ve genelde telefonla sonuçlanır.

Bu tür işletmelerde araştırmanın çıktısı, uzun rehber içerikleri değil; bölge sayfaları, hizmet sayfaları ve işletme profilinde doldurulacak alanlar olur. Yöntemin tamamını yerel SEO rehberimizde anlattık.

Terimler sözlüğü

  • Arama hacmi: Bir ifadenin aylık ortalama aranma sayısı.
  • Arama niyeti: Kullanıcının o aramayla ulaşmak istediği sonuç.
  • Uzun kuyruk: Hacmi düşük, niyeti net, rekabeti az uzun ifadeler.
  • Tohum kelime: Araştırmanın başlangıç noktası olan temel ifade.
  • Küme: Aynı ihtiyacı ifade eden kelimelerin grubu.
  • Kelime yamyamlığı: Birden fazla sayfanın aynı sorguda yarışması.
  • Sayfa üstü teklif: Reklamın üst sıralarda çıkması için gereken tahmini tıklama maliyeti.
  • Arama terimi: Kullanıcının gerçekte yazdığı ifade; anahtar kelimeden farklıdır.

Özet

İyi bir anahtar kelime araştırması üç sorunun cevabını verir: müşterim ne arıyor, o aramada ne bekliyor ve bu talebi karşılamak bana ne kazandırır? Bu üçü netleştiğinde içerik planı, site yapısı ve reklam kurgusu kendiliğinden şekillenir.

Başlarken pratik yol: on tohum kelimeyle başlayın, Keyword Planner ve Search Console’dan listeyi büyütün, her kelimenin niyetini sonuç sayfasına bakarak etiketleyin, kümeleyip sayfalara eşleyin ve ticari değeri yüksek olan üç kümeyle üretime başlayın. Yüzlerce kelimelik mükemmel bir tablo hazırlayıp hiç içerik üretmemektense, on kelimelik doğru bir listeyle yola çıkmak her zaman daha iyidir.

Glowy, İstanbul merkezli bir dijital pazarlama ajansı olarak teknik SEO, içerik planı ve otorite çalışmasını e-ticaret ve hizmet siteleri için birlikte yürütür. Ayrıntılar için SEO hizmeti sayfamıza bakabilirsiniz.

İlgili içerikler: SEO nedir, Search Console rehberi, Google’a reklam verme rehberi.

top
Inactive